Mobilemenu

Bisiklet Sporunu Yaparken Vücudumuzda Neler Oluyor?

Dünyada ve Türkiye’de bisiklet kullanımı ve farkındalığı her geçen sene artıyor.

19. yüzyılın başlarında Avrupa’da icat edilen bisiklet, ilk dönemlerde seçkinlerin kullandığı bir araç olurken daha sonra sportif amaçla da kullanılmaya başlanmış ve günümüzde ise sağlığa olumlu etkileri çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur. Bugün Türkiye’de 17 bin lisanslı bisikletçi bulunurken birçok aile çocuklarını küçük yaşlarda bisiklet sporuyla tanıştırıyor.

Bisiklet kullanımının bir alışkanlık olduğu, bisikletin ana ulaşım araçlarından biri olduğu İsveç, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerinde kalp hastalıkları daha az görülürken, bisiklet kullanımının çevre ve insan bünyesine olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Peki bisiklet sporunu ne kadar bilinçli yapıyoruz? Sakatlanmamak adına neler yapmalıyız? Bisiklet sporunu yaparken vücudumuzda neler oluyor? gibi soruları Eurosport Türkiye kanalının bisiklet yorumcusu Sarper Günsal ve Türkiye Basketbol A Milli Takımı Fizyoterapisti Mustafa Fatih Çetintaş yanıtladı.

Sarper Günsal, bisiklet sporuna nasıl başladığını ve Türkiye’deki durumu şöyle özetledi;

Bisiklet sporuna sizi çeken en önemli nokta neydi?

Bisiklet sporuyla ilk ilgim tamamen teorik olarak başladı. 1990’ların ortalarından bu yana başta Fransa Bisiklet turu olmak üzere yol bisikleti sporunu takip ederim. Bu konuda çok kitap ve dergi okudum. Daha sonra Eurosport’ta bisiklet yarışlarında sunuculuk yapmaya başladım. O dönemde bir bisiklet edindim, daha sonra yol bisikleti alıp binmeye başladım. Kendimi meraklı, bilgili ama disiplinsiz ve yeteneksiz bir amatör bisikletçi olarak tanımlayabilirim.

“Geç yaşta bisiklete başlamanın tek dezavantajı pişmanlık duygusu”

Bisiklet sporuna başlamanın yaşı ne olmalı? Geç yaşta bisiklete başlamanın bir dezavantajı olabilir mi?

Spor sevgisini genç yaşta edinmek önemli. Çocuklukta edindiğimiz alışkanlıkları terk etsek bile ileri yaşlarda tekrar dönmek çok mutluluk veren bir his. Bisiklet sporuna başlama yaşını 12-13 olarak görüyorum.

Geç yaşta bisiklete başlamanın tek dezavantajı sürekli bir pişmanlık duygusudur. Her keyifli binişimde

“Keşke bu spora kırklı yaşlarda değil de yirmili yaşlarda başlasaydım” diye düşünürüm. Bunun dışında, geç yaşta spora başlarken performans artışı konusunda sabırlı olmak gerekiyor. Forma girmek bayağı sabır istiyor. Bisikletçinin formdan düşmesi ise çok çabuk olan bir hadise. Sezon başı yükleme yaparken hiç acele etmemek, antrenman dozajını yavaş yavaş artırmak sakatlıkların önlenmesi açısından önemli. Bir de mutlaka öncesinde ve sonrasında açma germe çalışması yapmak ileri yaşlarda eklem ve tendonlara çok iyi geliyor. Spora ve bisiklete asla zayıflamak amacıyla başlamamak gereğini de idrak etmek çok önemli. Spora başlamadan önce özellikle kalp, akciğer ve dolaşım sistemini kontrol ettirmenin iyi bir fikir olduğuna kanısındayım.

Bu spora başlamayı düşünen kişilere ne önerirsiniz?

Gençlere sadece başlamalarını öneririm. Orta yaşlılara ise öncelikle bisiklet seçiminde çok dikkatli olmalarını, vücutlarını çok zorlamamalarını ve acemilik süresini uzun tutmalarını öneririm. Çünkü orta yaşlarda yeni bir fiziksel alışkanlık edinmek (bisiklete hakim olmak, vs.) daha uzun sürüyor. Bir de mutlaka vücut ölçülerine uygun bisiklet seçmek gerekir.

Bisiklete binerken ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?

İstanbul ve Türkiye trafiği, trafikte saygı yoksunluğu, asfalt kalitesi, mazgal delikleri ve yollardaki cam ve şişe kırıkları dışında sadece fiziksel zorluklar yaşıyorum. Yani yokuş çıkmaktan nefret ediyorum, ayrıca benden daha güçlü bisikletçilerle bindiğim zaman da perişan oluyorum. Bunlara rağmen her bisiklet turumdan büyük bir mutlulukla eve dönüyorum.

Performans bisikletçilerinin karşılaştığı en sık problemler/sakatlanmalar nelerdir?

Diz problemleri en sık gördüğüm sıkıntıların başında geliyor. Bunlar bazen ayarsız bisiklete binmekle ilgili olduğu gibi bazen de düşme ve çarpmaya bağlı gelişen sıkıntılar olabiliyorlar. Ayrıca düşmelerde meydana gelen asfalt yanıkları ve zaten kişide var olan sıkıntıların (ör.. bel ve boyun fıtığı) bisikletle nüksetmesi gibi durumlar da ortaya çıkabiliyor. Bir de bisiklete binmenin prostat enzimi PSA’yı artırdığını okudum. 15 yıl kadar önce bir binişten sonra prostatit geçirmiştim.

Bisiklet sporu öncesi postüral ve fonksiyonel değerlendirme önemli!

Fizyoterapist Mustafa Fatih Çetintaş ise bisiklet sporu ve fizik tedavi arasındaki ilişkiyi şöyle anlattı;

Bisiklet sporuna başlamadan önce bir ortopedi ve travmatoloji doktoruna kontrole gidilmeli midir?

Kişinin herhangi ortopedik bir problemi yoksa ortopediste gitmesi şart değildir. Genel bir muayene yapılmalı; özellikle kardiovasküler muayeneden geçilmelidir. Eforlu EKG ve akciğer muayenesi solunum fonksiyonları açısından değerlendirilmelidir. Fizyoterapist tarafından yapılan postüral ve fonksiyonel değerlendirmeler spora uygunluk veya sakatlık riski açısından önemlidir.(Özellikle bel ve karın kaslarının durumu, squat pozisyonunda yapılan hareket analizi gibi…)

Bisiklet boyunun yanlış seçilmesi sağlık problemleri yaratıyor

Bisiklet boyunun yanlış seçilmesinin vücudumuza ne gibi zararları olur?

Bisiklet sporu üst ve alt vücudu birlikte postüral bir uyum içerisinde çalıştıran ve alt extremitelere (iki kalça kemiği ile omurganın kuyruk sokumu kemiği arasında oluşan pelvis. (leğen kavşağı) sürekli tekrarlayan yük bindiren bir spordur.

Bisiklet boyunu yanlış seçmek kendi numaramız olmayan bir ayakkabıyı giymek gibidir. Hem sağlıksız hem konforsuzdur. Bisiklet boyunu yanlış seçmek aynı zamanda hem fazladan efor harcamamızı hem de eklemlerimize özellikle diz eklemimize yanlış yüklenmemize sebep olur.

Bisiklet sporunda çok sık karşılaştığınız sorunlar nedir?

En sık sırt ağrıları ve diz eklemi ağrıları görülür. Sırttaki ağrılar selenin gidona fazla uzaklığından kaynaklanır. Diz ağrılarıysa genellikle sele boyunun yanlış seçilmesinden kaynaklanır. Dizde kıkırdak problemleri ve ayagın dış yanında iliotibial bant dediğimiz yapıda problem yaşanmasına sebep olur.

Bisiklet sporu yaparken vücudumuzda problemler oluşmaması adına önleyici tedaviler yapılmakta mıdır?

Özellikle core bölgesi dediğimiz kalça karın ve bel kaslarının güçlü ve stabil olması bir çok problemden koruduğu için core bölgesini kuvvetlendirici egzersizler mutlaka yapılmalıdır. Squat ve lunge gibi alt vücut bölgesine yapacağımız egzersizlerde hem kalça hem diz kaslarını güçlendireceğinden diz ekleminin dayanıklılığın arttıracaktır.