Mobilemenu
Profile

1000 Yıl Önce Uçanlar

Yunan mitolojisinde kuleye kapatılan, daha sonra ise kuleye gelen kuşların tüylerini balmumu ile yapıştırarak kendine bir çift kanat yaparak kuleden uçan İkarus ilk uçan insandır. Aynı hikayeye göre, ne yazıktır ki İkarus babasının sözünü dinlemeyip fazla yükselmiş, akabinde balmumu erimiş ve Ege Denizi’ne düşüp efsaneler arasında kendine yer edinmiştir.

İnsanoğlunun İkarus’tan beri en büyük hayallerinden birisi uçmak olmuştur ve kabul gören ilk uçan insanlar, 20. yüzyılın hemen başında bu eylemi başaran İngiliz Wright biraderlerdir. Fakat gerçekten insanlar Wright biraderler uçana dek hiç uçmamış mıdır? Bu soruya kesin bir cevap vermek tabii ki imkanlar dahilinde değil ancak Wright biraderlerden önce uçmayı deneyip kimi zaman başarılı, kimi zaman da başarısız olan kişilerden bazılarını sizlere sunabiliriz...

Abbas ibn Firnas

9. yüzyılda günümüz İspanya’sının güneyi Müslüman bir devlet olan Endülüs Emevileri’nin kontrolündeydi ve Endülüs Emevileri ilim ve kültüre en çok değer veren devletlerin arasında geliyordu. Endülüs Emevileri’nin en ünlü bilim insanlarından olan Abbas ibn Firnas astronomi, fizik ve kimya alanlarında günümüzde bile yararlandığımız araştırmalar yapmış olsa da, birçok birincil kaynakta “ilk uçan insan” olarak tasvir edilmektedir. Bu birincil kaynaklara göre, ibn Firnas, günümüz planörlerine benzeyen tahtadan bir çift kanadı sert kumaş ile kaplamıştır. Daha sonra ise Cordoba’daki bir cami minaresinden aşağı dakikalarca süzülerek yumuşak bir iniş ile kısa bir hava yolculuğu yapmıştır. İbn Firnas’ın bu kısa hava yolculuğu M.S. 850’li yıllarda meydana gelmiş olup birçok kaynakta ilk hava yolculuğu olarak tanımlanmaktadır. Kendisi için belki de tarihin ilk pilotu diyebiliz!

İsmail el-Cevheri

M.S. 1000’li yıllarda yaşayan dil bilimci İsmail el-Cevheri’nin en büyük arzusu uçmaktı. Kaynaklara göre nasıl bugün bazıları, özellikle de Hollywood filmlerinde, garajlarında araba tamir ve modifiyesi yapıyorsa, el-Cevheri de Nişabur’daki evinin arka bahçesinde kendisine uçmayı sağlayacak aleti yapmaya çalışıyordu. Nihayet 1010 yılında aletin yapımı bitti ve el-Cevheri Nişabur Ulu Camisi’nin minaresine çıktı. Caminin minaresinden, “Dünyada yapılacak en önemli şey uçmaktır ve ben de şimdi onu yapacağım” dedikten sonra kendini boşluğa bıraktı. Kısa bir süre süzülen el-Cevheri çok sert bir iniş yaparak, ki biz buna yere çakılmak diyebiliriz, maalesef hayatını kaybetmiş ve ilk hava şehidi olmuştur.