Mobilemenu
Profile

120 Feet'ten Suya Dalan Adam: John Mckinney

Büyük ihtimalle bugüne kadar onun adını hiç duymadınız. Ama üzülmeyin, çünkü onu aslında hiç kimse tanımıyor.

Derek Mckinney bir serbest atlayıcı. "Uçurum atlayışı" bugün dünyanın en popüler atlayış sporu olabilir. Zorlu bölgelerden kaya atlayışı yapan sporcular hem dünyada çok popüler hem de fotoğraf ve videoları sayesinde bu işten büyük bir ekonomik pay alıyorlar. Ama Mckinney kesinlikle onlardan biri değil. Büyük bütçelerle hazırlanmış filmler ya da fotoğraflar çekemiyor. Hatta atlayışlarını bile arkadaşlarının akıllı telefonları sayesinde kayda alıyor. O bir nevi yalnız kovboy.

Amerikalı serbest atlayışçı, bugüne kadar bulabildiği tüm tepelerden atlayış yaptı. Ama bir eseri var ki, kötü bir akıllı telefon kamerayla çekilmesine rağmen onun en tanınan macerası oldu.

Nevada’ya bağlı Lake Mead bölgesinde tam 120 feet'lik (yaklaşık 36 metre) bir yükseklik keşfeden Mckinney’nin o noktaya ulaşınca aklına doğal olarak tek şey geliyor: Acaba buradan atlayabilir miyim?

“Arkadaşlarım bana buradan bahsettiğinde önce çok üzerinde durmadım. Çünkü onlar bana sürekli gördükleri her yeri tavsiye ederler. Ama bu tepenin olduğu yere tesadüf eseri yolum düştüğünde gördüklerime inanamadım. Hem suyun derinliği hem de eğim açısından eşsiz bir bölgedeydim. Fakat açıkçası atladığımda hangi yükseklikte olduğumu bilmiyordum. 120 feet olduğunu çekimi yaptıktan sonra öğrendik ve inanamadık.”

Arkadaşları videoda “İstemiyorsan atlama” diye bağırırken, yüksekliğin Derek’ten daha farkındalardı şüphesiz.

120 feet'lik yükseklik insan sağlığına oldukça zararlı sonuçlar doğurabileceği için hiçbir şekilde legal yarışmaların ulaşacağı bir seviyede değil. Yani “Abi, ölür kalır olan bize olur” diye düşünen profesyonel organizasyonlar belirli yükseklikleri aşamıyorlar. Mckinney, bu işi amatör olarak yaptığı için bu bilgilerden bihaber şüphesiz. Ama YouTube üzerinden başarısı da duyulunca bu rekorun kayıtlara geçmesi için ufak bir kampanya başlatılıyor. Ama pek bir sonuç alınamıyor.

Atlayış tamamen tesadüfi ve bütçesiz gerçekleştiği için Derek’in başarısı fazla ilgi göremedi. Hatta onun bu işi “tasarladığı” bile konuşuldu ama ortalama bir zekâsı olan ve gözlerinde herhangi bir problem olmayan her insan ufak bir akıllı telefonla çekilen görüntüde bir kandırmaca olmadığını anlayabilir. Zaten öyle bir bütçeleri olsa en baştan görüntüleri daha kaliteli çekecek bir kamera alabilirlerdi. Her neyse.

Mckinney, çocukluğundan itibaren bulabildiği her yerden suya atlamış. Az sayıdaki röportajlarında da aynı örneklerle ilerliyor. “Bir kaya ve onun yakınında su varsa başka çarem yoktu: Atlamalıydım.” Birçok kez vücudunun çeşitli kemiklerini kırsa da bu tutkusundan vazgeçmeyen genç sporcu, “Bir keresinde arkadaşlarımla kışın ortasında Kanada kırsallarındaydık. Orayı bilmeyenler için söyleyeyim inanılmaz soğuk ve çetin koşulları vardır. Her neyse, ufak bir tepedeyken aşağı baktım ve bir göl gördüm. Hemen üstümdekileri çıkardım ve arkadaşlarıma beni aşağıda beklemelerini söyledim. Suya kavuştuğumda kalbim durmuş gibi hissettim. Gerçekten inanılmaz soğuktu ama başarmıştım işte.” şeklinde anlattığı hikayelerle bu işi hastalık boyutuna getirdiğini kanıtlıyor.

Peki, bir sonraki hedef ne? Profesyonel olmak için çeşitli yerlere müracaat etse de “yok biz almayız böyle değişikleri” denerek reddedilmiş Mckinney. “Bu işi elbette bırakmayacağım. Ama biraz destek görsem de fena olmazdı.” diyen Derek, ciddiye alınmamasına öfkelenip daha da yükseklerden atlar mı bilinmez ama harcanıp giden bu yeteneğe sahip çıkılmaması, ileride uçurum atlayışının tüm profesyonel organizasyonlarını eleştiri yağmuruna tutabilir. Tıpkı bizim şu an yaptığımız gibi: Bu çocuğa sahip çıkın beyler!