Mobilemenu
Profile

5 Efsane Pilot 5 Efsane Otomobil

Sébastien Loeb -  Citroën

WRC bu zamana kadar Ari Vatanen, Colin McRae, Carlos Sainz ve Sebastien Ogier gibi birçok efsane yarattı ama hiçbiri 9 kez WRC şampiyonu olan Loeb kadar büyük olamadı.

Şampiyon Fransız sürücü kariyerinde birçok farklı otomobil kullansa da hiçbiri Citroën ile kurduğu aksiyon bağının yanına yaklaşamadı. Birçok şampiyonluğuna Citroën’in direksiyonunda ulaşan ralli ustası, inanılmaz sürüş tekniği ve her şartta yolu okuma özelliğine sahip olan reflekslerini en iyi Citroën koltuğunda gösterdi.

Citroën’in özellikle çamurlu yollarda kaymayan tekerlekleri ve sürekli hızlanabilen motoru Loeb’ün en büyük şansıydı kuşkusuz. Tıpkı Loeb’ün Peugeot’nun en büyük şansı olması gibi.

Yaklaşık 10 yıllık harika bir kariyerden sonra Loeb araba sürmekten hâlâ çok büyük keyif alıyor ve 2016 Dakar’da yeniden efsane olmaya hazırlanıyor.

Colin McRae - Subaru Impreza

Colin McRae ve Subaru Impreza'yı ayrı ayrı düşünmek imkânsız. McRae’nin en iyi dönemlerinde, şampiyonluklarında, gazına bastığı Impreza’nın boxer dört silindir motoru ile birlikte motorsporları tarihinde anıtsal bir yeri var.

Her şeyiyle 90’lı yılların ralli kültürünü yansıtan ve unutulmaz bir kükremeye sahip olan Subaru Impreza özellikle zorlu yamaçlarda muhteşem bir iş çıkarıyordu. Toprağın dilinden en iyi anlayan araçlardan biri olan otomobilin yolu birçok pilotla kesişse de hiçbiri tarihin en genç şampiyon pilotu Colin McRae’nin yerini dolduramadı.

Mcrae ile özdeşleşen otomobil, İskoç pilotun kariyerini noktalamasından sonra bir nevi emekliye ayrıldı ve WRC yarışlarında daha az görünmeye başladı.

Sebastien Ogier – Volkswagen

Volkswagen’ın yirmi yıllık bir aradan sonra Dünya Ralli Şampiyonası’na geri dönüş yaptığı günün üzerinden yalnızca iki yıl geçti. Bu iki yılda ise takım, Fransiz pilot Sebastian Ogier ile iki şampiyonluk yaşadı.

Alman tekniğinin başarısından Walter Röhrl maddesinde biraz bahsetmiştik. Bir de buna genetiklerinde ralli başarısı olan Fransızlık (Sebastian Ogier) eklenince art arda gelen iki şampiyonluk da kaçınılmaz oldu.

Volkswagen’in uzun yol tutuşu ve özellikle virajlarda hakimiyeti asla kaybolmayan otomobili Ogier’nin işini epey kolaylaştırdı. Ogier-Volkswagen birlikteliğinin birkaç sezon daha WRC’yi domine etmesi muhtemel.

Walter Röhrl - Opel Ascona

Almanya, teknik konulardaki meziyetlerine rağmen, ralli yarışçısı çıkarma konusunda pek başarılı değil. Ama bir istisna var elbette: Walter Röhrl. Almanya'dan çıkan tek WRC şampiyonu efsane pilot 1947'de Regensburg'da doğmuş, ilk yarışına ise 1968 yılında çıkmış.

Walter Röhrl, 1980'de WRC şampiyonu olmuştu. O yıl kullandığı Opel Ascona'nın test sürüşlerini ise karlı bir havada yapmıştı. Denemelerde bile hırsıyla dikkat çeken Röhrl'ün o seneki şampiyonluğuna kimse şaşırmamıştır muhtemelen. Buzlu yollarda araca kurduğu hakimiyet ve Opel’in her teknik yenilemede bir adım daha büyüttüğü Ascona markası Röhrl’ün en büyük şanslarıydı.

1973-1987 yılları arasında yolların tozunu attıran Röhrl, Opel, Fiat, Lancia gibi takımlarda yarışsa da onunla özdeşleşen otomobil her zaman için şampiyonluğa sürdüğü Opel Ascona oldu.

Tommi Mäkinen – Mitsubishi

Tommi Mäkinen’in kariyerinin ilk bölümü pek başarılı sayılmazdı. 1987’den 1995’e kadar yalnızca bir yarış galibiyeti ve bir podyumu bulunmaktaydı. Sonra birdenbire Mäkinen kariyer zirvesi yaptı ve 1996’dan 1999’a kadar WRC takvimini domine etti.

1995 sezonunda Mitsubishi ile anlaşan Mäkinen, sonraki sezon bu araçla dokuz ralliden beşini kazanarak ilk şampiyonluğuna ulaştı. Sonraki üç sezonda da şampiyonluk tacını kimse elinden alamayacaktı. Kariyerine sıra pilotlarından biri olarak son vermesi beklenirken doksanların ikinci yarısında gösterdiği bu patlamayla, sporun gerçek efsaneleri arasına giren Fin pilot ralli tarihinde silinmez bir iz bıraktı.