Mobilemenu
Profile

52. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu

Bisiklet dünyasının bazı yarışları vardır; sporcular hem hazırlık hem de biraz olsun nefeslenme anları yaratır. Büyük bir tur öncesinde ter dökmek isteyenler, kendilerini test edenler, sakatlık sonrası yeni denemeler yapanlar ve tabii ki doğal güzellikler içinde zafere koşma peşinde olanlar… İşte Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, tüm bunları bünyesine katıyor. Nisan sonu koşulan yarış İtalya Turu öncesinde son bir sınav olma özelliğini taşırken, bir yandan da rehabilitasyon işlevi görüyor. Hem de tam 52’nci kez!

Türkiye Turu üç yıl önceye kadar İstanbul’da başlar, Alanya’da biterdi. Sonrasında “finish” İstanbul’da yapılmaya başlandı ama bu yıl işler oldukça değişti. İstanbul, eskisi gibi yine başlangıç yeri. Tarihi Yarımada ağırlıklı ilk gün parkurunun ardından bisikletçiler oldukça farklı coğrafyalardan geçecekler. Konya, Kapadokya, Aksaray, Alanya, Belek, Kemer, Elmalı, Kumluca, Fethiye, Babadağ, Marmaris geçilecek ve bitiş çizgisi Selçuk’ta görülecek. Bu parkur, son yılların en çok duraklı rotalarından biri olarak kabul görüyor.

Tur, 1963 yılında ilk kez yapıldığında çok daha küçük ölçekliydi ve farklı bir isme sahipti. Marmara Turu adı taşıyordu ve sadece bu bölgede yapılıyordu. İki yıl sonra uluslararası bir statü kazandı, 1966’da ise Cumhurbaşkanlığı makamının himayesine alındı. İlk yıllarında büyük bir heyecanla takip edilen Tur, bir süre sonra gözlerden uzakta, sadece bisikletçilerin ve bu sporu sevenlerin dünyasında kaldı. Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun girişimleriyle 2008 yılından itibaren özel çalışmalarla kabuk değiştirdi; ilk olarak derecesi 2.1’e ardından da 2. HC’ye yükseltildi. UCI (Cycliste Internationale / Uluslararası Bisiklet Birliği) bünyesinde yapılan Türkiye Turu bu derecelendirmeler sayesinde gençlerin olduğu kadar elit bisikletçilerin de ilgisini üzerinde toplamaya başladı.

Geçtiğimiz yıl Bahar Klasikleri öncesinde sakatlanan İtalya ve Fransa Turları öncesinde form tutmak isteyen efsanevi bisikletçi Tom Boonen, hem kendini denemek hem de takımın yıldız sprinteri Mark Cavendish’e destek olmak için Türkiye Turu’na katılmıştı. Zaten kısa adıyla Tur, yakın dönemde Tommeke ve Cave’le birlikte birçok yıldızı ağırlayan bir organizasyona dönüşmüştü. Özellikle yıldız sprinterler Türkiye Turu’na büyük önem veriyor. Alman sprinter, Goril lakaplı Andrei Griepel tam 10 etap kazandı. Yine bir başka Alman ve bisiklet dünyasının son gözde sprinteri Marcel Kittel de 2013’te üç etap birden kazanarak dikkatleri üzerine çekmişti.  O güne kadar gelecek vadeden bir bisikletçi olan Kittel, sonrasında hız kesmedi ve bir yıldız statüsüne ulaştı. Son iki yılın yıldızıysa bu sporun süperstarlarından Mark Cavendish’ti. Britanyalı sporcu 2014’te dört etap kazanırken, finali de kimselere kaptırmadı. Geçtiğimiz yıl finali kaybeden Cavendish, yine de üç etapta zirvedeydi. Bu isimlerin dışında Elia Viviani, Theo Bos, Danilo Napolitano, Andrea Guardini, Filippo Pozzato, Luca Paolini, Allessandro Petacchi, Matthew Goss, Mark Renshaw, Sacha Modolo gibi sprinterler son üç yılda Türkiye yollarında sprint yarışı yapıyor. Bu yıl da sprinterler için oldukça önemli etaplar var.

Ancak Türkiye Turu’nu kazanmak için iyi sprint atmak yeterli değil. Kazananı belirleyen Akdeniz ve Ege bölgesinin dağlık etapları. Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne yapılan tırmanışla Antalya Elmalı yaylasına çıkış birinciyi belirliyor. Bu yılki parkurda yine bu önemli seçmeyi yapacak yokuş etapları bulunuyor. Deniz seviyesinden 1850 metre yükseklikteki Göğübeli geçidine uzanan Elmalı tırmanışı Tur’un yine en zorlu etaplarından. Efes Antik Tiyatro’ya komşu Meryem Ana Evi’ne doğru tırmanışçılara atak fırsatı sunan ve iki yıl önce Orica-green Edge takımından Adam Yetes'in  ilk sırada tamamlamasıyla dikkatleri çeken Selçuk finish’i bu yıl da parkurun ayrılmaz parçası, üstelik Tur finali de burada olacak. Yates burada kazandığı zaman farkını koruyarak Tur’un galibi olmuştu. 2016’nın sürprizi ve en belirleyici etabı ise 2 bin metre rakımlı Babadağ’da koşulacak. Fethiye’deki Babadağ, bisikletçilerden çok yamaç paraşütçüleri tarafından kullanılırken, yokuş tırmanma meraklıları sık sık burada pedal çevirir. Aynı terleri şimdi profesyonel sporcular dökecek.

Tabii sadece yokuşçular ya da sprinterler kazanacak diye bir şey yok. Bisiklet yarışlarını izleyenler iyi bilir; kimi zaman daha etabın başından kimi zaman da son kilometrelere yaklaşırken bazı bisikletçiler peloton, yani ana gruptan kopup kaçar ve tek başına direnerek zafere ulaşmak için yarışır. Türkiye Turu’nun tarihinde böylesine efsanevi kaçış hikayeleri de var. Son dönemde akılda en çok kalanı kuşkusuz 2012 yılında Iljo Keisse'nin nefesleri kesen İzmir zaferiydi. Finiş düzlüğü öncesi son dönüşteki talihsiz düşüşü ardından hızla toparlanıp yoluna devam etmiş, hemen arkasından amansızca atak yapan pelotonun başını çeken Marcel Kittel'in önünde santimetreler farkla zafere ulaşmıştı.

Yarışları izlerken bazı bisikletçilerin üzerlerinde takımlarından farklı formaları giydiklerini görebilirsiniz. Ülke şampiyonu ya da Dünya Şampiyonu olan bisikletçiler bunu belirten özel formaları bir yıl boyunca giyerler. Bir de Tur’a ait dört farklı renkteki forma bulunuyor. Turun genel klasman lideri olan bisikletçi turkuvaz formayı giyer. Akdeniz ve Ege kıyılarına rengini veren, Türk mavisi olarak kabul edilen, Fransızca Türk kelimesinin söylenişinden türetilen turkuvaz forma kimdeyse zafere en yakın isim odur!  Beyaz forma ise Türkiye güzelliklerine vurgu yapılarak tarihi ve doğal zenginliklerin ekrana taşındığı puan priminin verildiği kapılardan en çok puanı toplayan bisikletçiye veriliyor. Yokuş etaplarındaki tırmanış kapılarından en önce geçen ve Dağların Kralı unvanını elde eden sporcular da yarış boyunca kırmızı formayla pedal çevirmeye devam ediyor. Ve tabii ki yeşil forma! Türkiye Turu’nun alamet-i farikası sprintlerin en iyisini atanlar, sprint kapılarından ve finish’lerinden en çok puanı toplayanlar bu formaya layık görülüyor.

Tur’un rotası 11 Nisan günü açıklandı. İlk gün yani 24 Nisan’da 129 kilometrelik İstanbul etabı yapılacak. “Start”, Tarihi Yarımada’dan verilecek, Boğaziçi Köprüsü’nü geçecek bisikletçiler Beykoz’dan dönüp yine aynı yerde bitişe varacak. 154 kilometrelik ikinci etap Kapadokya’da, 159 kilometrelik üçüncü etap Aksaray’dan Konya’ya, 187 kilometrelik dördüncü etap Seydişehir’den Alanya’ya, 189 kilometrelik beşinci etap Alanya’dan Kemer’e, 117 kilometrelik altıncı etap Kumluca’dan Elmalı yaylasına, 128 kilometrelik yedinci etap Fethiye’den Marmaris’e koşulacak. Son gün, Marmaris’ten başlayan etap tam 201,7 kilometre sonra Selçuk’taki zirve bitişiyle Tur’un şampiyonunu belirleyecek. Kısacası Türkiye Turu’nda heyecan son ana kadar devam edecek!