Mobilemenu
Profile

58 Metreden Guinness'e Dalan Adam: Laso Schaller

İlk olarak bize kendinden bahsedebilir misin?

2 Kasım 1988’de Brezilya’nın Teofilo Otoni bölgesinde doğdum. Sporla yakından ilgilenen ailem beni yaklaşık iki yaşındayken İsviçre’ye götürdü ve orada beni birçok sporla tanıştırarak büyüttü.

Dört yaşındayken yüzme ve artistik jimnastik sporlarına başladım. Daha sonra, atletizm anlamında, ufkumu; trambolin dersleri alarak, yamaç dalışı yaparak ve extreme kanyoning yaparak genişlettim.

Bir noktadan sonra işler değişmeye ve aklıma daha “aptalca” fikirler gelmeye başladı! Yamaç dalışı ve kanyoning’i karıştırarak yapmaya başladım. Bu kombinasyonla daha önce kimsenin atlamayı aklından geçirmediği yerlerden artistik hareketler yaparak dalmaya başladım. Atlayışlar için belli bir platform yoktu, bütün kanyon bana aitti. Bu neredeyse sonsuz seçenek demek! Daha fazla ne isteyebilirdim ki.

Hedefim bunu dünyanın pek çok farklı yerinde devam ettirip, bilgi ve tecrübelerimi bu sporlara ilgi duyanlara aktarabilmek.

Yamaçlardan atlamaya nasıl ve ne zaman başladın? Bu sporun en sevdiğin yanı ne oldu?

Profesyonel olarak yamaç dalışı yapmaya 16 yaşında başladım. O yaşlarda sadece gösteri amaçlı organizasyonlara katılıyordum, rekorlar veya resmi yarışmalar ilgimi çekmiyordu. Yaşım ilerledikçe bu tarz organizasyonların aslında aynı ruha sahip birçok insanın buluşma noktası olduğunu fark ettim. Bu organizasyonlar herkesin birbirine aileden biri gibi davrandığı yerlerdi.

Bu tarz gruplar içinde eğlence faktörü çok daha yüksek olduğu için artık birçok farklı yarışmaya katılıyorum, yeni dalıcı ve kanyoncularla tanışıyorum. Kısacası kendim gibi “çılgın” insanlarla tanışma imkanı buluyor ve her zaman yeni şeyler öğreniyorum.

Doğayı ve herkesin ulaşma imkanı bulamadığı yerleri keşfetmeyi çok seviyorum. Yamaç dalışı ve extreme kanyoning bunu yapmak için ideal sporlar. Bu sayede nefes kesici doğal güzelliklere tanıklık etme şansı yakalıyorum.

Daha önce Olimpik dalış yapmayı denedin mi? Yamaç dalışı ile arasında nasıl farklar var?

Evet, denedim. Aradaki en büyük fark: Olimpik dalışta suya baş aşağı girmeniz. Yamaç dalışlarında suya genelde ilk olarak ayaklarınız temas eder.

58,8 metreden atlayarak dünya rekoru kırmaya nasıl karar verdin?

Atlayış ve tırmanışı kombine etmek sizi konforlu bölgenizden çıkmaya zorluyor ve zaman içinde çıtayı yükselterek yeni hedefler belirlemenizi sağlıyor. Beni rekor kırmaya en çok teşvik eden şey de limitlerimi keşfedebilmek ve bunu yaparken kolay kolay taklit edilemeyecek bir şey ortaya çıkarmaktı.

O şelaleyi 5 yıl önce keşfetmiştim.  Oraya dikilip aşağı baktım ve buradan atlamanın nasıl olabileceğini düşündüm. Her şey böyle başladı.

Jimnastikçi olan annen çocukluğundan beri seni bu yönde eğitmiş ve muhtemelen ileride bir gün böyle bir şey yapabileceğini tahmin etmemiştir. 58 metreden atlayacağını duyduğu zaman nasıl tepki verdi?

Atlayış yapmama birkaç gün kalana dek böyle bir şey yapacağımı bilmiyordu (gülüyor). Öğrendiği zaman pek mutlu olmadı ancak beni vazgeçiremeyeceğini biliyordu.  

Atlayışa nasıl hazırlandın? Mental olarak bir hazırlık yaptın mı?

İki yıl boyunca uygun uçuş pozisyonunu bulmak ve atlayışı mükemmel hale getirmek için çalıştım. Mental hazırlık mı? Pek yapmadım (gülüyor).

Platforma çıkıp aşağı bakınca neler hissettin? O anı biraz anlatabilir misin?

Benim için çok özel değildi çünkü orada daha önce birçok kez bulunmuştum. Düşündüğüm tek şey şuydu: “İşte buradayım, hedefim ise orada aşağıda duruyor.”

Suya çarpma etkisi nasıldı? Herhangi bir sakatlık yaşadın mı?

Suya girerken küçük bir hata yaptım. Sağ dizimdeki bağları koparttım ve kalçamı biraz incittim. Ancak yaptığımın yanında bunlar ufak tefek şeyler…

Şu ana kadar yaptığın en çılgınca şey bu muydu?

En çılgınca olanlardan bir tanesiydi… Sadece bir tanesi (gülüyor).

Sence en fazla ne kadar yüksekten atlayabilirsin?

80 metreden, sonrasında hayatta kalacak şekilde atlamanın mümkün olduğunu düşünüyorum.

80’li yıllarda yüksek dalış dünya rekorunu iki kez kıran Dave Lindsay, senin spor için kötü bir imaj oluşturduğunu ve yaptığın şeyin yüksek dalışla bir ilgisi olmadığını söyledi. Bununla ilgili ne söylersin?

Bununla ilgili söyleyebileceğim tek şey herkesin kendine ait bir görüşü olduğu. Yaptığım işin arkasında duruyorum, onların durmasına ihtiyacım yok…

Rekorunu kırmayı düşünen bir sporcuya nasıl tavsiyeler verirsin?

Hiçbir şey. Hedefini kendi belirlemeli ve kurallarını kendi koymalı.

Favori atlayış mekanın neresi? Neden?

Favorim Ponte Brolla. Güzelliği tarif edilemez bir yer.

Daha önce Red Bull Cliff Diving World Series gibi organizasyonlarda yarıştın mı?

Evet, katıldım. Her sene Avrupa Şampiyonası’na ve bana yakın olan bölgelerdeki birçok yarışmaya katılıyorum.

Türkiye’de iki kıtayı birbirine bağlayan Boğaz Köprüsü sudan 64 metre yüksekte. Yeni rekoru kırmak için ideal bir noktaya benziyor değil mi?

Olabilir (gülüyor). Şaka bir yana, rekor avcılığı yapmıyorum. Hedefim rekor kırmaktan çok kendi limitlerimi keşfedebilme üzerine.

Hayatını spordan mı kazanıyorsun? Başka bir mesleğin var mı?

Spor benim mesleğim değil tutkum. Yaşamak için herkes gibi ben de çalışmak zorundayım. Zürih'te bir spor ofisinde çalışıyorum.

İlgilendiğin başka spor dalları var mı?

Kanyoning ve yamaç atlayışları dışında buzul tırmanışı, dağcılık, trambolin, scuba dalışı ile ilgileniyorum.

Seni en çok ne korkutur?

Hiçbir şeyden korkmam. Sadece saygı duyarım…

Bir sonraki hedefin nedir?

Gelecekle ilgili birçok planım var. Siz şimdilik sadece kendinizi sürprizlere hazırlayın (gülüyor).