Mobilemenu
Profile

Alex Yoder: Snowboard Peşinde Wyoming’den Rize’ye!

Merhaba Alex, öncelikle bize kendinden bahseder misin?

Selam! Tabii ki. Wyoming’deki Jakson Hole bölgesinde büyüdüm. Yellowstone ve Grand Teton adındaki 2 ulusal parkla ünlü olan bu bölgede çok da güzel bir kayak merkezi bulunuyor.

Petranboard’u ilk kez ne zaman duydun?

Absinthe Films’in “Twe12ve” isimli videosunu görmüştüm. Bu filmde İsviçreli sporcu Nicolas Muller Türkiye’ye gidip Petran’ı ziyaret ediyordu. Video kliplerde Türkiye’den yalnızca birkaç görüntü vardı ancak bunlar benim ilgimi çekmek için yeterli oldu.

Peki projeyi gerçekleştirmek için nasıl harekete geçtin?

Patagonia’ya yolculuk masrafları için bana destek olup olamayacaklarını sordum. Bu konu üzerinde anlaştıktan sonra plan yaptık ve Yusufeli, Yaylalar’da yaşayan İsmail Bayram’la iletişime geçtim. Türkiye’ye seyahat etmek egzotik bir fikirdi. İyi kar bulmak için genelde Kanada veya Japonya’ya giderdim fakat Türkiye’ye yaptığımız yolculukta amaç iyi kar şartlarına sahip olmak değil yeni bir kültürü tecrübe etmekti.

Petran’ı ziyaret etmeden önce neler bekliyordun? Bölgeyle ilgili olarak kafanda ne gibi düşünceler vardı?

Ne ummam gerektiğini bilemiyordum. Turist olduğumuz için muhtemelen insanların bizi görmezden geleceğini düşünüyordum. İnsanlarla bağ kurma konusunda zorluklar yaşayacağımızı düşünmüştüm. Ancak daha sonra herkesin inanılmaz misafirperver ve arkadaş canlısı olduğunu gördük.

Petranboard deneyimi nasıldı? Onunla kayabilmek zor muydu?

Petranboard’larla kaymak ilk başta zorladı. Kimi yönleriyle modern snowboard’dan çok farklı ancak kimi zaman da çok benzer… Petranboard’un şeklindeki sadelik, basit zeminde kaymayı daha heyecanlı kılıyor. Petranboard’la kaymak dağa olan bakış açınızı değiştiriyor.

Kaçkar Dağları’nın kış sporları için ideal bir nokta olduğunu düşünüyor musun?

Bence kış sporları için inanılmaz bir yer. Bunu tereddüt ederek söylüyorum çünkü potansiyel endüstri henüz turist merkezi olmayan bu yerleri değiştirecektir. Bu dünya giderek daha “seçkinleştiriliyor” ve bu gibi bölgelerin korunması yıllar geçtikçe daha çok zorlaşıyor.

Petran’da insanların yaşayış biçimleri, kültür, size olan bakış açıları anlamında sana en ilgi çekici gelen şeyler neler oldu?

Herkes bize karşı çok iyi davrandı. Hızır Havuz ve oğlu board’larını ödünç vererek bize Petran’da kaydıkları favori noktalarını gösterdi. Hızır bize Petran’ın ve board’ların tarihiyle ilgili pek çok hikaye anlattı.

Yaşam tarzı ise çok sadeydi. Benim için çok ilham vericiydi. Modern zamanlarda bağlanacak, konuşacak, sosyal medyada paylaşılacak çok fazla olay ve insan var. Bu yüzden hayat, çok fazla karmaşıkmış ve her şeyi yakalamak zormuş gibi hissettiriyor. Petran’da ise hayat basit. Yemek yedik, çay içtik, kaydık, daha fazla çay içtik, daha fazla kaydık ve diğer öğünden önce biraz daha çay içtik!  Çok huzurlu günler geçirdik. Herkes çok arkadaş canlısıydı, insanlar birilerine yardım edebildikleri için mutluydu. Ayrıca Petran’daki genç nüfusun Petranboard’dan ziyade modern snowboard’lara daha fazla heyecan duyması da bana ilginç geldi. Sanırım çocuklar için böyle işliyor: Her zaman daha “havalı” olanı istiyorsunuz ancak “havalı” tanımı da zaman içinde değişiyor.

Snowboard ve Petranboard’un geçmişlerinde bir bağ olduğunu düşünüyor musun? Yoksa sana göre bu iki spor da birbirinden bağımsız olarak mı ortaya çıktı? Kısacası Petranboard, snowboard’un “atası” olabilir mi?

Arada bir bağ olduğunu düşünmüyorum. Petranboard’un snowboard’un “atası” olduğunu düşünüyorum ama çok uzak bir “ata”. Petranboard’un snurfer veya snowboard’a ilham verdiği fikri bana göre gerçekten uzak. Petranboard kültürünün uzun zaman izole bir şekilde devam ettiğini ve bahsettiğimiz sporlara ilham kaynağı olduğu fikrinin çok muhtemel olmadığını düşünüyorum. Ancak tabii snowboard’cular olarak bizim tarihimizin çok önemli bir parçası…

Ayrılırken neler hissettin? ABD’ye döndüğünde çevrendekilere Petran’la ilgili neler anlattın?

Tüm bu tecrübe beni çok mutlu etti. Herkes arkadaş canlısı ve yardımseverdi. Orada iyi karşılandığımızı ve desteklendiğimizi hissettim. Yemekler muazzamdı, ulaşım rahattı ve Türkiye çok güzel bir yerdi. Gittiğimiz her yer ilginç ve benzersizdi. Ya tarih anlamında ya görsel anlamda ya da ikisi birlikte…

Gelecekte Türkiye’yi bir daha ziyaret etmek ister misin?

Tekrar Türkiye’ye gelme fikrine bayılırım! Orada daha görülecek birçok yer var. Umarım gelecekte Türkiye’de biraz daha zaman geçirebilirim…

Bu arada bu röportajı okuyanlar arasında Türkiye’de tanışmış olduklarımız varsa onlara çok teşekkür etmek istiyorum. Onların yardımı olmadan bu filmi yapamazdık. Özellikle İsmail Bayram, Hızır Havuz, Servet Çelik, Burak Kural ve Ayadar Otel’den Adnan’a teşekkürler!