Mobilemenu
Profile

Başak Güldal: Sıradanlıktan Kaçış

Başak merhaba. Seni kısaca tanıyabilir miyiz? Şu sıralar nelerle uğraşıyorsun. Skydiving dışında uğraştığın mesleğin nedir?

Merhaba! İstanbul’da büyüdüm, üniversite için ABD’ye geldikten sonra burada kalıp çalışmaya başladım. Artık ABD’de yaşıyorum. Burada bir altın rafinerisinin New York şubesinde muhasebe müdürü olarak çalışıyorum. Kamplar ve eğitimler derken skydiving boş vaktimin çoğunu alıyor.

İlk atlayışını yapmaya ne zaman, nasıl karar verdin ve nerede atladın? Bize o gün yaşadığın hissi anlatır mısın?

İlk atlayışımı 2010 yılında üniversitede öğrenciyken “Skydive the Ranch”te yaptım. Skydiving zaten hep denemek istediğim bir şeydi, daha önce bungee jumping ve yamaç paraşütünü denemiştim. Bir tek skydiving kalmıştı, onu da bilerek en sona bırakmıştım. Bir arkadaşımın sürprizi olarak bir gün kendimi Ranch’te buldum. O gün hava yağmurluydu, 2-3 saat bekledikten sonra sonunda hava düzeldi ve kendimizi uçakta bulduk. Tarif edilemez bir duyguydu. Kapının ilk açıldığı ve kenara yaklaştığımız an, “Aman Allah’ım, ben ne yapıyorum” dememe kalmadan bir anda kendimi havada buldum ve o anda sanki zaman durdu.

Peki, bu atlayışlara devam etmeni ve hayatının büyük bir kısmını skydiving’e ayırmanı sağlayan motivasyonlar neler oldu?

O zamanlar bu sporu lisans alarak yapabileceğimin farkında değildim. 2012’de kardeşim beni ziyarete gelince, o da atlamak istedi ve beraber Ranch’e gidip bir kez daha atladık. O zaman bunu kesin olarak yapmamız gerektiğini düşünüp araştırmaya başladık. Beraber lisans almak hayalimizdi ama kardeşimin o sıralar İstanbul’da üniversitede olması bu durumu biraz geciktirdi. En sonunda 2015 baharında Volkan Obuz, beni Skydive Spaceland Houston’a davet etti ve kısa sürede lisansımı almama çok yardımcı oldu. 3 günde almıştım lisansımı! Kendisi ve eşi eğitim dönemimdeki en büyük destekçilerimdi…

Bugüne kadar yaptığın en unutulmaz atlayış hangisiydi ve neden?

Cevap vermesi çok zor bir soru bu! Her atlayış bir diğerinden farklı oluyor ve kendini geliştirdikçe çıta iyice yukarıya taşınıyor. Ama aklına gelen ilk hangisi derseniz, bir arkadaşımla beraber “angle flying” dediğimiz atlayışımızda maksimum hıza ulaştığımız atlayış diyebilirim. Saatte 255 mil yani yaklaşık 410 km/saat! Gerçekten inanılmazdı.

Favori atlayış noktaların hangileri? Türkiye’de atlayış yapma fırsatın oldu mu?

Favori atlayış noktalarımdan biri Skydive Deland, oradaki insanların sıcaklığını ve atlayış merkezinin çok organize olmasını çok sevdim. Malesef henüz Türkiye’de atlayış yapma fırsatım olmadı. Senelik izinlerimi genelde burada kamplarda geçirdiğim için bir süredir Türkiye’ye gitme fırsatı bulamadım.

Bize uçaktan atladığın anı ve o uçma hissiyatını nasıl tarif edersin?

Zamanın durması demek. O anda hayatta ne kadar problem, sorun ve mutsuz edici duygu varsa hepsi bir anda yok oluyor. Sadece o ana konsantre oluyorsun. Rüzgarın sesini duyuyorsun, tamamen dünyanın seslerinden uzak… Bulutların arasından hızla geçerken yüzünde bir tebessüm oluşuyor. Ve bence içsel huzura ulaşmak böyle bir şey.

Skydiving sırasında başından geçen en tehlikeli olay neydi?

Bir seferinde uçakta mekanik bir arıza oluştu ve pilot bir anda: “Kapıyı açın ve atlayın” diye bağırmaya başladı. O sırada çok alçakta değildik, yaklaşık olarak 7 bin 500 feet irtifadaydık. Herkes bir anda patır patır kendini dışarıya attı, o anda nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı tamamen unuttuk. Sadece uçaktan çıkmaya konsantre olmuştuk. Kesinlikle unutulmaz anlardan biriydi!

Skydiving yaptığını duyanlardan nasıl tepkiler alıyorsun?

Ailem artık alıştı ama bu sporla alakası olmayan insanlar genellikle “Niye böyle riskli bir şey yapıyorsun?” diye başlıyorlar. Büyüklerimiz “Aman yapma evladım, ne gerek var” diyorlar. Sonra da resim ya da videolarımı görmek istiyorlar. Herhalde kulağa pek inandırıcı gelmiyor (gülüyor). Eskiden anlatmaya çalışırdım nasıl bir duygu olduğunu ama gerçekten kelimeler yetersiz kalıyor tarif edebilmek için.

Bu tarz ekstrem sporların erkekler tarafından daha çok tercih edildiğine katılır mısın? Sence kadınların skydiving sporuna başlamaları ve ilerletmeleri daha mı uzak ihtimal?

Bütün ekstrem sporlar için maalesef böyle bir algı dünyanın her yerinde var ama son birkaç senedir özellikle skydiving sporunda kadınların sayısındaki artışla beraber bir şeylerin değiştiğini görüyoruz. Kesinlikle daha uzak ihtimal degil, sadece kendine güvenle alakalı. Eğer ben yapabiliyorsam, sen niye yapamayasın!?!

Sence skydiving hayatını nasıl değiştirdi?

Kesinlikle hayata bakış açımı değiştirdi. Artık kapısı açık bir uçakta gitmenin normal olduğu bir hayatım var. İnsan kendisini daha korkusuz hissediyor. Önüne çıkan problem ne olursa olsun, sağlıkla ilgili olmadığı sürece, aşılamayacak bir şey yok. Ayrıca dünyanın her yerinden her çeşit insanın tek bir tutku için bir araya gelmesi ve herkesten, her şeyden yeni şeyler öğrenebiliyor olmak inanılmaz bir şey! Kesinlikle hiç bir şeye değişmem.

Biraz hayal gücünü zorlamanı istesek: Skydiving yaparken aşağıda en çok görmek istediğin manzara neresi olurdu? Uçmak serbest! Tabii mecazi anlamda…

Dünya! Daha önce Felix Baumgartner’ın stratosferden yaptığı atlayışın görüntüsü inanılmazdı! Dünyayı astronotların gözünden görüp, aynı zamanda skydiving yapabiliyor olmak mükemmel olurdu!

Skydiving haricinde ilgi duyduğun başka doğa ve macera sporu bulunuyor mu?

Kayak ve hiking vakit buldukça yapmaya çalıştığım diğer iki spor. Türkiye’deyken yüzme en büyük tutkularımdan biriydi ama burada pek devam edemedim. Skydiving’e yardımcı olsun diye başladığım “indoor skydiving” ikinci tutkum. Onun yanı sıra bu aralar “flying trapeze”e de merak sardım. Ayaklarımı yerden kesen sporlardan hoşlanıyorum galiba. Ne de olsa istikbal göklerdedir!

İleride denemek istediğin bir şey veya gerçekleştirmek istediğin bir hedef var mı?

Şu anda skydiving alanında ilerlemek tek hedefim. Türk kadınının ne kadar azimli olduğunu diğer milletlere göstermek lazım!

Son olarak söylemek istediklerin? Türkiye’den bu röportajı okuyanlara iletmek istediğin bir mesaj veya bu spora başlamak isteyenlere vereceğin tavsiyeler var mı?

Kesinlikle bir kere bile olsa yapılması gereken bir şey skydiving. Eğer fırsatınız olursa sakın “Hayır” demeyin! İçinizdeki küçük çocuğu dinleyin ve “Şu anda o olsa ne yapardı” diye düşünün ve gözünüzü karartıp deneyin! Hayat çok kısa. Sıradanlıktan kaçının ve kalp atışlarınıza kulak verin.