Mobilemenu
Profile

Beraber Koşmak İstemeyeceğiniz Tipler

Kokanlar

Koşuyorsanız terlersiniz, bu bir gerçek. Bunu önleyemeyebilirsiniz ama sarımsak kokmadan terlemek elinizde! Eğer koşu arkadaşınız yediğine içtiğine dikkat etmiyorsa metreler geride kalırken burnunuza pis kokular geleceğine emin olabilirsiniz. O zaman yapmanız gereken ya bu durumu ona açmak ki bu medeni olan tavırdır; ya da medeniyeti bir kenara bırakıp temponuzu onun seviyesinin üstüne çıkartıp kendisini ve kokusunu geride bırakmayı tercih edeceksiniz!

Berbat Giyinenler

Tabii ki işin başında iyi koşu ayakkabıları, teri dışarı atan tişört ya da atletler, uygun şortlar ya da taytlar geliyor ama özellikle 80’li yılları anımsatmayı dönem ödevi hazırlama ciddiyetiyle yapanlardan biri sizin arkadaşınızsa yandınız. Yukarıda gördüğünüz stilde çoraplar; kafa terini önlemesi için Rambovari bir şekilde bağlanmış bir mendil; güneşe ve yine tere önlem olarak takılmış bir bandana ve en kötüsü “body’ci” atleti giymiş bir koşu partneriniz varsa elinizden bir şey gelmez. Bisiklet sürseniz hadi neyse, gelip geçeceksiniz ama iş koşuya gelince “olay yerinden” uzaklaşmak hiç de çabuk olmaz. Üstelik aynı yerde tur atıyorsanız… Aman, aman!

Konuşanlar

Klasik bir testtir. Eğer koşunuz sırasında konuşabiliyorsanız ideal temponuzdasınız demektir. Bazı günler bu konuşma kesik kesik olabilir. Tempo yüksektir, biraz yorgunsunuzdur, her zamanki parkurunuzda değilsinizdir veya yokuş yukarı koşuyor olabilirsiniz. Ama o adam/kadın her zaman olduğu gibi konuşur da konuşur. Sen kesik kesik yanıt vermeye çalışırken sanki onu kale almıyorsun da ondan düzgün yanıt vermiyorsun gibi bir düşünceye kapılıp bir de siteme başlarlar. “Biraz sus da şu koşunun tadına varalım” demediğin sürece konuşmaktan yılmayacaktır. İşin zor.

Tempo ve Analiz Meraklıları

Bazıları bu işleri biraz abartıyor. Tamam, herkes fit olmak, formunu korumak, kalp ve damar sağlığını düşünerek koşuyor. Koşu mesafelerini ve sürelerini tutmak gayet normal ve anlaşılır bir tavır ama bunu her gün Olimpiyatlar’a hazırlanıyormuş gibi yapmak da gerçekten can sıkıcı. “Bugün yavaşsın. İyi uyumadın mı? Yoksa üç saatten daha yakın bir zamanda bir şeyler yedin de şiştin mi? İçki mi içtin bakayım sen!” gibisinden bir “Öğreten Adam”a kimsenin ihtiyacı yok. Koşu sonrası duş alıp rahatlamak varken hemen bilgisayar karşısına geçip rakamlara gömülecekse kendi gömülsün de sizi niye rahatsız ediyor? Bunu ona sorsanız iyi ederseniz!

Eleştirmenler

Seni sürekli eleştiren koşu arkadaşın aslında daha çok kendini beğenmiyordur. Senin derecene, koşu stiline, molalardaki hareket tarzına, koşu dışındaki zamanlardaki yaşantına laf edip duruyorsa emin ol, kendisiyle barışık bir yaşam sürememiş olması bunda etkendir. Bu yüzden sürekli sana laf çakar dururlar. “Aslında kolları ileri geri değil, çapraz şekilde sallamalısın”, “Parmak uçlarını neden ileri görecek şekilde tutmuyorsun?”, “Dakikada 90 adım atmalısın”, “Adımlarını kısalt”, “Kalçanı çok sallama”, “Topuğunla basma”… Aslında söyledikleri doğrudur ama dikkat et, acaba kendisi bunları ne kadar uyguluyor! Zira onun derdi koşmak değil de koşanı yıldırmak olabilir!