Mobilemenu
Profile

Bir Başka Formula: Formulaz

Rize’nin Ardeşen ilçesine bağlı Tunca beldesinde 1900’lü yılların başında köy çocuklarının oynadığı tahta arabalar vardı. Oynadıkları derken, bu arabalar onları taşıyacak kadar büyük ve yokuşlardan son sürat inebilecek kadar hızlılardı. Motorları yoktu, insan gücü ve yerçekimi kudretiyle hareket ediyorlardı! Yıllar sonra, 2009’da Esentepe Mahallesi’nin gençleri bir araya geldiler, bir festival kurdular ve tahta arabalarına bindiler. Sonra ise Formulaz doğdu!

Red Bull’un 2011 yılından itibaren sponsorluğunu ve organizasyonu üstlendiği yarış 1,6 kilometrelik bir parkurda yapılıyor. Katılımın ilk şartı yarışacak araçların tamamen tahtadan ve el yapımı bir şekilde imal edilmesi. İstisnalar çivi, vida ve lastikler. Araçlar en fazla 170 cm uzunlukta, 70 cm genişlikte tasarlanabiliyor. Tekerleklerin yerden yüksekliği de 25 cm’yi aşmamalı. Motor veya itici güç verecek cihazlar kullanılması yasak. Dört tekerlek ve bir direksiyon da şart! Arabalardan oyuncak diye bahsedilmesine aldanmayın; bu “oyuncaklar” saatte 70 kilometre hıza ulaşabiliyor. Bu yüzden kask, dizlik, dirseklik ve yelek giymek de bir diğer kural.

Yarışı uluslararası bir marka olan Red Bull destekliyor olsa da tahta arabalar dışında yerel bazı özellikler de unutulmamış. Örneğin her yarışmacı Tunca Vadisi’nde kullanılan keçi yününden yapılma kıl çorabı ve ayakkabı yerine tercih edilen kara lastiği giymek zorunda! Bölgede yaban hayvanlarını tarlalardan uzaklaştırmak için kullanılan devasa bir kamçı görünümündeki halattan yapılma “xaşattulle” sesiyle de start veriliyor.

Formulaz’ı son iki yıldır kazanan Ahmet Gül, kendi aracını kendi tasarlamış. “Çocukluğumuzdan beri tahta araba yapıyoruz. Formulaz sayesinde profesyonel olduk” diyen Gül, yarışa şehir dışından katılmak isteyen ama tahta araba yapmayı bilmeyen 10 kişiye de yardımcı olmuş. Deneme yanılma yöntemiyle arabasını kusursuzlaştıran Gül “Yaklaşık bir hafta gece gündüz çalıştım” diyor. “Makasın genişliği, tekerin içindeki milin genişliği çok önemliymiş, bunu öğrendim. Tekerleğin genişliğinden arabanın uzunluğuna her konuda ince çalıştım, milim milim standarda yaklaştım. Ne kadar ince olursa o kadar hızlı gider ama da olmalı. Bu dengeyi tutturmak gerekiyor.”

Formulaz’a sadece Tunca ve Ardeşen’de oturanlar ilgi göstermiyor. İstanbul, Trabzon, Artvin ve Rize’den, hatta Gürcistan’dan yarışmak ve izlemek için gelen birçok insan var. Onlardan biri de şampiyon motosiklet yarışçısı Kenan Sofuoğlu’ydu. 2014 yarışına katılan Süpersport şampiyonu, hem kendi motosikletiyle şov yaptı hem de tahta arabalardan birine atlayıp parkurda yarıştı. Başarılı sporcu, “Benim normal zamanlarda antrenman yaptığım parkura tarz olarak çok benziyor, sadece biraz daha tehlikeli” diyerek Formulaz pilotlarına da selam çakmayı ihmal etmiyor.

“Biz bu yarışı iple çekiyoruz” diyor Ahmet Gül. “Şampiyon olduk ama bir dahaki sene olsa da yine yarışsak diyorum.” Onun bu sözleri Formulaz’ın sadece bir yarış olmadığını, insanların yaşadıkları coğrafyayla uyumlu bir şekilde Formula 1 gibi bir hız dünyasına bile yaklaşabildiğinin, böyle özlemlerini bir şekilde giderilebildiğinin göstergesi. Aynı zamanda ne kadar eğlendiklerini görmek istiyorsanız tasarım ödüllerini kazanmış “Laztang” ve “Lazbulans”a bakın, yeter!