Mobilemenu
Profile

Bir Zirveye Tırmanırken Yapılan En Absürt Şeyler

Bütün tırmanışçılar, hedefledikleri bir dağa tırmandıktan sonra bir rahatlama yaşarlar. Bazen enerji patlaması şeklinde çığlığa dönüşebilen bu tepkiler, bazen ise muzaffer bir tavırla sakin sakin manzaraya bakarak da geçiştirilebilir. Ama bir de bu tırmanma deneyimini epey absürd noktaya taşıyanlar var. Bazıları sırtlarına bir piyano koyarken bazıları ise burnu ile yere çiçek ekiyor… İşte en absürd tırmanış eylemleri.

Teleferik tellerinde yürüyerek zirveyi dolaşan adam

Bu adam gerçekten etkileyici. Amatör dağcı, profesyonel tel yürüyüşçüsü olan Freddy Nock bulabildiği en yüksek zirvelere tırmanıyor. Ama bunu biraz farklı bir yöntemle yapıp sonunda da ilginç bir şekilde kutluyor.

UNESCO’ya yardım amacıyla teleferik tellerinin üstünde tırmanışlar gerçekleştiren Frank bunu en yükseklerde yapıyor. 7 günde 7 farklı dağda bu eylemi gerçekleştirerek beklediği ilgi ve dikkati de çeken Frank teleferik tellerinden de zirveye ulaştığı anda bir güzel takla atarak inip tırmanışını kutluyor.

Önemli bir amaç uğruna kendini tehlikeye attığını kabul eden Frank, bu konuda kendisine yardımcı olan teleferik işletmecilerine de epey teşekkür ediyor. Zira bazen elektrik yüklü olabilen teller aslında tek bir dokunuşta Frank’i hayattan alabilir ama neyse ki herkes gereken önlemi almış ve iyi bir amaç uğruna güzel şeyler gerçekleşmiş.

6768 metre yükseklikte akşam yemeği!

Out Out Club bir vakıf. Charles Darwin’in torunu Chris Darwin tarafından kurulan ve ilginç etkinliklere imza atan grubun en sevdiği şey ise bulabildikleri en yüksek zirvelere çıkıp orada dört başı mamur bir sofra kurmak.

Bu “eğlenceyi” sınırları zorlayan bir seviyeye taşıyan ekip yanlarında garsonlar, masalar ve ihtişamlı bir yemek için gereken ne varsa kendileriyle birlikte zirveye taşıyor ve en janti elbiselerini, takım elbiselerini giyip keyifli bir yemeğe başlıyorlar.

Bugüne kadar aklınıza gelebilecek tüm zirvelerde sofra kuran Out Out Club üyeleri bu işi yaklaşık 30 yıldır yapmayı sürdürüyor. Yukarıdaki görselde ise Peru’da bulunan ve zirvesi tam 6768 metre yükseklikte bulunan Huscara Dağı’nın tepesinde bu tırmanışı kutluyorlar. İnsan tabii ki “yahu ne ilginç eğlence anlayışları var” diye sormuyor değil.

Dağa burnuyla çiçek eken adam

49 yaşındaki Stuart Kettell ile başlayalım. Stuart, 3.600 feetlik bir yüksekliğe çıkmak için sıra dışı bir yöntem seçmişti. Hiç yürümeden, elleri ve ayakları üstünde emekleyerek ve toplamda 22 noktaya burnuyla bir çiçek filizi ekerek tırmanışını tamamlamayı hedefledi ve bu ilginç isteğini gerçekleştirdi.

Bir kanser destek kuruluşu için dikkat çekmek amacıyla bu tırmanışı gerçekleştiren Stuart zirveye geldiğinde ise en derine ekilmek üzere bir filizi toprağa yerleştirdi ve burnuyla itebildiği kadar derine itti. Bu işlem epey uzun sürse de tırmanışı ve ekimi bitirdiğinde toprağa bulanmış burnu ve soyulan elleri ile zafer çığlığı atan Stuart bu ilginç tırmanış ve kutlamasıyla amacına da ulaşarak yaklaşık beş bin Euro toplamayı başardı.

Piyanosuz çıkmam abi

Gizemli bir öyküyle listemizi bitirelim. 2006 yılında dağ yürüyüşçüsü Ben Nevis tırmandığı bir dağın tepesinde bir piyano buldu. Tam 4.481 feet'lik yükseklikte rastladığı bu piyano onu elbette şaşırttı ve araştırmaya başladı. Bu aleti o yüksekliğe kim, nasıl taşımıştı?

Ulusal medyalarda haberlere de konu olan bu gizem kısa sürede çözüldü. Olayın baş kahramanı Kenny Campbell adındaki sıra dışı bir adamdı.  Daha önce sırf zevk için sırtında bira fıçısı hatta tekne ile de dağa çıkan Campbell bir nevi kendi potansiyelini test etmeye çalışıyor. Elbette o yüksekliğe çıkardığı fıçıyı bitirmeyi ya da piyanoyu kutlama amaçlı çalmayı da ihmal etmiyor. “Bende İskoçya kanı var ve bu tür meydan okumalardan hoşlanıyorum” diyor Campbell. İnsanın gözünde onca yorgunluğun ardından kutlamasını sırtında taşıdığı piyanoyu çalarak  yapan bir adam canlanınca destansı bir şey oluyor şüphesiz. Ne diyelim: Helal olsun modern William Wallace.