Mobilemenu
Profile

Bisiklete Yeni Başlayanların Yaptığı 10 Hata

Çok alçak seleyle sürmek

Yollarda görürsünüz; sele neredeyse kadronun üzerine kadar inmiştir ve vatandaş can havliyle pedal çevirmeye çalışıyordur. Sele boyu, doğru pedal çevirmek için çok önemlidir. Nasıl mı ayarlayacaksınız? Seleye oturduğunuzda parmak uçlarınız yere değdi değecek gibi olmalı. Hatta bazıları değmemesi gerektiğini bile söyler! Merak etmeyin durunca düşmezsiniz. Düşmeyi klipsli pedal kullanmaya başladığınızda göreceksiniz!

Şekil yapmak

Tamam Chris Froome’un sarı mayosundan alıp giydiniz, kaskınız retro tatlar taşıyor, bisikletiniz zaten karbon güzellerden biri. Peki tüm bunlar karşında dikilen yokuşu tırmanmanıza yetecek mi? Bisiklet sporuna yeni adım atanlar güzel kıyafetlere, afili bisikletlere para harcamaya bayılır ama iş bacaklarda ve ciğerlerde biter. Önce yokuşları tırmanın, kilometreleri yutun; ondan sonra en doğru ekipman ve kıyafetleri zaten alırsınız.

Ölçüye değil, tipine göre bisiklet seçmek

Tabii ki bütçenize göre bir bisiklet alacaksınız ama aldığınız bisikletin ölçülerinin kendinize uygun olması gerekiyor. Örneğin kadro size küçük geliyorsa pedal çevirmekte sıkıntı yaşarsınız; büyükse sık sık kendinizi yerde bulursunuz. Gidon boğazı kısaysa bu sefer dizleriniz ve kollarınız birbirine çok yakın olacak ve yine sıkıntı çekeceksiniz. Bunlar ve daha birçok detay için bisiklet alırken renginden çok ölçülere bakan uzmanlardan yardım almayı unutmayın.

Bakım yapmamak

Gerçi insanoğlunun çoğu hastalanmadan doktora gitmez, check-up’la falan uğraşmaz; yeni bisikletçi de bisikletine bakmayı pek akıl edemez. Gidiyor mu? Tamam! Lastik basıncını ayarlamak, zinciri yağlamak, fren pabuçlarını ve vites kollarını kontrol etmek, sık sık temizlik yapmak tüm bisikletçiler için aslında zorunlur. Tabii, “Yok arkadaş, ben dağın başında kopmuş zincirle de binerim!” diyenlerdenseniz size iyi günler!

Cengaverce binmek

İlk günler hep çok binmekle geçer. Bisikletle pek alakalı olmayan eş, dost, mahalle esnafı sizi selenin üzerinde görüp alkış tuttukça daha çok binmek istersiniz. İşte sakatlıklar da en çok bu tarz sürüşlerde ortaya çıkar. Vücudu çok alıştırmadan uzun turlara çıkmamak, çıkıldığında da turun ilk bölümünde ortalama bir tempo tutturmak gerekir. Bütün enerjiyi baştan harcayıp, sonra 50 kilometrelik eve dönüş yollarında lifleri kopma noktasına getirmek tek kelimeyle acemiliktir.

Frenleri körlemesine sıkmak

Aklınızda olsun: Frenler düzgün inmenizi, vitesler rahat çıkmanızı sağlar. Yanlış fren kullanırsanız kendinizi bir anda yerde bulursunuz. Arka fren aslen yavaşlatır; durdurmayı ön fren sağlar. Ama hızlı giderken önce ön frene asılırsanız, atının üzerinden uçup giden bir kovboya dönersiniz! İnişli bir viraj frene fazla asılırsanız takla atabilir, geç frenaj yaparsanız yoldan çıkabilirsiniz. Virajın merkezini döndükten sonra freni bırakın; aksi halde yolun ortasında kalabilirsiniz! O noktada hızlanmak daha güvenlidir; sizi olmanız gereken çizgiye daha çabuk götürür.

Vitesi layıkıyla kullanamamak

Doğru vites geçişi yapmak da hem tırmanış hem de dişlilerin ömrü için geçerli. Pedala güç verdikten hemen sonra vites geçişi yapmaya bakın. O esnada fazla ses mi geldi? Demek ki doğru zamanda vites atmadınız! Zincir attırmamak için ön ve arka dişli arasında zinciri fazla çapraz tutmamak da gerekiyor.

Yüksek kadansı küçümsemek

Yokuş çıkarken boşa pedal çeviriyormuş gibi görünen eleman var ya; büyük ihtimalle sizden daha iyi bir bisikletçi! Uzun turlarda ve sert yokuşlarda maksimum watt’a ulaşmanın tek yolu sandığınız gibi yüksek vites tercihi ve düşük kadanstan geçmez. Bu en fazla sizin daha çabuk yorulmanıza sebep olur. Yokuşun yarısında kalakalırsınız ya da bir sonraki yokuşu ağlayarak çıkarsınız. Kendinize uygun kadansı bulup gücünüzü tüm yokuşa yaymalısınız.

Yakıt ikmalini önemsememek

“Nasıl olsa gözleme yapan köylüler vardır!” diye yola çıkarsanız bir yerde durup ağaç kabuklarını dişlemeye başlarsınız! Bir buçuk, iki saatlik sürüşlerin ardından tur devam ediyorsa bir şeyler yemeyen bisikletçi bu işi bilmiyor demektir. Hele su içmek için susamayı bekliyorsanız, merak etmeyin fazla uzağa gidemezsiniz! Şöyle düşünün; sürücüler arabalarına benzin almak için yolun ortasında kalmayı mı beklerler yoksa uygun zamanda mı o işi aradan çıkartırlar? Hah şöyle!..

Köpeklerden kaçmak

Bilimsel bir açıklaması yok ama sokak köpekleri bisikletçileri pek sevmez! Bir anda coşarlar, saldırıya geçerler ama bisikletçi durunca onlar da durur, süt dökmüş kedi olurlar. Düşen bisikletçiye dokunmazlar bile. Durum buyken köpeklerden kaçmaya çalışıp kaza yapmak yerine yavaşlayın, hatta durun, hatta ve hatta bisikletten inin, sakinleşmelerini bekleyin, yola devam edin. Sürekli geçtiğiniz bir noktaysa diğer sefer yanınızda köpek bisküvisi götürün ve o sokağın efendisi olun!