Mobilemenu
Profile

Bisikletin Kısa Tarihi

İlk bisikleti birbirinden habersiz farklı insanlar yaptı! Bunların arasında Alman baron Karl von Drais de Sauerbrun’ün icadı olan “Laufmaschine”, Türkçe mealiyle “koşu makinesi” bugün, küçük çocukların iki tekerlekli bisiklete hızlı bir geçiş yapmaları için kullanılan denge (alıştırma) bisikletini fazlasıyla andırdığı için öne çıkıyor. Bolca boş vakti olduğu anlaşılan baron, 1817’de bir kalasın iki ucuna birer tane tekerlek koymuş, bir de sabit bir gidon takmış ve ortalıkta dolanmaya başlamıştı. Baron, ayaklarıyla yerden hız alarak kullandığı makinasını 1818’de Paris’te sergileyerek tarihe geçmeyi de bildi. Sonrasında ise bir Fransız seleyi ve hareketli gidonu icat etti! Sanayi devriminin önderi olan İngilizlerden, Birck adlı bir makinist 1818’de “Bizde demir çok” diyerek “demir at” yapmıştı ama bu fazla ağırdı. Noktayı ise, ilk uygulayıcısının demirci Pierre Michaux mu yoksa oğlu Ernest Michaux mu veya Pierre Lallement mi olduğu tartışmalı olsa da, yine Fransızların 1855 yılı dolaylarında ön tekerliğin göbeğine bir pedal takarak koyduğu düşünülüyor. 

Tabii Latincede "iki tekerlek" anlamına gelen bu “bicycle”lar siyah-beyaz sessiz filmlerdeki ön tekerleği kocaman, arka tekerleği minicik olan bisikletlerdendi. Hızın ön tekerlekten sağlandığı inancıyla böyle yapılıyordu, bu yüzden de ancak uzun boylu ve uzun bacaklı insanlar bisiklete binebiliyordu. Önce ayna dişlisi ve ruble keşfedildi ve iki tekerleğin ortasına konularak zincirle birbirine bağlandı. 1888 veteriner John Boyd Dunlop (soyadı tanıdık geldi değil mi?) içi hava dolu lastikleri geliştirdi ve bisiklet, günümüzde bindiğimiz formu alıp büyük bir heyecanla kullanılmaya başlanarak, Avrupa’ya yayıldı.

Televizyonlarımızda bisiklet yarışlarının yayınlandığını fark etmişsinizdir. Mazisi çok değil, bu spor en fazla 15-20 yıldır ekranlarımıza geliyor. Bu yüzden de birçokları bisikleti, yeni bir spor zannediyor. Oysa bisiklet Avrupa’da 100 yıldan fazla geçmişe sahip bir spor dalıdır. İlk bisiklet yarışı 1869’da henüz aynakol ve ruble yokken Paris ile Longchap arasında yapıldı. Yarışlar çok sevildi ve Fransa, Belçika, İtalya ve Hollanda topraklarındaki “Bahar Klasikleri” bir bir düzenlenmeye başladı. İlk büyük yarış 1982 yılında Belçika’nın bisiklet dünyasına armağanı Liege-Bastonne-Liege’de, Fransa’daki parke taşlı yollarıyla meşhur Paris-Roubaix ise 1896’da yapıldı.

Ünlü Fransa Turu 1903’te bugünün L’Equipe, zamanın L’Auto gazetesinin tirajını artırmak için düzenlenmişti. Gazeteler bisiklet yarışlarının binlerce, hatta milyonlarca insan tarafından çılgınlar gibi izlendiğini fark ederek birbiri ardına yarışlar düzenlemeye başladılar. İtalya Turu 1909, İspanya Turu 1935’te doğdu. Futbol Dünya Kupası’nın bile başlangıç tarihinin 1930 olduğunu düşününce, bisiklet yarışlarının ne kadar eski olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor.