Mobilemenu
Profile

Bol Köpüklü Bir Macera Alabilir Miyiz?

Hangi macera tutkunu hırçın nehir sularında rafting yapmak istemez ki? Köpük köpük sularda, inatçı akıntılarla yapılan eşsiz bir mücadele…  Nefes kesici güzelliğe sahip vadi ve kanyonların içinden geçerken botunuzun devrilmemesi için ekstra bir gayret sarf etmeniz gerekecek. Doğa ile mücadeleyi iliklerinize kadar hissettiren rafting’in büyülü dünyasına hoş geldiniz…

Raft adı verilen şişme bot ile yüksek bir noktasından başladığınız nehrin, eteklerindeki güvenli bölgelere sağ salim ulaşabilme uğraşıdır rafting.  Bu sporun anahtarı, kusursuz bir takım çalışmasıdır. Rafting’i bu kadar popüler kılan şey ise her seviyeden insana hitap edebilmesidir. Bu sporda zorluk seviyesi, akarsu debisine ve akarsu yatağında bulunan doğal engel sayısına göre derecelendirilir. Akarsu debileri mevsime bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu durum da sizin hangi zorluk derecesiyle baş etmeniz gerektiğini belirler. Rafting, 1 ila 6 arasında zorluk derecelendirmesi yapılan nehirlerde yapılır. Özellikle 6’ncı seviyedeki bir akarsuda rafting yapabilmek için yılların getirdiği bir deneyime sahip olmak gerekiyor. Orta dereceli bir parkur ise yaşattığı heyecan ile pek çok amatörün hayallerini süslemektedir. Rafting’i popüler kılan bir diğer etmen, çok fazla teknik malzemeye ihtiyaç duyulmuyor olmasıdır. İhtiyaç duyacağınız kask, can yeleği ve tabii şişme bot gibi malzemeler ise organizatörler tarafından karşılanmaktadır. Özellikle düşük dereceli nehirler için sizden büyük bir tecrübe de beklenmez. Yine organizatörün vereceği birkaç bilgilendirme ile bol köpüklü, eğlence dolu maceranıza başlayabilirsiniz. Sizin yalnızca suya karşı dayanaklı, doğru kıyafet tercihi yapmanız kâfi.

Size, belki de zaten bildiğiniz çok iyi bir haberimiz var: Ülkemiz rafting konusunda tam anlamıyla bir cennet. Türkiye’de hemen her mevsim her seviyeden insanın rafting yapabileceği irili ufaklı onlarca akarsu bulunuyor. Tercih edilen mevsimler elbette, karların erimeye başladığı ve bu sayede debilerin yükseldiği nisan sonu ile temmuz ayları arasında kalan dönem. Aynı heyecanı hissettirmese de ekim ayına kadar rafting yapmaya devam edebilirsiniz. Ünü ülke sınırlarını aşan Çoruh Nehri ve daha niceleri büyük bir macera için sizleri bekliyor…

Çoruh Nehri

1993 yılında 300 sporcunun katılımıyla gerçekleşen 4. Dünya Akarsu Şampiyonası’na ev sahipliği yapan Çoruh Nehri, Artvin sınırları içinde yer alıyor. Dünyanın en iyi rafting bölgelerinden biri olarak gösterilen Çoruh’ta farklı seviyelerde dört parkur sizleri bekliyor. Kaçkar Dağları'nın eteklerinde, tarihi ve doğal güzelliklerin arasında hem rafting yapmak hem Doğu Karadeniz’in tadını çıkartmak istiyorsanız kesinlikle pişman olmayacaksınız. Zaten, toplam uzunluğu 260 km’yi bulan parkurları tamamlayabilmek için en az bir haftalık kampı gözden çıkarmanız gerekiyor. Rafting’den arta kalan zamanlarda bölgeyi bizim için de gezin…

Köprülü Kanyon

Antalya’da Manavgat ilçesine bağlı Köprülü Kanyon Milli Parkı’nda bulunan Köprüçay, her yıl düzenlenen Türkiye Rafting Şampiyonası’na ev sahipliği yapıyor. Eğer isterseniz size de seve seve kucak açacaktır. 12 km’lik iki parkuru bulunan Köprülü Kanyon, yeni başlayanlar için en ideal rafting noktalarından birisi. Rafting heyecanı sonrasında Selge Antik Kenti’ni gezebilir, safariye katılabilir, bir dağ evinde konaklayabilirsiniz. Sigortalı, kayıtlı seyahat acentesi belgesi olan ve ulaşımınızın karşılandığı her şey dahil (sigort, ekipman, rehberlik, öğle yemeği, tam parkur rafting) bir tur ortalama 50 TL civarında.

Fırtına Vadisi

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından koruma listesine alınan Fırtına Vadisi’ni görmek isterseniz, bizce kesinlikle istemelisiniz, Rize’ye gitmeniz gerekiyor. Amatör ve profesyonel sporcuların tamamına hitap edebilen Fırtına Vadisi’nde rafting için en uygun zamanlar, mayıs ve haziran ayları. 22 km’lik parkuru tamamladıktan sonra Ayder Yaylası’na giderek gözlerinizin ve ruhunuzun pasını silmelisiniz. Doğanın tam kalbinde, Karadeniz’in en özel yaylalarında geçireceğiniz seyahat sırasında, Kaçkarlar’a tırmanmakta olan dağcıları görürseniz el sallamayı, hatta avazınız çıktığı kadar bağırmayı unutmayın. Neler hissettiğinizi en iyi onlar anlayacaktır.  

Melen Çayı

Düzce ili sınırları içinde bulunan Melen Çayı, büyük kentlere olan yakınlığı ile son yıllarda cazibe merkezi olmaya başladı. 16 km’lik orta seviye bir parkuru bulunan Melen, hafta sonu kaçamakları için en ideal rafting bölgesi. Köy kahvaltısı yapmayı ve doğal güzelliklerin tadını çıkarmayı ihmal etmeyin. Ulaşım, kahvaltı, öğle yemeği, doğa yürüyüşü içeren turlar 150 TL civarında…

Dalaman Çayı

Fethiye, Marmaris ve Bodrum gibi turistik bölgelere yakınlığı ile Türkiye’nin en uğrak rafting noktası olan Dalaman Çayı, Muğla’da bulunuyor. Tarihi köprülerin altında ve muhteşem doğa eşliğinde gerçekleşecek rafting deneyiminiz hiç bitmesin isteyeceksiniz. 12 km uzunluğundaki parkur, amatörler için de son derece uygun.  Burada ulaşım ve öğle yemeği dahil bir rafting turunun fiyatı ise ortalama 100 TL.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi ülkemiz, rafting için biçilmiş kaftan ve yukarıda sıralananların dışında daha birçok akarsu bu sporu sevenlere unutulmaz hatıralar vadediyor: Darende Tohma Çayı (Malatya), İkizdere Nehri (Rize), Munzur Çayı (Tunceli), Bekili Deresi (Denizli), Zamantı Irmağı (Kayseri), Barhal Çayı (Artvin), Dragon Çayı (Mersin), Manavgat Çayı (Antalya), Göksu Nehri (Mersin), Alara Çayı (Antalya)… Doğal ve tarihi güzellikleri içinde barındıran bu bölgelerin her birinde rafting yapmaya değer. “Ölmeden önce muhakkak…” ile başlayan cümleleri kullanmanın tam sırası…