Mobilemenu
Profile

Bouldering Sırasında Karşılaşacağınız 5 Tip

Örümcek Çocuk

Dedelerimizin ve ninelerimizin “Bu çocukta kurt var!” dedikleri, yerinde duramayan ufaklıklar var ya, işte bugünün anne babaları aynı hatayı yapmıyor ve enerjik çocuklarını düz duvara tırmansın diye teşvik ediyor. Tabii bir yerden sonra durmaksızın tırmanma duvarında bir yukarı bir aşağı inen, enerjisi hiç bitmeyen, nasıl olup da bunu başardığını hiçbir yetişkinin anlayamadığı çocuğun ebeveyninin yorgun, bitkin ve bezgin bir şekilde bir köşede eve gitmek için dakika saydığını görebilirsiniz! Tabii ki bu durum nükleer bir örümcek tarafından ısırılmış gibi hareket eden ufaklığın umurunda falan değil…

Aylak Öğrenci

Fark ettiniz mi? Ne zaman tırmanış yapmaya gitseniz, orada bir grup üniversite öğrencisi görürsünüz. En az 10 kişidirler ama nedense tırmanış yapan sadece iki, üç kişidir. Mutlaka aralarından biri sivrilir; hayır, tırmananların değil, aşağıda çene çalanların! O tip de aslında güya ekibin lideridir, en iyi tırmanıcısıdır, ders almayıp ders verenidir. Ama sadece konuşur, tecrübelerini anlatır; mutlaka o an tırmanmasına engel bir sakatlığı vardır. “Ah, geçen hafta tutunduğum kaya parçası kırıldı, neyse ki son anda tutundum. Ama bileğimdeki tendonlar haliyle biraz zorlandı.” Artık imaj peşinde midir, yoksa karşı cinse karizmatik mi görünmeye çalışıyordur onu ancak ortamı gözleyerek anlayabilirsiniz.

Esneme Ustası

Oradadırlar ama aslında değildirler! Akılları hep başka zaman ve mekandadır. Örneğin üzerlerinde 1992’de yapılmış bir çöl ultra maratonu tişörtü vardır. Sanki gitmiş, görmüş, koşmuş ya da izlemiş gibi o tişörtü giyer. Siz onu tırmanma duvarının orada mistik hareketlerle konsantrasyonunu sağlarken, yoga yaparken ya da vücudunu esnetirken görürsünüz ama o hemen yanındaki “çaylak”a Brezilya’da kayalar arasında sıkışıp, dört gün boyunca sadece kendi idrarını içerek hayatta kaldığı anılarından bahseder. “Yine de şu an bu şehrin ortasındaki yapay duvar yerine o ölüm kayalarında olmak isterdim” der kendini dinleyen yeni yetmeye. Erkeklerin sakallarından sarkan boncuklar olduğundan bahsetmiş miydik!

Yosemite’ye Tırmanan Adam

En azından o tırmandığını söylüyor. Hem de dünyaca ünlü El Capitano duvarına. “Dört ay önceydi. Orada bir hafta kaldım. İnanılmaz anlardı. Çok yakında yine gideceğim” der durur yanına yanaşanlara. Hep o güzel yedi günü ve o muhteşem tırmanışını anlatır. Peki gerçekten gitti mi? Emin olun bunun yanıtını artık kendisi bile bilmiyordur! Yosemite’de El Capitano’ya tırmanışını o kadar anlattı ki artık bunun gerçek mi, yoksa kendisinin bir uydurması olduğunu bile ayrıştıramıyor. Peki gerçekten tekrar gidecek mi? Tabii ki hayır! Adam bir bankanın şubesinde veznedar olarak çalışıyor ve ödemesi gereken anaokulu parası, indirimdeyken aldığı çim biçme makinesi taksitleri ve halı sahada her perşembe futbol oynadığı bir grubu var. Bunların hiçbirini arkasında bırakıp da gidemez!

Ayakkabılarından Şikayet Eden Arkadaş

Tırmanış için gözünüzü kestirdiğin kayaya gittin ve orada ister istemez yeni arkadaşlar edindin! Eh, kaya davetkar olunca bu kaçınılmaz bir durumdur. Birlikte denemeler yaptığınız yeni elemanlar bir süre sonra ayakkabılarından şikayet etmeye mi başladılar; bunu da sorun etme ve onlara kibarca aktiviteyi sonlandırmayı öner. Bu arada tırmanışta ayak parmaklarını nasıl kullanmaları gerektiği hakkında ipuçları da verebilirsin. Pek etkilenmiş görünmüyorlar mı? Sorun yok! Zaten, şu anki dertleri sadece bir şeyler yiyip içmek ve günün fotoğraflarını sosyal medya üzerinden arkadaşlarıyla paylaşmak. “Tamam dostum, birazdan kayaya geri döneceğim” diyerek uzaklaşmış olabilirler. Demek ki güzel zaman geçiriyorlar! Öyleyse kaya da sana kalmış durumda…