Mobilemenu
Profile

Bu Yaz Kamp Yapmak İsteyenlere 5 Taktik

Yaz geldi. Artık önümüzde çok fazla tatil seçeneği var. Ama doğa ile iç içe, hatta doğanın tam kalbinde bir kampa meylettiysek, önceden almamız gereken bazı tedbirler var. Peki, tıpkı Hababam Sınıfı Tatil’de filminde olduğu gibi kamp macerasında sorunlar yaşamak istemiyorsak, nasıl önlemler almalıyız? İşte kamp yapmak isteyenlere 5 tüyo!

Zemine dikkat!

Gideceğiniz yerde çadıra uygun bir alan bulmanız çok mühim. Örneğin, asla çukur olan yerlere kamp kurmamalısınız; çünkü ilk yağmurda sularla birlikte bilinmeze doğru gidebilirsiniz.

Evet, bu meselede en çok dikkate almanız gereken olay yağmur. Yağmurun yağması ile değişecek şartlara uyum sağlayacak bir yere, örneğin düz bir alana çadırınızı kurabilirsiniz. Ama düzlük yeterli değil, aynı zamanda zeminin kuru olmasına da dikkat etmelisiniz; çünkü neme bağlı olarak geceleri zemin ısısı değişebilir, ıslaklaşabilir, o yüzden kuru ve çadır dikilebilir yumuşaklıkta bir yer bulmaya dikkat edin.

Paraya kıyın

Çadır bu işin olmazsa olmazı. Ama yok, kendinize ve cesaretinize güvenip “Ben dışarıda da yatarım!” diyorsanız tulum ile idare edebilirsiniz. Ama amacınız esaslı bir kamp yapmak ise sapasağlam bir çadırınız olması şart.

Çadır alırken kampta geçireceğiniz süreyi dikkate almanız lazım. Eğer bir 1-2 gün idare edecek bir şey arıyorsanız zorlamaya değmez; ama uzun süreli bir konaklama düşünüyorsanız da, iyi bir araştırmanın ardından paraya biraz kıymanız gerekebilir.

Hasbelkader ucuz bir çadır alırsanız ve biraz uygarlıktan uzak bir yerde kamp kurarsanız ilk yağmurda ya da rüzgarda çadırınızın kumaşı sizi yarı yolda bırakıp bütün planlarınızı berbat edebilir. Gece rüzgardan savrulmuş ya da yırtılmış kumaştan sızan yağmurla sırılsıklam olmuş şekilde uyanmak istemiyorsanız risk almayıp en kalitelisinden bir çadır alın.

Hazırlık listeleri yapın

Kampa gitmeden önce, hatta birkaç gün önce “alınacaklar” ve “lazım olacaklar” listeleri hazırlayın. Kamp yapacağınız gün sayısını, bulunacağınız coğrafyanın en yakın kent merkezine uzaklığını ve gece ya da gündüz oluşabilecek sorunlara çözümleri önceden düşünmeniz şart. Mesela, en basitinden, ufak bir ecza çantası bu işin olmazsa olmazı. Enerji veren ama hafif yiyecekler, özellikle kuruyemişleri yanınızda bulundurun. Bir de elbette telefonunuzun hattının o bölgede çekip çekmediğini önceden hesap edin. Hatta mümkünse kampa bir grupla gidin. Böylece dayanışma ile birçok sorunun üstesinden gelebilirsiniz.

Tadında bırakın

Bazen hem hava hem de diğer şartlar size adeta “Buraya çadır kurma” diye bağırır. Öyle anlarda doğayı dinleyin ve kendinize yeni bir rota seçin.

Örneğin, çok rüzgarlı bir noktaya zorla bir çadır kursanız bile gün içinde rüzgarın hızı artarak sizi özellikle gece uykunuzda gafil avlayabilir. Böyle anlarda –ki bu bir başka dikkat etmeniz gereken nokta- yakınınızdaki bir yere, durum daha vahimse otel ya da pansiyona sığının ve geceyi orada geçirin. Sabah nasıl olsa kaldığınız yerden devam edersiniz. Kısacası; doğaya kulak verin. 

Yiyip içtiklerinize dikkat edin

Neredeyse kampçılık ile ilgili tüm film ve belgesellerde vardır. Hiçbir yerde görmemişseniz bile Hababam Sınıfı Tatilde filminde Badi Ekrem’in bilmediği bitkileri yiyip kıvrandığı sahneleri hatırlamanız yeterli.

Evet, sadece o sahneyi bile düşününce kamp yapmak için gittiğiniz yerde önünüze gelen her bitki ya da mantara davranmamanız gerektiğini anlarsınız. Hatta mümkünse emin olduğunuz meyveler dışında yanınızda getirdiğiniz yiyeceklerden başka bir şey yemeyin. Chris McCandless'ın başına neler geldiğini hepimiz biliyoruz değil mi?