Mobilemenu
Profile

Bisikletli Futbol: Cycle Ball

Size bir bisiklet ve bir futbol topu verip, bize bu ikiliyle yapılabilecek bir spor dalı bulun desek? Büyük ihtimalle hayal gücünüzü zorlasanız bile ortaya akıl karı bir spor dalı çıkaramayacaksınız! İnanması güç belki ancak bisikletle futbolu birleştiren böyle bir spor var. Üstelik bu spor yani “cycle-ball” yeni bir spor dalı da değil.

120 yıllık maziye sahip cycle-ball; bisiklet ve futbolseverleri bir araya getiren, tadından yenmeyen bir spor dalı. Bisiklet ve futbol arasındaki bu evlilikten doğan cycle-ball, 1873 yılından bu yana özellikle Avrupa’da kendine has bir kitleye sahip. "Peki, Dünya Şampiyonası bile düzenlenen cycle-ball’dan bizim neden bu kadar geç haberimiz oldu?" diye sorabilirsiniz. Onu da düşündük ve dedik ki: Çoğu kişinin aklı başına ancak futbol sezonu bittiğinde geliyor ve futbol tutkunları ancak o zamanlarda farklı mecralarda eğlence arayışına giriyor. Neyse ki artık elimizin altında olan internet bize bilgiye saniyeler içinde ulaşma şansı tanıyor ve paylaşım arttıkça farklı spor dallarına rastlama ihtimalimiz de artıyor.

Madem artık bu spor dalından haberimiz var, hızımızı almışken devam edelim. Bisikletinize atlayıp bu sporu yapmaya başlamadan önce bilmeniz gereken birkaç minik detay var:

- Bu spor bolca yaralanma ve kazaya sebep olabilir.
- Sporculardan topa vurmak için sadece bisikletlerini kullanmaları beklenir.
- Cycle-ball sporunda kullanımı oldukça zor olan, fren ve serbest tekerlek sistemi bulunmayan, fixie (sabit vitesli) bisiklet kullanır.

 

Nedir bu cycle-ball?

Tam manasıyla bisiklet üzerinde oynanan futbol diyebiliriz. Halk arasındaki adı ise muhteşem top anlamına gelen "Radball".

Nasıl icat edildi?

Bu disiplinin ortaya çıkışı artistik bisikletin fikir babası ve aynı zamanda bu dalda profesyonel bir sporcu olan Kaufmann’ın, köpeği Mops ile yaptığı gösteriler sayesinde olmuş.1893 yılında Alman asıllı Amerikalı Nicholas Edward Kaufmann tarafından bulunan spor dalının ilk Dünya Şampiyonası, 1930 yılında ABD'de düzenlenmiş.

Peki, uyulması gereken kurallar?

İkişer kişiden oluşan iki takımdaki yarışmacılar, fixie bisikletler kullanır. Topun, 2x2 metrelik ceza sahası içinde golü önlemek amaçlı durumlar hariç, yalnızca bisikletle kontrol edilmesine izin verilen bu sporda, kaleci görevinde bulunan ayrı bir oyuncu yoktur. Futbola benzer şekilde cycle-ball’da da serbest vuruş, faul, penaltı gibi kurallar vardır. Yarışmalar yedişer dakikalık iki devre halinde oynanır. Futbolda olduğu gibi devre arasında takımlar kale değiştirir. Oyunlarda kullanılan top 17 cm çapında ve ortalama 500-600 gram ağırlığındadır. Cycle-ball maçları esnasında vücudun herhangi bir kısmının yer ile temas etmesi yasaktır. Kural ihlalleri sonucunda karşı takıma verilen penaltıların ise kaleye uzaklığı 4 metredir.

Dünyadaki en iyi takımlar hangileri?

Çek Cumhuriyeti bu akıl almaz disiplinde dünyanın en başarılı ülkesi. Çek Cumhuriyeti’nin de aralarında bulunduğu; Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Rusya gibi ülkelerde yaygın olan cycle-ball’un en başarılı oyuncuları da, 1965-1988 yılları arasında 20 dünya şampiyonluğu kazanan Çek asıllı Pospisil kardeşler. Kapalı alan bisiklet sporlarının genelinde en aktif ve başarılı ülke olarak ise Almanya gösteriliyor. Bize oldukça yabancı gelen bu dallar Alman bisikletçiler arasında, özellikle de gençler kategorisinde, dış mekan bisiklet dallarından bile daha yaygın.

Peki ya Türkiye cycle-ball’da ne kadar iyi?

Size maalesef kötü bir haberimiz var; Türkiye’de artistik bisiklet ve cycle-ball gibi iç mekan bisiklet müsabakalarının adları dahi bilinmiyor. Ancak işe güzel yanından bakarsanız, eğer cycle-ball size yıllardır aradığınız sporu bulduğunuzu düşündürdüyse, ülkemizde bir ilki başararak tarih kitaplarında yerinizi alabilirsiniz!