Mobilemenu
Profile

Dağ Bisikletini Sevmek İçin 5 Sebep

Dağ bisikleti, bir başlayanın bir daha kolay kolay bırakamadığı sporlardan biri. Peki, bu sporu diğerlerinden ayıran ve bir tutku haline gelmesini sağlayan şey ne?

Bazı insanların dağ bisikleti sevgisi tüm hayatlarının seyrini değiştirecek noktaya gelebiliyor. Yaşamlarının merkezine bisikleti alan insanların daha mutlu olduğu zaten bilinen bir şey. Ama bu sevgiyi bir de doğayla birleştirip dağ bisikletine yönlendirince ortaya adeta yeni bir yaşam biçimi çıkabiliyor.

Biz de dağ bisikletini sevme sebeplerini araştırdık ve ortaya 5 madde çıkardık.

Takıntılar

Elbette, aslında dağ bisikletini sevmek için ilk sebep olarak “bisiklet” diyebilirdik. Ama bunu tek başına söylemek yeterli değil çünkü bu işin boyutları “Bisikleti seviyorum ya, pedallar falan...” durumunun epey ötesinde.

Bir kere en başta takıntılar devreye giriyor. Bisikletine evladıymış gibi davranma, malzeme ve aksesuarlar konusunda titiz, fren sesinin derecesine dahi takıp her şeyi dört dörtlük yapma arzusu bu tutkunun saplantıya devredilmiş hali gibidir. Ama burada elbette kötü anlamda değil, sevgiyle beslenen bir saplantıdan bahsediyoruz. Sonuçta bisiklet artık hayatınızın odak noktasıdır ve her şeyi ona göre ayarlamakta bir sıkıntı yok.

Köşeler ve Rampalar

Bu ikisini ayırmamız şart. Çünkü her ikisi de başka aksiyonlar vadediyor. Eğer bisikletiniz ile biraz şov yapma, aksiyona dalma peşindeyseniz rampalar sizin istikametinizdir. Fazla tehlikeye yer bırakmadan gönlünüzce onları aşabilirsiniz. Hatta o rampalarda kendi çapınızda şov da yapabilirsiniz

Ama köşeler… Köşeler profesyonellerin tutkusudur. Bir yamaç dönüşü ya da tam daire dönüşler… Saatlerce pedal sallayıp hepsini aşmak, hatasız aşmak “Alem buysa kral benim” duygusu yaratır ki, dağ bisikletinde bu seviyeye ulaşmak hayli çaba ve zaman ister. Ve eğer bunu başardıysanız artık sizden daha mutlu bir dağ bisikletçisi yoktur.

Bu ikisinden hangisini seçtiğinizin bir noktada önemi kalmaz çünkü her ikisi de dağ bisikletini sevdirme potansiyeli olan şeylerdir.

Yokuşlar ve Yarışmalar

Eğer dağ bisikletine ikinci kaynaklardan yani televizyon ya da internetten ulaştıysanız ilk "zehri" yarışma görüntülerinde alırsınız. Zorlu yokuşlarda inanılmaz bir mücadeleye girişen dağ bisikletçileri imkansızı başarırken verdikleri ilhamla “Ben de yapabilir miyim acaba?” düşüncesini doğururlar. Bu da her şeyin başlangıcıdır zaten.

Elbette profesyoneller kadar iyi olmanız ve her şeyi hemen yapabilmeniz imkansız ama eğer başlangıç için bir motivasyon arıyorsanız ekrandan bile gördüğünüzde dağ bisikletine aşık olmanızı sağlayacak görüntülere şahit olursunuz. Örneğin birçok dağ bisikletçisi için tutkunun başlangıcı FMB Dünya Turu ve Crankworx Festival gibi ünlü etkinlikler olmuş. Dağ bisikleti ile orada tanışıp bu işe gönül verenlerin sayısı hiç de az değil. İlk görüşte aşk dedikleri bu olsa gerek...

Keşfetmek

Dağ bisikleti yaparken yolun sizi nereye götüreceği bazen belli olmaz. Örneğin ilk kez çıktığınız bir parkurda yolları karıştırıp bambaşka yerlere sapabilir ve müthiş bir keşfetme duygusuyla pedal çevirmeye devam edebilirsiniz.

Tabii ki, kaybolmak bazen korkutucu olabilir ama kısa bir parkurda “Nasıl olsa yol beni bir yere götürür” diye düşünmek rahatlatıcı olabilir. Böylece saf bir merakla hayatınızda belki de hiçbir zaman görmeyeceğiniz güzelliklere dalabilirsiniz. O yüzden ustaların da dediği gibi “Sen pedallarını çevir, yol seni bir yere götürecektir” mottosuna sahip çıkmak önemli.

Tabii, bir de defalarca önünden geçmenize rağmen daha önce dikkatinizi çekmemiş harika bir patikayı yıllar sonra fark etmek gibi can sıkıcı şeyler de olabilir. Ama yine de, her seferinde keşfetme isteği bu işin en tutkulu yanlarından biri. Hiç kaybolmaması gerekir.

Yıldızlar…

Bir kahramana hep ihtiyaç var. Özellikle de sporda. Herhangi bir sporcuyu ele alın. İlk kahramanları kimdi?

Cevap basit: Yaptığı sporun efsanelerinin posteri ile büyüyen çocuklar her zaman onlar gibi olmaya çalışırlar. Dağ bisikletinde de değişen bir şey yok. Joe Barnes ya da Curtis Keene gibi bisikletçiler de birçok çocuğa ilham verip bu sporu geliştiriyorlar. Bir kahraman her zaman bir tutkuya kaynaklık edebilir.