Mobilemenu
Profile

Doğada Başınıza Gelebilecek İlginç Olaylar

Muammer Özdayıoğlu anlatıyor:

“2005 yılında Artvin-Borçka yakınındaki Karagöl kıyısında, tam orman bitiminde çadırımı kurdum. Gündüz mangal yapanlar gidince yapayalnız kalmıştım. Gecenin 2’sinde, ağır olduğu çıkardığı sesten belli olan bir hayvan gürültüsü ile uyandım ve ne olduğunu anlamaya çalıştım. Bu büyük bir ayıydı! Koklaya koklaya çadırın çevresinde dolaştı, belli ki yiyecek arıyordu.  Yiyeceklerimi koyduğum poşetin ağzını sımsıkı kapatmış olduğumdan, kokuyu alamayınca ayrıldı. Gündüzden kalan kemikleri yediğini daha sonra suya girdiğini duydum. Ayı uzaklaşınca uyumaya devam ettim. Ertesi sabah çadırımı orman içine doğru giden dar bir patika ağzına yani onun yolu üzerine kurmuş olduğumu gördüm. Çadırı 50 metre kadar ileri taşıdım ve orada 3 gün daha kalarak doğal güzelliklerin keyfini çıkardım. Doğayı sevmek içindekileri de sevmek demektir!”

Atilla Gökhan Duruhan anlatıyor:

“Likya Yolu’nda 15 gün tek başına yürümek gibi mükemmel hayallerimden birini hayata geçirirken, Fethiye’nin tarihi yerlerini gezdikten sonra hava kararmaya başladığında Kayaköy’deki bir tarlada çadır kurdum. Çadırıma girdim ve günün yorgunluğunu atmak için uyumaya hazırlanırken belirli aralıklarla bir nesnenin yere çarpma seslerinin geldiğini duydum. Tok bir sesle “Kim var orada?” diye seslendim ve artist gibi çadırdan çıkıp sağa sola fener tutup sesin nereden geldiğini anlamaya koyuldum. O tuhaf sesler sabaha kadar defalarca devam etti ve ben defalarca uykumu bölüp o sesin kaynağını anlamaya çalıştım. Bölünen uykum berbat bir hal aldı, sabah olunca çadırımdan çıkınca gerçekler ortaya çıktı. Tarlanın yanındaki incir ağacında oluşan incirler kendi kendine toprağa düşüyor ve o ilginç sesi oluşturuyormuş!”