Mobilemenu
Profile

Doğayla İç İçe Tatil Yapılacak 5 Yer

Doğanın kucağında vakit geçirmek her geçen gün zorlaşıyor. Tatil beldeleri huzurdan çok gürültünün merkezine dönüşürken, biz de dünyada hala doğallığını ve sakinliğini koruyan yerleri hatırlamak istedik.

Glacier National Park, ABD

Tam 41 bin 101 km²’lik bir alana yayılan bu dünyanın en büyük doğal parkı ABD’nin Montana eyaletinde bulunuyor.

11 Ekim 1910’da açılan park o gün korunduğu doğal haliyle günümüze kadar ulaştı. İçinde birçok göl, orman ve dağ bulunduran Glacier National Park size mükemmel bir tatil vadediyor. Bir oksijen cenneti işlevi de gören, etrafında bulunan ve sayısı bilinçli olarak az tutulan oteller ile turistleri de ağırlayan bölge dünya mirası listesine ilk giren yerlerden biri.

Sinema tarihinde de önemli bir yeri olan Glacier National Park, Stanley Kubrick’in unutulmaz filmi The Shining’in de açılış sahnesine ev sahipliği yapmıştı.

Waterton National Park, Kanada

Kanada'nın Alberta eyaletinde bulunan park 505 km²’lik bir alana yayılan bir doğa harikası. 1895 tarihinde kurulan ulusal park dünyanın en eski doğa parklarından biri.

Waterton National Park, ABD'nin Montana eyaletindeki Kalispell şehri yakınında bulunan Glacier Ulusal Parkı ile birbirine birleşik ve kardeştir. Ve bu iki birleşik park bir araya gelip dünyadaki ilk uluslararası barış parkı olmuş. Kanada hükümeti parkı görmeye gelenlere birçok farklı konaklama seçeneği sunuyor.  Kısacası, bütçenize göre bu doğa harikasını deneyimlemeniz mümkün.

Tüm yıl açık olan bu park size adeta “Gel dünyaya biraz ara ver, birkaç gününü de cennette geçir” diyor. Olağanüstü manzaraya sahip gölleri, ağaçları, dağları ve doğal canlılarıyla bu mükemmel park size doğanın başucunda, hayatınızın en iyi tatilini vadediyor.

Korčula, Hırvatistan

Adriyatik Denizi'nde, Hırvatistan'a bağlı bir ada olan Korcula, etrafı surlarla çevrili otantik bir şehir. 47 kilometrelik bir alana yayılan ada doğa ile iç içe, sakin bir tatil geçirmek isteyenler için ideal yerlerden biri.

Tam bir ortaçağ kenti olan ada şahane balıkçı köyleri, el değmemiş koyları ve bütün otantikliğiyle dünyada huzur bulacağınız ender yerlerden biri.

Korcula, özellikle el değmemiş ve keşfe açık sahilleriyle tanınıyor. Eski Korcula şehrinde Banje, Zakrjan, Luka Sveti Nikola, Ispod Duvana, Sveti Nikola plajları yer alıyor. Ve her biri eski şehrin otantikliği ile tarihle iç içe anlar vadediyor.

Şehrin biraz daha dışına çıktığınızda ise bir bisiklet kiralamanız şart. Zaten adada yapabileceğiniz en iyi spor da bu! Lumbarda sahiline bisikletinizle ulaşıp tertemiz kumsalı deneyimleyebilir, dilerseniz dönmeyip akşamınızı küçük pansiyonlarda yasemin kokuları içinde ağaçlar ve denizle iç içe geçirebilirsiniz.

Eolie Adaları, İtalya

Sicilya’nın kuzey kıyısında bulunan bu adalar topluluğu Lipari Adaları olarak da biliniyor. Tamamı volkanik olan bu adalar topluluğu sırasıyla Alicudi, Filicudi, Vulcano, Lipari, Salina, Panarea ve Stromboli’den oluşuyor.

UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan adalara Messina yakınındaki Milazzo’dan, deniz otobüsüyle ulaşılıyor. Bunun dışında bölgeye ulaşım olanakları oldukça kısıtlı. Bazı adalarda yanardağlar hala aktif. Ve özellikle Temmuz-Ağustos aylarında turist sayısı artıyor ve insanlar aktif hale gelen volkanları izliyor.

Bizim bu adalar içindeki önerimiz ise Alicudi. Diğerlerine nazaran çok daha sakin ve kendi halinde olan adada motorlu taşıt kullanmak yasak. Ada içi ulaşım eşeklerle yapılıyor. Sadece ağaçlar, deniz ve güzel yemeklerden ibaret olan olan ada o kadar küçük ve sakin ki sadece bir tane otel yapılmasına izin vermişler.

Eğriboz Adası, Yunanistan

Yunanistan’ın en büyük ikinci adası olan Eğriboz, Yunan adaları içinde en az popüler olan ve biraz da bu sebeple sessiz sakin ve el değmemiş bir yer. Büyük bir ada olduğu için yerleşim yerleri dışında da gidip keşfedilecek birçok bölgeye sahip.

Ada, coğrafi olarak bağlı olduğu Yunanistan’dan Eğriboz Boğazı ile ayrılarak yekpare bir alanı mesken tutar. Uzun, dar bir denizatı biçiminde olan Eğriboz, her türlü doğa sporunu yapabileceğiniz sıradağlar, tarihi bir yolculuğa çıkabileceğiniz arkeolojik alanlar ve elbette doğanın kucağındaki tertemiz sahilleriyle adeta dünyadaki cennete ait gibi duruyor.

Ulaşımın Türkiye’den de epey kolay olduğu adaya özellikle Eylül-Ekim arasında giderseniz oldukça sakin ve huzur verici bir tatil yapabilirsiniz. Ama yaz aylarında da gitseniz benzerlerine göre oldukça sakin olan ada size her mevsim doğanın kucağında huzur dolu anlar vadediyor. Mutlaka bir araba kiralayıp adanın saklı güzelliklerini de keşfetmenizi ve küçük pansiyonlarda konaklamanızı da bölgeye giden tüm tatilciler öneriyor.