Mobilemenu
Profile

Dünyamızın Dipsiz Kuyuları

İnsanoğlu, tarih boyunca en çok gökyüzünü ve uçma duygusunu merak etmiştir. Gök kubbe dışında büyük merak uyandıran diğer mekânlar ise yerin en dip noktaları olmuştur. Mağaralar kısmen de olsa bu merakı giderebilmesi nedeniyle çözülesi yerler olmuş ve araştırmalarda ön planda tutulmuştur.  Yine de mağaraların gizemli dünyasını tam olarak keşfedebilmiş değiliz. Belki bizi mağaralara çeken şey de bu gizemli dünyanın yarattığı merak duygusudur. Mağaraların farklı dünyasına küçük bir yolculuğa ne dersiniz? İşte dünyadaki en etkileyici, bir o kadar da korkutucu ve tehlikeli sualtı mağaraları... 

Jacob Kuyusu (Teksas/ABD)

Nam-ı diğer dipsiz kuyu. Şu ana kadar dokuz dalgıcın hayatına mal olan Jacob Kuyusu, yine de yaşattığı heyecan dolayısıyla insanların yoğun ilgisine maruz kalıyor. Bu riski almaya değer mi dersiniz?  

Orda Mağarası (Ural/Rusya)

Yakın bir tarihte Rus dalgıçlar tarafından keşfedilen Orda Mağarası, dünyanın en büyük ikinci sualtı mağarası olma özelliğine sahip.  Suları dondurucu derecede soğuk olan mağarada yüzmek cesaret istiyor. Ama nefes kesici berraklığı profesyonel dalgıçları bu dipsiz kuyuyu keşfe çağırıyor. Dehlizleri 5 km’yi bulan Orda’nın suları o kadar berrak ki dalgıçların 45 metre önlerini dahi görebilmeleri mümkün.

Altınbeşik Mağarası (Antalya/Türkiye) 

Dünyanın en büyük üçüncü sualtı mağarası olan Altınbeşik,  senede 20 bin turist tarafından ziyaret ediliyor.  Şu ana kadar 4,5 km içeriye girilebilen mağaranın tam olarak ne kadar uzunluğa sahip olduğu ise hala bilinmiyor. Ziyaretçilere yönelik giriş kısmında tekne ve bot turları düzenlenen mağaranın daha derinlerine ilerlemek ise oldukça riskli. Malum mağaranın hiçbir yerinde çıkışı gösteren bir tabela bulunmuyor! Bu iş için ciddi mağaracılık eğitimi ve deneyimi gerekiyor.

Puerto-Princesa Yeraltı Nehri (Filipinler)

İsveçli bir araştırma şirketinin toplamda 100 milyon kişinin katıldığı ankette dünyanın “Yeni 7 Doğa Harikası”ndan biri seçilen 8,2 km uzunluğundaki Puerto-Princesa Nehri, özgün bir ekosisteme sahip. Ona yer altındaki orman da diyebiliriz. Kendine özgü bitki çeşitliliği, ağaçları, sarkıtları, dikitleri, nehri ve hayvanları ile bambaşka bir dünya… Doğu Çin Denizi’ne bağlanan nehrin sonuna kadar gidebilmek ancak profesyonel bir ekibin başarabileceği türde bir serüven.

Skocjan Mağaraları (Slovenya) 

Tarih boyunca insanlar tarafından yaşam alanı olarak kullanılan Skocjan Mağaraları, bizi yine bambaşka bir ekosisteme davet ediyor. Arkeolojik kazılar sonucunda mağarada Tunç ve Demir Çağı'na ait bulgulara rastlandı ve antik Yunan mimarisinden esinlenerek inşa edilmiş bir tapınak keşfedildi. Bu sebeple; tarihi, kültürel ve iklimsel araştırmalar için anlamlı bilgiler sunan değerli bir dünya Skocjan: 140 metre yüksekliğinde 10-60 metre genişliğindeki yeraltı su kanalları…  En büyüğünün içinde tam 2.2 milyon metreküp su bulunan 3,5 km uzunluğa sığabilmiş onlarca su odaları… Tüm bu özellikleriyle, fazlasıyla görülesi bir dünya Skocjan. Tabii rehber eşliğinde ve fazla açılmadan…