Mobilemenu
Profile

Dünyanın En Tehlikeli 5 Hiking Parkuru

Eğer maceraperest bir hiking insanıysanız, yükseklik korkunuz yoksa ve dengede durma kabiliyetinizden eminseniz şimdi bahsedeceğim bu beş parkur, birinin adı Ölüm Gezintisi (Hike of Death) olsa bile, ilginizi çekebilir. Bu parkurlar dik, korkutucu, gizli tehlikelerle dolu fakat aynı zamanda büyüleyici. Bu parkurların hiç biri parkta yürümeye benzemiyor.

1. Huashan Dağı Uçurum Patikası, Çin Bir macera gezileri yazarı olan Robin Esrock aldığı bir emailin içinde zorlu uçurum patikasının bir fotoğrafını gördükten sonra merakı tavan yapmış ve kendini bu patikayı deneyimlemek zorunda hissetmiş. Esrock, Youtube’da yayınladığı videosunda bu resimin gerçek olup olmadığını anlamak için buradayım ve sizi temin ederim ki bu resim gerçek diyor.

Çoğunlukla dünyanın en tehlikeli parkuru olarak nitelendirilen uçurumun kenarındaki nefes kesici parkurda dimdik bir yamaca tutturulmuş tahtalar bulunuyor. Huashan Dağı’nın Güneyindeki doruğundaki bu parkur yaklaşık 61 metre uzunluğunda 601 metre yükselikte. Yamaca tutturulmuş bu tahta patikaya ulaşmak bile için insanın birçok basamağı çıkarak ciddi bir efor sarfetmesi gerekiyor. Dağın 2.155 metre yükseklikteki güney doruğunun yüzyıllar öncesine uzanan dini bir geçmişe sahip. En tepede bir tapınak da mevcut. Huayin şehrinin yakınlarındaki bu tapınağa Xian’dan (Çin) iki saatlik bir otobüs yolculuğunun ardından ulaşmak mümkün. Parkurun girişinde bir işletmeci parkur boyunca döşenmiş bir hatta bağlanabilmeleri için parkura başlayacaklara emniyet kayışı temin ediyor. Fakat Figo Fromage isimli bir cesur yürek zorlu patikayı tüm tehlikesine ragmen emniyet kayışı olmadan geçti ve bu aksiyonunun videosunu çekti.

2. El Caminito Del Rey, İspanya El Caminito del Rey kralın minik patikası demektir. Bu patikaya aynı zamanda Camino del Rey yani Kral’ın patikası da deniyor. Bu patikanın inşası 1901’de başlayıp 1905’te tamamlanmış. İnşa edilmes nedeniyse Chorro ve Gaitanejo şelalerindeki hidro elektrik santrallerinde çalışan işçilerin şelaler arasında ulaşımı gerçekleştirmeleri ve malzeme taşıyabilmeleri için bir yaya yoluna ihtiyaç duymaları. Patika yaklaşık 95 cm genişliğinde ve nehir seviyesinden 107 m yükselikte. İsmi 1921’de Kral XIII. Alfonso Conde del Guadalhorce barajının açlışı sırasına bu patikada yürüdükten sonra verilmiş. Bu gün bu patikada yürüyüp yürümeyeceği şüpheli. 100 yıl önce yapılmış fakat bakıma alınmamış pek çok yapı gibi bu patika da harap durumda. Neyse ki İspanyol devleti 2014’te bir restorasyon projesi başlatmış.

3. Taghia, Fas 2013’te Newsweek’teki bir makalede (buradan ulaşabilirsinizTaghia’nın Kuzey Afrika’nın Yosemite’ı ve aradaki farkın sadece Tahia’nın çok tenha olması olduğundan bahsediyordu. Yosemite’ı yılda 4 milyon kişi ziyaret ederken Atlas Dağları’nın yükseklerinde ücra bir köy olan Taghia yılda sadece 500 ziyaretçi alıyor. Trekkingciler için dağlar ve kanyonlar çok dik ve hataları affeder nitelikte değil. Newsweek’ten Alex Lowther makalesinde şöyle yazıyor; “Su tepelerde kıt. Patikalar uçurumların kenarında ve yanlış bir adım aynı bir bez bebek gibi seke seke korkunç bir şekilde düşmek anlamına geliyor. Dağlarla bu kadar içiçe bir parkur ufak kazaların bile çok ciddi sonuçlar doğurmasına neden olabilir. Tırmanışçılar için basit olan hemen hemen hiçbir şey yok. Tırmanıştan keyif alabilmeniz için rating’i 5.10’un üzerinde olan uzun rotalarda yol alabilecek kadar deneyimli olmanız gerekiyor. Atlas Kültürel Maceralar’dan (Atlas Cultural Adventures) Kristoffer Erickson Zawiya Ahansal yakınlarında yaşıyor ve Taghia hiking parkurunu ziyaret eden gruplara rehberlik yapıyor. Erickson şöyle diyor; “Bu parkur son on yılda ciddi manada gelişim gösterdi. Başlangıçta yamaçlarda iniş ve çıkışları kolaylaştırmak için kayaların arasındaki çatlaklara sıkıştırılmış meşe ve ardıç tomrukları ve taş yığınları vardı. 2006’ın ilk baharında Fransız Dağcı Klübü eminiyet kabloları döşedi. 2006’ın son baharında da ben ve diğer North Face sporcuları emniyetli geçişleri sağlamak üzere parkurun bazı yerlerine zincir ekledik. Bu parkur Oujdad dağının etrafından dolanan yolun bir parçası. Ön plana çıkan bir kaç pastoral bölge bu parkurun oluşturulmasının arkasındaki temel neden aslında. Şelaler bir kaç yerde aşağıdaki kanyonu kesintiye uğratıyor. Kanyondan yukarılara uzanan taş duvarlar pek çok yerde 800 metreleri buluyor. Emniyetli geçiş için yapılan çalımalardan önce malesef bir kaç çoban dik ve kaygan yamaçlardan aşağıya düşerek hayatını kaybetmişti.

4. Maroon Bells, Kolorado Maroon Zirvesi (4.314 m) ve Kuzey Maroon Zirvesi’nden (4.272 m) oluşan ve Aspen’e çok yakın olan Maroon Bells’in (Maroon Zilleri) Kolorado’daki en çok fotoğraflanan yer olduğu söylenegelir. Ayrıca parkurun girişindeki ABD Orman Hizmetleri’nin tabelasında buradan Ölümcül Ziller olarak da bahseder ve burayı bayır aşağı, gevşek, çürümüş ve dengesiz bir yer olarak tanımlayarak Maroon Bells uyarı vermeden ölüme yol açar der. HikingInTheRockies.com Kuzey Maroon’daki bir katedişi detaylandırır ve der ki; “Yamaca geldiğimizde esas iş başladı, batonları kaldırıp kasklarımızı giydik. Uzun, tehlikeli, zihinsel, fiziksel ve teknik olarak çok zorlayıcı 11 saatlik bir hike idi.”

5. Huayna Picchu, Peru Huayna Picchu (veya Wayna Picchu da denir.) Peru’daki kutsal vadinin üzerindeki bir dağ yamacında yer alan Inka’ların kayıp şehri Machu Picchu’ya yaklaşık 360 m yukarıdan bakan bir tepedir. Burada eski zamanlardan kalma bir merdiven 1,6 km’lik bir mesafe katederek 305 m yukarıya tırmanmaktadır. Dik ve tuzaklarla dolu olduğundan bazılarınca bu tırmanışa ölüm tırmanışı denmektedir. Yaklaşık bir saatlik tırmanışın ödülüyse muhteşem bir Machu Picchu manzarasıdır.