Mobilemenu
Profile

Dünyanın En Tehlikeli 5 Sporu

Mağara Dalışı

Dışarıdan bakınca aslında dalışın kendisi bile zorlu bir aktivite. Öncesinde eğitim almanız, tehlike anlarında ne yapmanız gerektiğini öğrenmeniz lazım. Derinlik arttıkça artan tehlike ya da aşağıda pek karşılaşmak istemeyeceğiniz nahoş deniz canlıları ile temas etmek… Hepsi öncesinde bir eğitimi gerektiriyor.

Hal böyleyken meydan okumayı artırmak için dalışa bir de mağara gezisi eklemek gerçekten de cesaret istiyor. Mağaraların içinde keşfedilmemiş bölgelerde neyle karşılaşacağınız daha da meçhul. Üstelik su sıcaklığı hiç beklemediğiniz bir anda artıp azalabiliyor. Ha bir de elbette keşfedilmemiş yerlerde keşfedilmemiş canlılar da olabiliyor ve onlar da ilk kez karşılaştıkları insanlara pek iyi davranmıyor. Kaybolan yollar, dar geçitler ya da geri dönülmeyen derinlikler… San Marcos merkezli bir kurtarma ekibinin yaptığı bir araştırmaya göre 1960’tan bu yana mağara dalışı sırasında çeşitli sebeplerden yaklaşık 500 insan hayatını kaybetmiş. Eh, bu istatistik de “dünyanın en tehlikeli sporları” listesinde mağara dalışını hep en üstte tutmaya yetiyor.

Heli-Skiing

Kayak yapmayı seven birçok insan bulabiliriz. Ama bu işi ekstrem boyutlara taşıyanlar da var. Heli-skiing branşı el değmemiş ve epey yüksek tepelerde kayak yapma macerasını vadediyor.

Heli- skiing yani helikopter kayak olarak da bilinen bu branşta en tepedeki el değmemiş, halı gibi karların üstüne kayakçılar bir helikopter vasıtasıyla bırakılıyor ve o saatten sonra olay biraz şansa kalıyor.

En büyük tehlike elbette çığ düşmesi. İlk olarak 1950’de Alaska’da denenen bu spor günümüzde de birçok hayrana sahip fakat maalesef kayak branşları içinde sakatlık ve ölümün de en çok yaşandığı dal olarak dikkat çekiyor. Ki hayatını kaybedenler arasında eski Walt Disney başkanı dahi var.

Rodeo

Televizyonlarda da sık sık rastladığımız rodeo da görüp görebileceğiniz en tehlikeli sporlardan biri elbette. Uluslararası turnuvası da olan ve kovboylardan günümüze kalan bir miras olan  rodeoda amaç vahşi boğaların üstünde düşmeden en uzun süre durabilmek. Bu amaçla kimi zaman hayatını bile tehlikeye atan rodeocular bir geleneği sürdürürken epey zor anlar da yaşıyorlar.

Ağırlığı iki tona yakın olan boğalara meydan okuyan bu insanlar, boğanın üstüne çıkmadan önce bir “sorumluluk bende” anlaşması da imzalıyorlar. Aksi takdirde yarışmaya kabul edilmiyorlar.

Büyük Dalga Sörfü

Sörf her zaman eğlenceli bir spor değil. Dalgalar bazen umulandan daha büyük olur ve işler biraz tatsızlaşabilir. Özellikle Hawaii ya da Güney Afrika’nın bazı bölgelerinde dalga boyları Hollywood kıyamet filmlerinde özel efektle yaratılmış olanlardan bile korkunç boyutlara ulaşabiliyor.

Ama elbette bu dalgaların peşinde birçok sörf tutkunu da var. Onlar yılın belirli zamanlarında dünyanın dört bir yerindeki dalga boylarını takip ediyor ve en yükseğine, en zorlayıcı olana gidip ona meydan okuyorlar. Bu meydan okumalar bazen başarıyla sonuçlansa da aşağıdaki videoda görebileceğiniz gibi bazen işler ters gidebiliyor.

Base Jump

Base Jump öyle bir spor ki tehlike olmadan yapmak imkansız. En garanti atlayış bile içinde büyük bir riski barındırıyor. Yüksek bir yerden kendini bırakmak ve yere yaklaşınca paraşütü açmak… Bu kadar kolay tanımlayabiliriz ama yapmak gerçekten de yürek istiyor.

90’lı yıllarda popülerleşen ama şu an tam bir çılgınlık boyutuna ulaşan bu sporda artık selfie de icat olduğu için atlayışçılar tüm deneyimi saniye saniye kaydedip milyonlarla paylaşıyor. Bazen yüksek bir binadan, bazen köprüden, bazen meşhur bir şelaleden bazen ise dünyanın en büyük gökdeleninden... Onlar atladıkça bizim de izleyici olarak kalp atışlarımız hızlanıyor.

Kaynak: Listverse.com