Mobilemenu
Profile

Efsanevi Rotaları Yüzyıllar Sonra Yeniden Geçtiler

Maceracılar yüzyıllardır dünyanın birçok yerini keşfe çıkıyor. Bazen bir meydan okumaya dönüşen bu keşiflerin ölümle sonuçlandığı bile olmuş. Fakat yeni teknolojiler, haritalar ve diğer gelişmelerle atalarımızın keşfederken büyük zorluklar yaşadıkları yerleri birkaç saatte kat edebiliyoruz.

Tabii bir de “deneysel maceracılar” var. Onlar yüzlerce yıl önce efsanevi serüvencilerin geçtiği rotaları hiçbir hileye başvurmadan, eski zaman şartlarında geçiyorlar. Bazen soğukta ölüm tehlikesi yaşayıp, bazen de sıcakta kavruluyorlar. Tek istedikleri ise eski maceracılarla özdeşleşen bu imkansız rotaları kah koşarak, kah yürüyerek, kah kanoyla geçmek. İşte tarihi rotaları yüzyıllar sonra yeniden geçen o maceracılar.

Avustralya Rotası

Avustralya’yı kuzeyden güneye ikiye bölen bu tarihi rota tam 3 bin 250 kilometre. Melbourne’dan başlayıp Carpentaria Körfezi’ne kadar da sürüyor. Dave Phoenix, 19. yüzyılda yaşayan Burke ve Wills adlı efsanevi maceracıların geçmeye çalışırken hayatını kaybettiği bu inanılmaz rotayı yeniden çizdi ve yola çıktı.

Avustralya’nın 50 dereceyi bulan sıcaklığı ve bu sıcaklığı daha da yüksek derecede hissetmenizi sağlayan nemiyle ünlü yol boyunca size eşlik eden bataklıklar, sivrisinekler ve yabani canlılar var. Rüya gibi değil mi!

Dave, Burke ve Wills’ten farklı olarak Aborjinlerden yardım aldı ve bu inanılmaz rotayı bazen koşarak, bazen ise günlerce yürüyerek geçmeyi başardı. Dave Phoenix’in yanında bir de köpek vardı. Adını Burke ve Willis’in öldüğü Cooper Creek bölgesinden alan, Cooper isimli köpek bu uzun yolculukta Dave’in en büyük yardımcısıydı.

Amerika, Missouri Nehri Rotası

Bu kez Amerika tarihine dalalım. Kuzey Amerika’nın keşfinde çok önemli rol oynayan tam 6 bin kilometrelik bir rota var. Efsanevi kaşifler Lewis ve Clark bu rotayı 1800’lü yılların başında geçmiş hatta yolculuğun yarısını bir kano içinde, su üstünde geçirmişlerdi.

St. Louis’den Pasifik okyanusuna kadar giden bu rotada 2013 yılında yeni bir maceracı vardı:  Janet Moreland. Alabora olma tehlikesinin baş gösterdiği bu zorlu rotayı tıpkı Lewis ve Clark gibi geçmeye karar veren Moreland, tam 4 bin kilometrelik Missouri Nehri’ni kanosuyla geçti ve bununla yetinmeyip geri kalan 2 bin kilometreyi ise bazen yürüyerek, bazen ise bisiklet ve kayak kullanarak katetti.

Bu aynı zamanda Janet Moreland’e bu rotayı geçen ilk kadın maceracı unvanını da verdi. Günde ortalama 8 saat ilerleyen Moreland, yedi ayın sonunda amacına ulaştıktan sonra Lewis ve Clark’a bir selam çakmayı da ihmal etmedi.

Antarktika, Güney Kutbu rotası

Bu kez Kaptan Scott ve ekibinin 20. yüzyıl başlarında “dünyanın en zorlu rotası” olarak bilinen Güney Kutbu rotasında yaptıkları ve maceranın bitimine bir gün kala hayatlarını kaybettikleri yolculuğun anısına yapılan bir seyahate bakalım.

Antarktika’da bulunan ve yaklaşık 3 bin kilometre süren Güney Kutbu yolu sürekli bastıran tipileri ve hiçbir şekilde yiyecek bulamayacağınız buzdan ibaret yolları ile biliniyor. Ve bu rotada Kaptan Scott ve ekibinin hayatını kaybetmesi ciddi bir buhrana sebep olduğu için maceracılar ancak 100 yıl sonra aynı rotaya adım atmaya karar verebildi.

2014’ün başlarında Ben Saunders ve Tarka L'Herpiniere adlı iki maceracı 2 bin 888 kilometrelik ve ortalama -46 derecelik bu rotayı inanılmaz zorluklara rağmen geçti. Hipotermi ve açlık nedeniyle ölümün kıyısına kadar gelen ikili neyse ki hayatta kalarak 100 yıl sonra efsanevi maceracıların anısını yad ettiler.

Mısır, Nil Rotası

150 yıllık bir macera. Evet, 19. yüzyıldan beri birçok kaşif Nil boyunca keşfe dalmış ama 6 bin 500 kilometrelik rotayı bitirebilen olmamıştı. Ta ki Levison Wood birkaç yıl önce çıkıp gelene kadar.

Nil Nehri’nin doğduğu Ruanda’dan Mısır’da denize döküldüğü Akdeniz kıyısına kadar süren bu parkurda bolca timsah, acımasız askerler ve sıtma tehlikesi var. Birçok kaşif de bu sebeplerle yolculuklarını tamamlayamamış.

31 yaşındaki Levison ise tam 6 ülkeyi geçerek Nil boyunca yürüyen ilk insan oldu.

Kosta Rika, İspanyol işgalcilerin rotası

Tam 470 kilometrelik bu rota bundan 450 yıl önce İspanyol kaşif Juan de Cavallón’un geçip Güney Amerika’yı keşfettiği hattı içinde barındırıyor. Tabii bir farkla; bugün dağ bisikleti profesyonellerinin birkaç günde geçtiği rotayı Juan de Cavallon 20 yılda geçmişti.

Yol üstünde tam yedi kez değişen iklim beraberinde hem hipotermi tehlikesini hem de zehirli böcekleri getirebiliyor. Bugün ise burası dünyanın en zorlu bisiklet parkuru unvanını gururla taşıyor. Her yıl bir kez düzenlenen bu yarışı bitirebilen çok az kişi oluyor.