Mobilemenu
Profile

En Çılgın Bisiklet Yarışı: Megavalanche

Start hakemi elindeki bayrağı hızlıca sallayıp canhıraş bir şekilde kendini yolun kenarına atıyor. Yüzlerce bisikletli son sürat üzerine doğru pedal çevirirken başka bir şansı yok! Üstelik bu adamlar fazlasıyla kaçık! Söyler misiniz hangi akıllı Fransa Alpleri’nin gözbebeği Alpe D’Huez’den 2000 metre aşağıya bisikletle yarışarak inmeye kalkar? Şimdi, normal olmadıklarına ikna oldunuz mu?

İngiliz The Guardian gazetesi, Megavalanche’ı “Dünyanın en çılgın dağ bisikleti yarışı” diye nitelendiriyor. Her yıl yaklaşık 2 bin 700 kadar kişinin başvurduğu, 1400 kişinin 250’şerli gruplar halinde elemelerine katıldığı, her elemeden sadece 25 kişinin asıl yarışta pedal çevirebildiği Megavalanche’ta bisikletçiler Alpe D’Huez’in en yüksek noktası 3300 metrelik Pic Blanc’dan başlayarak 720 metre rakımlı Allemont Vadisi’ne ulaşmaya çalışıyorlar. Bunun için dört gün boyunca antrenman ve elemeler yapılıyor. Megavalanche ayrıca Peru’da ve Madagaskar’ın doğusundaki Reunion Adası’nda da düzenleniyor. Bu parlak fikrin mucidi ise eski bir dağ bisikletçisi olan George Edwards. İlk yarış 1995’te 400 katılımcıyla organize edilmiş.

Standart dağ bisikleti yarışlarında bisikletçiler etap etap kapışırlar ve her birinin en iyi etap dereceleri tutulur, toplamdaki en düşük dereceye sahip yarışmacı birinciliğe uzanır. Megavalanche’da ise yarışmacılar zamana değil, birbirlerine karşı yarışırlar; Allemont’taki bitiş çizgisinden ilk geçen adam ya da kadın o yılın birincisidir. “Mega”, dağ bisikleti dünyasının efsanesidir, enduro yarışlarının kralıdır. En uzun downhill (iniş) yarışı hâlâ odur. Bir buzul üzerinde start alan tek yarış olduğunu ve bisikletçilerin birbirlerini itip kakmalarının mücadelenin bir parçası kabul edildiğini de bilmelisiniz.

“Atmosfer gerçekten büyüleyici” diyor Remy Absalon. Bu yarışı Alpler’de üç, Reunion’da dört kez kazandığına göre kalabalıkta ondan kaçığı yok! “Start anında yarışın bir an önce başlaması için sabırsızlanırsınız. Ama bir yandan da derin bir endişe ve belirsizliğin yarattığı gerilimi hissedersiniz. Eh, buzulun üzerinde, yüzlerce bisikletliyle birlikte, saatte 100 kilometreye yakın hız yaparsanız gerilmeniz normaldir!”

O heyecanlı bekleyişin ardından başlayan yarışın ilk beş dakikası en çok karmaşanın olduğu andır. Havalarda uçan bisikletler, buzulda kayan yarışçılar, birbirine çarpanlar... Zamanla kar ve buz yerini sivri kayalara, gür ormanlara bırakır. Orman içi patikalarda yüksek ağaçların arasından süzülen güneş ışıkları bisikletlilerin gözünü alır; buyurun yeni bir dert daha! Ortalama bir bisikletçi bu yarışı bir saatten biraz daha fazla sürede tamamlarken, rekor 2013 yarışında kırılmış: 38 dakika 28 saniye.

Megavalanche, dağ bisikleti yarışlarının hepsinden daha fazla güç, kondisyon ve dayanıklılık gerektirir. Amatörler de yarışsa da kaza sayısı çok değil. Yarışın organizatörlerinden Cathy Labouyrie “Kazaların çoğu antrenmanlarda oluyor” diyor. “En çok kol kırılmasıyla karşılaşıyoruz! Ama yine de dışarıdan görüldüğü ya da akıllarda yer ettiği kadar tehlikeli bir yarış söz konusu değil. Aldığımız çeşitli önlemlerle riski oldukça aza indirdik.”

Dağ Bisikleti Dünya Şampiyonu Fionn Griffiths “Mega’nın en iyi tarafı herkese açık olması” diyor. “İniş yapmak için öyle çok özel bisikletlere ihtiyacınız yok.” Remy Absalon da “Enduro çok sert, ekstrem bir tür değil. Benim için bir eğlence” diyerek Griffiths’i destekliyor. Mega’yı ise “Dağ bisikletine dair her şey tek bir disiplinde toplanmış” diyerek kutsuyor.

Bir temmuz günü yolunuz Alpe D’Huez’e düşer ve Megavalanche’a denk gelirseniz göreceğiniz manzara şudur: Bisikletlerini park etmeye çalışan insanlar, dizlik ve koruyuculara örtünmüş vücutlar, çamurlu kıyafetlerle dolu bungalovlar, bira içip şakalaşan heyecanlı tipler ve kış uykusundan uyanmış bisikletlerini yağlayan bisikletçiler... Sonra üstünüzden bir helikopter geçecek ve anons yapılacak. “Yarışçılar start çizgisine. Son beş dakika!” Aman başlangıç noktasında dikileyim demeyin. Sizi görmezler bile!