Mobilemenu
Profile

En İyi Mağaracılık Filmleri

The Descent / Cehenneme Bir Adım

Bazıları birbirini tanımayan altı kadın bir mağara keşfi için bir araya gelir. Filmin ilk 50 dakikası bir mağaranın nasıl keşfedildiğini, mağaracıların neler yaptıklarını, hangi ekipmanları kullandıklarını net bir şekilde ortaya koyar. Öyle ki mağaracılıkla ilgilenmeyen filmseverlerin bir kısmı sıkılabilir bile! Sonrasında film bir anda bir spor filminden, korku filmine evrilir ve olaylar gelişir. The Descent insanoğlunun mağaralardaki geçmişine ve belki de o günlerden kalan klostrofobisine farklı bir bakış atmaya çalışan bir film. Belki kimileri filmin ikinci yarısını uçuk kaçık bulabilir ama eskilerin dedikleri gibi olaylar “film icabı” gelişiyor. Tabii filmin mağaracılık sporunu parlattığını söylemek güç! Nedenini izleyince anlarsınız! 

Sanctum

Mağaralar, insanlar için zorlu yerlerdir. Nemli, karanlık, tehlikeli ve bilinmezlikle dolu… Üstelik bunun bir de Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde olduğunu düşünün… İşte Avatar, Terminator, Titanic gibi filmlerin yönetmeni James Cameron’un yapımcılığını üstlendiği Sanctum, böylesine büyük, güzel ama geçilmesi çok zor bir sualtı mağarasında yaşanan aksiyonu beyazperdeye getiriyor. Yaşanan tropikal bir fırtına yüzünden mağaranın derinliklerine gitmek zorunda kalan bir sualtı ekibi yeni bir çıkış ararken ölümcül zeminler, şiddetli sular ve haliyle artan panikle baş etmek zorunda. Esa-ala Mağaraları’nda giderek azalan yiyecekleriyle, labirent benzeri yollardan su üstüne çıkmaya çalışan Frank McGuire ve ekibinin macerası büyük heyecan vaat ediyor.

Cave of Forgotten Dreams / Unutulmuş Düşler Mağarası

Bu kadar korku ve bilimkurgu filmi yeter diyorsanız, mağaracılar sayesinde açığa çıkan kültür ve sanat ağırlıklı bir belgesele göz atıverin. Cave of Forgotten Dreams, gücünü doğadan ve insan doğasından alan filmler çekmeyi en iyi bilen isimlerin başında gelen Alman yönetmen Werner Herzog imzasını taşıyor. Herzog’un ilk ve tek üç boyutlu filmi, insanlık tarihine ışık tutan bir çalışma. Film, Fransa Kültür Bakanlığı’ndan alınan özel izinle 32 bin yıl öncesinden gelen mağara resimlerini sergiliyor. Chauvet Mağarası’ndaki bu resimler 1994’te keşfedildi ve mağara halka kapatıldı. Tabii izni isteyen “Aquirre, Tanrının Gazabı”, “Fitzcarraldo”, “Woyzeck” gibi filmlerin; “Grizzly Man”, “Into The Abyss”, “Encounters at  the End of the World” gibi belgesellerin yönetmeni olunca bütün kapılar açıldı. Bize de “zahmet edip” izlemek düştü…

The Cave

Romanya’da gizemli bir mağarada bir grup bilim adamının araştırmaları filmin konusunu oluşturuyor. Tabii mağaracılığın gereklerini de yapmak zorunda kalan bu uzmanlar pek de bilinmeyen bir ormanda bulunan sualtı mağarasına girip derinlere inmek zorundadır. Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen özel ekip mağaranın içindeyken bir patlama olur ve ekibin geri dönüş yolu kapanır. Mağarada kalan bilim adamları hem yeryüzüne çıkacak yeni bir yol bulmak hem de burada karşılaşacakları yaratıklarla mücadele etmek zorundadır. Evet, bildiniz yine klostrofobik bir atmosfer, yine korku dolu dakikalar!

World’s Biggest Cave

Çok yakın bir zamanda, 1991 yılında keşfedilen Hang Son Doon mağarasında İngiliz mağaracıların yaptığı geçiş, National Geographic Society tarafından bir belgesele dönüştü Vietnam’daki mağaranın büyüklüğü ve yüksekliği lazer ölçme cihazlarıyla yapıldı ve dünyanın en büyük mağarası unvanını aldı. Mağaranın kendine ait bir yağmur ormanı, nehri ve küçük de olsa dağları var! Uzunluğu 6,5 kilometre olan mağaradaki geçiş, nefes kesen görüntülerle izleyicilere aktarılmış.  Gördüğünüz yerde izleyin!