Mobilemenu
Profile

En Tehlikeli 5 Dalış Noktası

Hoş bir yaz tatilinde “Biraz da sualtı manzarası izleyelim” diye düşünerek deniz gözlükleriyle dibe dalmayan yoktur. Bizim bu ufak seyahatlerimiz 3-5 balık ve yosun manzarasıyla son bulurken profesyonel dalgıçlar dünyanın dört bir yanında en derin alanları aramayı seçer. Fakat o derinlikler bazen beklenmedik tehlikeleri de içinde barındırabilir. İşte, karşınızda dünyanın en tehlikeli beş dalış noktası...

Şeytanlar Mağarası, Ginnie Springs, Florida

Küçük Şeytan, Şeytanlar Gözü ya da Şeytanlar Kulağı gibi bölümleri olan bir mağara hayal edin. Yeterince korkutucu değil mi? Burası dünyanın en tehlikeli dalış yerlerinden biri ancak yine de her yıl birçok turist Florida’ya dalış yapmak için akın ediyor.

Mağaranın bir labirente benzeyen iç kısımları sadece profesyoneller eşliğinde gezilebiliyor. Özellikle Şeytan Kulağı bölümü büyük tehlike arz ediyor.  Bu bölümün girişi çok dar ve sıcak su akıntıları büyük problemler çıkartabiliyor. Üç farklı dalış imkanı sunan Şeytanlar Mağarası dalma işine yeni başladıysanız ilk adreslerinizden biri olmamalı.

Andros’un Kara Delikleri, Bahamalar

Bu bölgenin hikayesini de adını da Alman dalışçı Steffi Schwabe’ye borçluyuz. 1999 yılında bölgede bir dalış gerçekleştiren Steffi, içeride olup bitenleri bir kitaba bile dönüştürdü.

Fakat, bu deneyimi herkes yaşayamıyor çünkü bölge sadece bilimsel dalışlara açık ve uzun zamandır "normal" insanların dalmasına izin verilmiyor. Kara deliğin içindeki olağanüstü güçlü akıntılar, milyar yıl öncesinde oluştuğu tahmin edilen derinlikler ve bu derinliklerde oluşan ısı değişimi keyif için dalmaya pek de elverişli değil.

Büyük bir adanın ortasında kocaman bir yüzme havuzu gibi görünen kara delik, mevsimlere göre değişen bir yoğunluğa sahip. Örneğin, kış aylarında azalan sıcaklık derecesi suyun rengini de, akıntıların yönünü de değiştirebiliyor. Bu yüzden bilimsel dalışlara bile yılın sadece birkaç ayında izin veriliyor.

Cocos Adası, Kosta Rika

Dalgıçlar için tehlike arz eden bir başka nokta ise Kosta Rika’daki Cocos Adası. Burası dünyanın en tehlikeli dalış noktası olarak biliniyor. Pasifik Okyanusu’nun 340 mil ötesinde bulunan adanın konumu bu tehlikeyi yaratan bir numaralı neden.

Adanın olduğu bölge bütünüyle köpekbalıklarına ev sahipliği yapıyor. Özellikle de türünün en yırtıcısı olarak bilinen resif köpekbalıklarına. Buna rağmen, olağanüstü önlemler eşliğinde, sınırlı sayıda dalış yapmak mümkün. Dünyanın en güzel sualtı manzaralarından birine sahip olmasının yanı sıra, Cocos Adası; köpekbalıkları, büyük deniz kaplumbağaları ve yunuslar nedeniyle milli park olarak ilan edilmiş.

Mavi Delik,  Kızıldeniz, Mısır

Biraz can sıkıcı ama Mavi Delik “Dalgıçlar mezarlığı” unvanına sahip. Son 10 yılda bu bölge birçok dalgıcın ölümüyle sonuçlanan dalışlara ev sahipliği yapmış. Güvenlik önlemleri yeterli olmadığı için macera arayan dalgıçlar burada bir engel olmadan dalış yapabiliyorlar.

130 metrelik derinliğe sahip olan Mavi Delik aslında ilk 40 metrede size harika anlar yaşatabiliyor. Ancak bu derinlikle yetinmemek hayatınızı tehlikeye attığınız anlamına geliyor! 40 metreden sonra karşınıza çıkacak olan sualtı şelalesine kapıldığınız zaman geri dönüşünüz mümkün olmayabilir. Ayrıca derinlik arttıkça zehirli gaz salınımlarına da maruz kalabiliyorsunuz. Siz en iyisi bu güzel manzaraya uzaktan bakıp tadını çıkarmakla yetinin!

Samae San Deliği, Samae San Adası, Tayland

Tayland Körfezi'nde bulunan Samae San Deliği hala çok popüler ancak birkaç sebepten dolayı tehlikeli bir dalış merkezi. Bu nedenlerden ilki, derinliği. 85 metre derinliğe sahip olan bu bölgeye de sadece profesyoneller eşliğinde dalabiliyorsunuz.

Başka bir tehlike ise bölgedeki güçlü akıntılar. Dalgıçlar için hayati riskler barındıran bu akıntılar siz dipteyken yön değiştiriyor ve çıkış yapmak için su yüzeyine hareket ettiğinizde kendinizi bambaşka bir noktada bulabiliyorsunuz. Fakat tüm bunlardan daha tehlikeli olanı bölgede hala iç savaştan kalma askeri patlayıcılar bulunması.  En iyisi bırakalım bu işi profesyoneller yapsın...