Mobilemenu
Profile

En Yüksek Noktalara Tırmanıp Snowboard Yapan Adam

Bir adam düşünün; işinin ehli bir tırmanışçı. Dünyanın en zorlu tepelerine korkusuzca çıkıp, yağmur, kar demeden maceraya atılıyor. Yine bir adam düşünün; dünyanın en çetin dağlarına snowboard tahtasıyla tırmanıyor ve daha sonra tırmandığı noktadan aşağı snowboard yaparak iniyor. Şimdi de son olarak; yine bir adam düşünün ve bu adamın ikisini de yapabildiğini hayal edin. Mümkün görünmüyor değil mi? Ama Jeremy Jones pek öyle düşünmüyor.

Serbest tırmanışçı Jeremy Jones, aynı zamanda muhteşem bir snowboard’cu. “Hangisine daha önceden başladın?” diye sorulduğunda, “Tırmanış daha eski ama snowboard konusunda daha profesyonelim” diyor, mütevazılığı elden bırakmadan.

Geçtiğimiz günlerde 41 yaşına basan Jeremy’nin komple bir sporcu olduğu sanırız anlaşılmıştır. Peki, bu Amerikalı kariyeri boyunca neler yaptı?

Ulusal ve uluslararası tüm snowboard yarışmalarında şampiyonluk elde etti. Everest, Kilimanjaro ve aklınıza gelebilecek en büyük dağlara çıktı ve birçoğundan “hadi kayarak ineyim buradan” deyip son hız snowboard’u ile indi.  Ve bunu dünyada yapan ilk insan oldu. Bir anlamda insanlık “tırmandığı dağdan snowboard ile inmek” diye bir şeyi hayal etmeden önce Jeremy bunu gerçeğe dönüştürdü.

Daha sonra, yaşı ilerleyince bir okul açtı ve bu okulda Xavier de le Rue, Jonas Emery, Mads Jonsson, Victoria Jealouse ve Johan Olofsson gibi günümüzün en iyi snowboard’cularını yetiştirdi. Ha bir de en muazzam maceralarını film ve belgesel haline getirip bir de onlardan ödül adlı. Kısacası, bu abimiz galiba yapılabilecek her şeyi yaptı!

Peki, en unutulmazı hangisiydi? Her yaratıcı bireyin bir başyapıtı vardır. Jeremy’nin başyapıtı ise Grand Teton’a yaptığı tırmanış ve akabinde yaptığı iniş. Grand Teton Ulusal Parkı içinde bulunan ve parkın da en yüksek dağı olan Grand Teton, özellikle hava şartları bakımından Everest’ten bile zorlayıcı.

Jeremy’nin oraya çıkışı elbette çok zordu. Ama hakiki mücadele aşağı inerken yaşandı. Çünkü o mevsimde buzla kaplanan dağ tamamen sert bir kaya parçasına dönüşmüştü ve o sertlik Jeremy’nin snowboard tahtasını bile kırabilirdi. Jeremy üzülebilirdi. Ama başta dedik ya, o imkansız adam ve macera her zaman bir numaralı işi!

Özel bir şov için ve tam 40 yaşında maceradan kaçmak kesinlikle onun harcı değildi. Jeremy, tecrübeli bir dağ tırmanışçısı ekibi eşliğinde, yaklaşık bir gün süren tırmanışın ardından tepeye vardı. Manzaraya karşı -keşke- bir bardak çayını içti ve orada pek vakit geçirmeden üstündeki bulutlara “Allahaısmarladık” deyip, çıktığı dağdan aşağı snowboard yaparak indi.

Jeremy’nin Grand Teton tırmanışı ve inişi saniye saniye filme kaydedildi. İlk olarak özel kanallar üzerinden yayıldı. Daha sonra ise önce bir trailer ile macerası duyuruldu. 5 dakikalık şov önce bir uzun metraj filme, ardından ise belgesele dönüştü. Yani Jeremy pazarlama üzerinden de yaptığı işin ekmeğini bolca yedi.

Sadece çekimler 18 milyon dolara mal olurken geri dönüş ise 100 milyon dolara yaklaştı. Jeremy’nin kazandığını varın siz hayal edin! İnişin ardından “Bu çapta gerçekleştirdiğim son maceramdı” diyerek bir anlamda “bu işler için yaşlandım” mesajı veren Jeremy, sonraki hayatını yetiştirdiği çocukların yarışlarında ve özel şovlarında geçiriyor.

Bir koltuğa iki karpuz sığdıran Jeremy’nin yeri henüz doldurulamadı. Onun gibi çift branşta profesyonelleşen, hatta efsaneleşen sporcu hiç olmadı. Jeremy aynı zamanda yüzme, mağaracılık ve kano gibi sporlarla da uğraşmış ve o dallarda da, özellikle kanoda epey başarılıymış. Yani adamın neresinden tutsanız ortaya sapasağlam bir sporcu profili çıkıyor. Ne diyelim: Helal olsun Jeremy.