Mobilemenu
Profile

Everest Hakkında Pek Bilinmeyen 10 İlginç Gerçek

1 - Dağ örümcekleri

Eğer Everest’e çıkarak örümceklerden kurtulabileceğinizi sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz. Himalaya Zıplayan Örümceği olarak da bilinen "Euophrys Omnisuperstes" türü bu küçük örümcek, deniz seviyesinden 6,5 kilometre yüksekte yaşayabiliyor. Zaten adı da “her şeyin üzerinde duran” anlamına geliyor. Ne güzel bir seçim!

2 – 21 kez tırmananlar var!      

Himalayalar’ın yerli halkı olan Şerpalardan Apa Sherpa ile Phurba Tashi, Everest’e en çok tırmanış gerçekleştiren kişiler olarak rekor kırdılar. 21 gibi olağanüstü bir tırmanış rekorunu elinde tutan bu ikiliden Phurba, 2007’de 3. defa zirveye yalnız başına çıkarak bir başka rekoru elde ederken, Apa 1990 ile 2011 arasında neredeyse her yıl Everest’e tırmanış gerçekleştirdi.

Apa’nın değindiği önemli bir konu ise, Everest’te yıllar içinde küresel ısınmadan dolayı gerçekleşen değişiklikleri gözlemlemesi. Kar ve buzullardaki erimelerle kayalıkların meydana çıkması, tırmanışı da epey güçleştiriyor. Apa, ayrıca eriyen buzullar sebebiyle Şerpaların yurtlarını kaybetmesinden endişe ediyor. Bu nedenle birkaç Everest tırmanışını, farkındalık yaratmak için iklim değişimine adadı.

Apa Sherpa'nın hikayesine buradan ulaşabilirsiniz!

 

3 - Dünyanın en yüksek kavgası!

Tırmanışlar da her zaman uyumlu ve dayanışmanın hakim olduğu şekilde yaşanmıyormuş. 2013 yılında, dağcılar Ueli Steck, Simone Moro ve Jonathan Griffith, Şerpaların tırmanışı durdurmaları yönündeki uyarılarını dikkate almayınca ciddi bir arbede yaşandı. Dağcıların kamplarına geri dönmesi ve Nepal askerlerinin araya girmesiyle bu iki grup arasında barış anlaşması imzalandı!

4 – 450 milyon yıllık tarih

Himalaya Dağları 60 milyon yıl önce şekillendi, ancak Everest’te daha eski tarihlerin izlerini bulmak mümkün. Dağın zirvesinde bulunan kireçtaşı ile kumtaşı, 450 milyon yıl önce suyun altındaki çökelti katmanlarından geriye kalan bir tarih.

Dağların şimdiki pozisyonuna gelmesi, sıkışıp yukarı doğru yılda yaklaşık 11 santimetre yükselmesiyle gerçekleşti. Bu sebeple dağın zirvelerinde, çok eski tarihlerden kalma sualtı canlılarına ait fosiller bulunuyor.

5 – Yükseklik tartışması

Everest’in yüksekliği hakkında ne söyleyebiliriz? Bu, aslında nereden baktığınıza bağlı! Çin’in iddiasına göre dağın yüksekliği 8,844 metre iken; Nepal 8,848 metre olduğunu iddia ediyordu. Bu tartışmanın sebebi ise Çin’e göre yüksekliğin sadece kaya yüksekliği temel alınarak hesaplanması gerektiği yönündeki beyanıydı. Ancak uluslararası platformda genellikle kar yüksekliği de hesaba katılıyordu.

Öyle ya da böyle, bu iki ülke 2010 yılında bir anlaşmaya vararak Everest’in 8,848 metre yüksekliğinde olduğuna karar verdiler.

6 – Büyüyor, durduramıyoruz!

Yoksa ne Çin ne de Nepal’in yükseklik tahmini yanlış olabilir mi? Yapılan son ölçümlere göre böyle bir olasılık var. 1994’te bir araştırma ekibi, Everest’in her yıl yaklaşık 4 milimetre büyüdüğünü keşfetti. Hint Yarımadası aslında, Asya ile çarpışarak Himalayaları meydana getiren bağımsız ve büyük bir kara parçasıydı ve kıtasal plakalar hala hareket halinde olduğu için dağ yükselmeye devam ediyor.

1999 yılında büyümeyi ölçmek için zirvenin hemen altına bir küresel yer bildirim uydusu (GPS) cihazı yerleştirildi. Buradan alınan sonuçlara göre zirvenin yüksekliği 8,850 metreye ulaşmıştı. Diğer tektonik aktiviteler dağın yüksekliğini azaltsa da genel yükselme eğilimi devam ediyor.

7 – Ona herkes “Everest” demiyor

Bizim Everest diye bildiğimiz bu dağı Tibetliler yüzyıllardır, eski adı olan “Chomolungma” (ya da “Qomolangma”) olarak tanıyor. Bu isminin anlamı ise “Dağların Ana Tanrıçası”. Ama tek ismi bu da değil; Nepal halkı ise Everest Dağı’nı “Sagarmatha”, yani “Gökyüzünün Alnı” olarak adlandırmış ve dağ Nepal’in Sagarmatha Ulusal Parkı’nın da bir parçası.

Aslında dağın “Everest” olarak isimlendirilmesi şu şekilde gerçekleşti: İngiliz araştırmacı Andrew Waugh, dağ için yerel ve ortak bir isim bulamamıştı. Çevre bölgelerinin haritaları üzerinde çalıştı, ancak yine de bir sonuca varamadı ve dağa, Himalayalara ulaşan İlk Britanya ekibinin başı, araştırmacı General George Everest’in adını koymaya karar verdi. Albay Everest buna karşı çıktığı için dağ ilk önce Peak XV adıyla anıldı, ancak 1865 yılında adı “Everest Dağı” olarak değiştirildi. Ah şu Batılılar...

8 –Tırmanış için büyük bir kuyruk var

Everest’e tırmanmak binlerce dolara mal olsa da her yıl daha fazla sayıda insan buraya tırmanmak istiyor. Bunun en iyi kanıtı, 2012 yılında Alman dağcı Ralf Dujmovits’in dağdan inerken insan yoğunluğunu göstermek için çektiği fotoğraf. Dujmovits, kötü hava koşulları sebebiyle South Col’a dönmeye karar verdiğinde gördüğü bu kalabalık manzarayı fotoğrafladı.

19 Mayıs 2012’de, belirli bir bölgede yığılan tırmanışçılar, yoğunluk yüzünden iki saat beklemek zorunda kaldılar. Yarım günün sonunda 234 kişi zirveye ulaşmayı başardı. Bu arada 4 kişi öldü. Bu yüzden tırmanış süreciyle ilgili endişeler ortaya atıldı. Aynı yıl, Nepalli uzmanlar izdihamı azaltmak adına yeni bir sabit halat ekledi; hatta buraya kalıcı merdiven ekleme konusu bile gündeme getirildi!

9 – Dünyanın en kirli dağı!

Dağcıların müthiş tırmanış fotoğraflarına aşinayız, ama arkalarında bıraktıkları görüntüyle pek karşılaşmıyoruz. Everest tırmanışlarından geriye kalanlar sadece tırmanışçıların cansız bedenleri değil; ayrıca dağda yaklaşık 50 tonluk (ve git gide artan) bir çöp yığılması da yaşanıyor.

Dağın yamaçlarında oksijen tüplerine, tırmanış ekipmanına ve insan dışkılarına sıkça rastlanıyor. The Eco Everest Expedition adlı çevreci grup, 2008 yılından beri bu soruna dikkat çekmek için Everest’e tırmanış gerçekleştiriyor. Öyle ki, şimdiye kadar 13 ton çöp temizlediler.

Nepal hükümeti ise 2014 yılında getirdiği yeni bir yasa ile, tüm tırmanışçıların dönüşte yanlarında, atıklarının 8 kilogramı ile dönmelerini şart koştu, aksi halde 4 bin dolar depozito ödemek zorunda kalınıyor.

“Everest 8848 Art Project” adlı sanat projesinde ise dağda bırakılan 8 ton çöpten yapılan heykeller sergilendi.

10 – Aslında dünyanın en yüksek dağı değil

Genel kanının aksine, dünyanın en yüksek dağı Hawaii’deki inaktif bir volkanik yanardağ olan Mauna Kea. Everest’in zirvesinin daha yüksekte olmasına karşın, Mauna Kea 4.205 metre yerin üstünde ve 6.000 metre suyun altında olmak üzere toplam 10.200 metrelik yüksekliğe sahip. Everest’in rekoru ise deniz seviyesinin üzerinde en yüksek dağ olması. Bu konuda da şöyle bir itiraz gelebilir; Ekvador’da yer alan Chimborazo Dağı, dünya üzerindeki konumu sebebiyle yeryüzünün merkezinden en uzak noktadaki zirveye sahip.

Bonus: "Arkadaşlar Wi-Fi şifresi neydi buranın?"

Nepal halkının yalnızca yaklaşık %10'unun internete erişimi varken dağcılar Everest'in zirvesinde internet üzerinden canlı yayın yapabiliyorlar. Hem de HD olarak! Sinyal gücünü kanıtlamak isteyen bir telefon şirketi sayesinde dağcılar manzaranın yanında 4G internetin tadını da çıkarabiliyorlar...