Mobilemenu
Profile

Gerçek Örümcek Adam ile Tanışın!

Örümcek Adam serisindeki filmleri herkes izlemiştir. Orada binalar arasında attığı ağlar ile dolaşan ve çizgi roman yıllarından beri birçok hayran toplayan Peter Parker’ın maceralarına tanık oluruz. Harika bir hayal gücünden beslenen bu karakterin süper güçlerine çoğu zaman biz de sahip olmak ister, hayaller kurarız.

Elbette bizler bunu sadece “isteriz” ama başaramayız. Zira süper kahraman olmak pek kolay bir iş değildir. Ama Rusya’da bir adam kendini ciddi ciddi Örümcek Adam olmaya adamış gibi görünüyor.

Bu adamın adı Sergey Devlyashov. O daha önce çeşitli binalara, duraklara; kısacası aklınıza gelebilecek ya da gelmeyecek her yere tırmanmış bir çılgın. Her ne kadar dünyada adı pek duyulmasa da, Rusya’da epey popüler. Her yeni tırmanış hadisesi ufak çaplı bir asayiş sorununa dönüşüyor ve genelde gözaltıyla sonuçlanıyor.

Ama onun tek özelliği tırmanışçı olması değil. Sergey, mümkün olan tüm ekstrem sporlarla ilgilenen tam bir hiperaktif. Serbest tırmanış dışında, parkur, freeruning, boks, cliff diving gibi branşlarla da ilgileniyor. Bir dakika bile yerinde durmayan ve sürekli sokakta, caddede, parkta yeni hareketler deneyen bu komple sporcunun en büyük hedefi ise Örümcek Adam olmak!

Yaptığı son numaraya kadar herkes Sergey’e “deli” “çılgın” gibi lakaplar taktı ve yaptığı şeyler eğlenceli bulunsa da pek saygı görmedi. Ama son hareketi herkesi susturup “büyüksün abi” dedirtti. Çünkü o güne kadar bir magazin figürü olan Sergey, gerçek bir sporcu olduğunu ve başkalarının yapması imkansız gibi görünen şeyleri başardığını kanıtlamıştı.

Peki, Sergey ne yaptı? Adını koyalım: Literatürde buna “Örümcek Adam Atlayışı” deniyor. Sergey, bulabildiği en yüksek gökdelenin tepesine çıktı. Bileğine kendi icat ettiği lastik bir ip taktı. Bu ipi demirlere güzelce bağladı. Diğer ucunu da bileğinde adeta ağ atıyormuş gibi bir pozisyona getirdi ve hemen ardından sıradan bir insanın bakarken bile başının döneceği yükseklikten ters takla atarak kendini boşluğa bıraktı!

Sıfır güvenlik önlemi ve arkadaşının el kamerasının tanıklığı ile tarihi atlayışını yapan Sergey yaklaşık 40 saniye boyunca boşlukta süzüldükten sonra tekrar demirlerden birini yakalayıp gökdelenin tepesine geri dönüyor. İşin kötüsü bunun dışında bir şansı da yok. O yükselmelerden birinde demiri tuttu tuttu, tutamadı...

İlk bakışta çok da büyük bir aksiyon yokmuş gibi gözükse de Sergey’in kask kamerasından olan bitene tanık olunca bütün resim değişiyor.

Zira Sergey sadece elini bir demire bağlayıp yüksek bir yerden atlamıyor, atladıktan sonra akrobatik hareketlerle adeta Örümcek Adam’ı taklit ediyor, ona özeniyor. Bu noktadan itibaren “Deli misin be adam” diye sormakla, “Bu adam hakikaten büyük sporcu” arasında ince bir çizgide kalıyoruz. Bizim kanaatimiz ise Sergey’in gerçek bir ekstrem sporcu olduğu yönünde.

Bugüne kadar tırmanmadık duvar, atlanmadık kule, koşulmadık parkur bırakmayan Sergey için henüz her şey bitmemiş. “Daha ne yapacak yahu?” diye haklı şekilde sorabiliriz.

En başta Sergey, artık Rusya dışında da popüler olmak için Amerika ya da Avrupa’ya taşınmak, gösterilerine orada devam etmek istiyor. Sergey’in Özgürlük Heykeli’nden tutun Eyfel Kulesi’ne kadar, “ölmeden önce yapılması gerekenler” listesinde birçok madde daha var. Bakalım Rus Örümcek Adam’ı diğer hayallerini de gerçekleştirirken de izleyebilecek miyiz?