Mobilemenu
Profile

Giro’nun En Zorlu 5 Tırmanışı

Passo dello Stelvio

İtalyanlar, Giro d’Italia’nın o yılki parkurunun en yüksek noktasına “Cima Coppi” derler. Bu isim ünlü bisikletçi “Şampiyonların şampiyonu” Fausto Coppi’nin adından gelir ve her yıl açıklanan rotaya göre değişiklik gösterir. Ama gelmiş geçmiş en yüksek cima coppi bir tanedir: Passo dello Stelvio, Türkçe mealiyle Stelvio Geçidi. Stelvio’nun zirve noktası 2 bin 758 metreye kadar uzanıyor. Giro’da ter döken bisikletçilerin bu zirveye gidişi daha önce birçok kez kötü hava koşulları nedeniyle iptal edildi ve rota yeniden yapılandırıldı. Stelvio’yu en zorlu yapan nedenlerin başında bitmek bilmeyen virajlarıyla birlikte bu korkunç irtifa geliyor. Ortalama eğimin %7,4 olduğu 24,3 kilometrelik uzun tırmanış sırasında eğim %14’lere de vuruyor. Emin olun bisikletçilerin çoğu %20’lik eğimlere razı olurlar ancak bu kadar yükseklerde bu kadar uzun tırmanış yapmak istemezler. En iyiler bile buradan korkar, bunu sakın unutmayın!

Monte Zoncolan

Birçokları için İtalya Turu’nun şahikası Zoncolan’dır. Üç taraftan da tırmanılan dağın en zorlu rotası Sutrio’dan yapılan çıkıştır. Ama ne yaparsanız yapın ortalama 10 kilometrelik yolda 1100 metre irtifayı almak zorundasınız! 100 yaşını devirmiş olan Giro’ya, Zoncolan’ın katılışı nedense ancak 2003’te oldu. O gün zirveye ilk çıkan Gilberto Simoni, Giro’yu da kazanan isim olmayı bildi. Zoncolan, sonrasında 2007, 2010, 2011, 2014 yıllarında da kullanıldı ve İspanya Turu’ndaki Angliru ile birlikte bisikletçilerin en çok korktuğu zirvelerde biri olmayı başardı. Peki ama neden? Ovaro kasabasından başlayan tırmanış 10,1 kilometre boyunca devam ediyor ve ortalama eğim %11,9. Orta kısımlarda %16’yı bulan eğim bazı noktalarda %22’yi bile görüyor! Üstelik Fransa Turu’nun daimi kraliçesi Alpe d’Huez gibi virajı da boldur Zoncolan’ın. Böyle rotaları tırmananlar bilir; eğim o virajlarda bir anda katlanıverir. Üstelik yarışın son bölümü, hava şartlarının uygun olduğu zamanlarda, toprak bir yolda da yapılabiliyor! Eğim o kadar zorlayıcı ki kimi zaman yarışı takip eden kameraman ve hakem motosikletleri bu dikliğe dayanamayıp bozulabiliyor ama bacaklar her şekilde pedal çevirmeye devam ediyor.

Passo di Gavia

%8’lik ortalama eğime burun mu kıvırdınız? %16’lık maksimum eğim Zoncolan’nın yanında mütevazı mı geldi? 17,3 kilometrelik tırmanış Stelvio tırmanışından 7 kilometre kısa mı? Yani bu rakamlarda Passo di Gavia niye bu listede mi demek istiyorsunuz? O zaman şunu dinleyin! ABD’li Andrew Hampsten, 1988 yılında İtalya Turu’nu kazandığında Giro’yu Avrupa dışından kazanan ilk bisikletçi olmuştu. Bu zaferi kazanırken de Passo di Gavia’da yaptığı solo atak belirleyici olmuştu. Amerikalı, sonrasında genel olarak savunmada kalmış ve karlı dağda yaptığı atağın kaymağını yemişti. Evet, Hampsten, atağını yapıp tırmanışına geçtiğinde aniden yoğun bir kar yağışı bastırmış, önce yol sonra da bisikletçinin kendisi bembeyaz olmuştu. O günün ardından çıkan La Gazzetta dello Sport bu tarihi etabı “Büyük adamların ağladığı gün” olarak manşete taşımıştı.  Gavia geçidi, Giro’nun en yüksek geçişlerinden biri olmaya devam ediyor. Hatta kimi zaman yarışın yapılabilmesi için iş makinelerinin kürediği, doğu illerimizdekilere benzer, karlardan beyaz bir tünel oluşuyor!

Passo Mortirolo

İtalyanlar kahramanlarını sever ve asla unutmaz; üstelik bir kişiyi o mertebeye bir kere çıkarttılarsa ne olursa olsun onu yerinden indirmezler. Onlarda Amerikalıların Lance Armstrong’u bir ilahtan bir şeytana dönüştüren realiteden eser yoktur. Öyle olsaydı Giro’nun en baba dağlarını çıtır çıtır ezen, başına bağladığı bandanasından ilham alarak “Korsan” lakabını taktıkları Marco Pantani’yi çoktan yerin yedi kat dibine gömmüşlerdi. Sonrasında dopingle ilişkisi ortaya çıksa da, şaibeli bir şekilde bir otel odasında yalnız başınayken kalp krizinden hayatını kaybetse de onlar mitlerine sahip çıktılar ve onu en çok sevdikleri yerlerden birinde, Passo Mortirolo’da ölümsüzleştirdiler. Lombardia bölgesindeki, Bormio’yu bölen Mortirolo geçidi, 1990 yılından beri sık sık Giro’da kendine yer buluyor. Ortalama eğimin %10,5 maksimum eğimin %18 olduğu Mortirolo geçidi tam 12.4 kilometre boyunca devam ediyor. Pantani 1994’teki epik tırmanışıyla hem kendisini hem de bu geçidi ölümsüzleştirdi. İtalyanların ona cevabıysa o atağın anısını sekizinci kilometredeki bir rölyefle yaşatmak ve Mortirolo’ya ilk çıkana Cimo Pantani unvanını vermek oldu. Bir gün yolunuz düşerse hem o küçük anıtı görmeye, hem de o noktada Korsan’ın atağını tekrarlamaya çalışın. Ne kadar zor olduğunu göreceksiniz!

Tre Cime Di Lavaredo

İtalya Turu tarihine baktığınızda 1974’ten gelen bir fotoğrafı görür ve donakalırsınız! Gelmiş geçmiş en büyük bisikletçi Eddy Merckx, Gianbattista Baronchelli ile giriştiği zirve mücadelesinin sonunda bitişe geldiğinde daha selesinden inmeden battaniyelere sarınmıştı. O gün Tre Cime di Lavaredo’daki etap karlar altında yapılmış, bisikletçiler donmamak için pedal çevirmişti. Buraya ulaşmadan önce genelde aslen kayak merkezi olan Cortina d’Ampezzo’dan geçmek de bir adet. Üç dağ geçidi aşıldıktan sonra bir de Tre Cime Di Lavaredo’nun özellikle son bölümünde %18’e ulaşan delirtici eğimi karşısına çıkınca bisikletçilerin yapabilecekleri tek şey dua edip pedallara kalan son güçle bir kez daha basmak, bir kez daha, bir kez daha…