Mobilemenu
Profile

Görülmesi Gereken En Garip Şekilli 5 Ada

Adalar, birçok amaç için kullanılır. Çoğunlukla kafa dinleme yeri olarak görülseler de maceracılar için keşfedilecek alternatif yerler olarak rüyaları süsleyecek adalar da mevcut. Dışarıdan bakınca çok da bir numarası yokmuş gibi görünen bu kara parçaları biraz yüksekten bakınca ise bambaşka nesnelere benzeyebilir. İşte, daha çok yukarıdan bakınca başka şeylere benzemesi nedeniyle ünlü olan aynı zamanda maceracıları bekleyen 5 ada.

Molokini Adası, Hawaii

Yukarıdan bakınca yarım ay şeklinde görünen krater formundaki bu küçük adacık kısmen su altında.

Adanın etrafında özenle korunan bir deniz yaşamı var. Seabird eyaletine bağlı olan bölge özellikle dalgıçların favori lokasyonlarından biri. Akıntı olduğu için daha çok profesyonel dalgıçların dalmasına izin verilen Molokini Adası  suyun altında olağanüstü bir dünya vadediyor.

Kristal berraklığındaki sular, 250’den fazla balık türünün iç içe olduğu bir habitat. Bunlar Molokini’yi farklı kılan şeylerden sadece birkaçı. Ama bu adayı farklı kılan en büyük özellik 1970’lerde bir Alman turistin helikopter turu sırasında fark edilmiş ve bu yarım ay görünümlü ada dalgıçlık dışında garip görünümüyle de ziyaret edilmek için yeni bir sebep yaratmış. O günden beri de adanın diğer adı Yarım Ay Adası olmuş. Hatta bazı mecralarda rastladığınız ay yıldızlı adalardaki ay olan ada Molokini'nin ta kendisi. Tabii gerçekte Molokini'nin yanında yıldız şeklinde olan bir ada bulunmuyor!

Sirenuse Adası, İtalya

Sirenuse, aslında antik çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Güney İtalya’da Capri Adası ile Positono Köyü arasında kalan bölgede bulunan adacıklar Yunan mitolojisinde uzun savaşların ardından kendine huzurlu bir yer bulan Ulysses’in mekanı olarak da biliniyor.

Adanın en önemli özelliği ise, yukarıdan bakınca bir yunus balığına benzemesi. Bu sebeple Yunus Adası olarak da bilinen bölge uzun süre halkın epey rağbet ettiği bir yerdi ama daha sonra bir otel imparatorluğu tarafından satın alınarak sadece jet sosyeteye hizmet vermeye başladı.

Eskiden giriş serbestken birçok dalgıç bu adaları ziyaret eder ve sualtı dünyasının zenginliğinden bahsedermiş. Ama artık giriş neredeyse imkansız ve turistik hizmetler dışında doğa sporlarına neredeyse hiç elverişli olmayan bir hale getirilmiş. Kısacası; artık sadece yukarıdan bakarak Yunus Adası'nın güzelliğine hayran kalma seçeneğimiz var.

Tavarua Adası, Fiji

Fiji’de bulunan Tavarua Adası daha ziyade bir adacık. Fakat onu diğer binlerce adadan ayıran enteresan bir özelliği var. Özellikle 14 Şubat’ta birçok sevgili onca yolu aşıp Sevgililer Günü’nü burada kutluyorlar. Nedenini fotoğrafa bakınca anlamanız çok kolay; çünkü bu adacık tıpkı bir kalp biçiminde.

Peki, 29 dönüme yayılan bu ada sadece bu yüzden mi ziyaret edilmeli? Elbette hayır.  Eğer bir şekilde yolunuzu düşürebilirseniz sizi aynı zamanda bir doğa sporları cenneti bekliyor. Özellikle dünyanın en fazla ziyaret edilen sörf noktalarından biri olan adacık aynı zamanda dalış için de muhteşem olanaklar sunuyor. 1982 yılında tam olarak keşfedilen ada, 35 yılda dünyanın en ünlü adacıklarından birine dönüşmüş ve her ne kadar diğer özelliklerinden bahsetsek de bunun en önemli nedeni yukarıdan bakınca kalp şeklindeki görünmesi olmuş. Olur da aşırı alternatif bir sevgililer günü ve spor tatili planlarsanız Tavarua Adası aklınızda bulunsun.

Spratly Adaları, Asya

Güney Çin Denizi’nde bulunan Spratly Adaları herhalde dünya üzerinde en çok tartışma konusu olan ada topluluğudur. Çin, Tayvan, Vietnam, Malezya ve Filipinler’in üzerinde hak iddia ettiği adalar ve resifler hala kime ait olduğu muallakta olan bir doğa harikası.  Siyasi nedenlerden ötürü sürekli bir sakini olmayan adaya özel izinlerle giriliyor.

Muhteşem bir sahil şeridi olan adanın neredeyse deniz seviyesindeki yüksekliği çoğu zaman koca dalgaların altında kalmasına sebep olsa da, özellikle balıkçılık için yılın belirli bölümlerinde müthiş olanaklar vadediyor.

Üzerinde neredeyse tümsek bile bulunmayan bu dümdüz adanın en büyük özelliği ise yukarıdan bakınca ortaya çıkıyor. İkinci adı olan Bumerang Adası unvanını almasını sağlayan bu görünüş adeta koca denizin ortasında bir bumerang varmış izlenimi yaratıyor. Zaten daha uzun bir süre adaya yukarıdan bakmak dışında bir seçeneğimiz olmayacak gibi görünüyor.

Isabela Adası, Galapagos

Galapagos Adaları içinde bulunan Isabela Adası daha önceleri sadece olağanüstü zenginlikteki habitatıyla biliniyordu. Hem birçok doğa tutkununu hem de bilimsel keşif yapmak isteyen araştırmacıları sıklıkla ağırlıyordu.

Ama 2002’de NASA’nın özel bir taraması sonucu uydudan alınan görüntülerde bu adayla ilgili  adını bile değiştirecek bir imaja rastlandı.  Bu görüntüde tıpkı bir denizatına benzeyen ada o günden beri bu adla anılıyor. Volkanik bir ada olan Isabela’nın binlerce yıl boyunca yaşadığı değişimler sonunda bu görüntüye kavuşması onu hem bir doğa harikası hem de estetik bir başyapıta çevirmiş.