Mobilemenu
Profile

Bir Palet Ötesi

Mağaraların hep esrarengiz ve korkutucu bir yanı vardır, bunu filmlerde de hep görürüz. Kahramanımız merakla oradan oraya ilerlerken sessizlik gerilimi arttırır ve bir anda uçuşan yarasalar bu rahatsız edici sessizliği ani bir şekilde sona erdirerek sizleri her seferinde koltuğunuzdan zıplatmayı başarır. Ancak artık macera, yarasaları sevmeyenler için de devam edebilir çünkü artık yeni bir adresimiz var: sualtı mağaracılığı. Üzülerek belirtmeliyiz ki her güzel şeyin zararlı bir yanının olduğu gerçeği gibi sualtı da bizlere eğlence ve tehlikeyi bir arada sunuyor.

Mağara dalgıçlığı sportif ve adrenalin bağımlılarının tercihi olmakla birlikte, araştırma ve keşif tutkunlarının da  radarlarına girmiş durumda.  Teknoloji suyun altına giderek daha fazla nüfuz etmeye başlayınca da mağara dalışları son 50 yıldır daha çok yapılabilir hale geldi. 

İlginçtir ki mağaralar hem dünyanın tarihi hakkında en eski ve güvenilir bilgileri veren kaynaklar hem de heyecan arayışında olanlar için bir liman. Deniz mağaraları eski çağlardan bilgileri barındırarak o zamanlardaki yer şekilleri ve diğer coğrafi şartlar hakkında bizlere ipucu veriyor. Ayrıca sualtı bilimi mağara şekillerini su yüzüne çıkarmak ve sularının özelliklerini anlamak amacıyla yapılan dalışlar sonrasında ortaya çıkmış.

Ülkemizde de son  10 yıldır Mağara Dalışı ve Araştırmaları Gurubu (MADAG) etkin bir biçimde sualtındaki bu büyüleyici durakları ziyaret ediyor. Fethiye başta olmak üzere Marmaris –Anamur arasındaki bölgede yer alan pek çok gizemli denizaltı mağarası, ziyaretçilerini beklemekte... 

Mağara dalışı en teknik dalış türüdür. Mağaraların açık dalış alanlarından daha fazla tehlikelere yol açabilecek yapıda olması (karanlık, üstü kapalı, kayalık vs.), bu sporu yaparken yanınızda tecrübeli bir dalgıcın bulunmasını şart hale getiriyor.

Sualtı mağarasına başarılı ve emniyetli bir şekilde dalınabilmesi için kılavuz ip, makara, çift vana ve çift regülatörlü scuba dalış sistemleri gibi özel ekipmanlar kullanılması gerek. Dalgıcın biraz coğrafya bilgisi varsa ya da en azından The Cave filmini izlediyseniz  mağaralarda sarkıt, dikit ve çeşitli kayalarla karşılaşabileceğinizi de öngörebilirsiniz. Ama merak etmeyin, o filmdeki yaratıklar sadece hayal ürünü! 

Hava koşullarının sorun çıkarması, beklenmedik su akıntıları, görüntü alanının karanlık ve sınırlı olması, mağara dalışında kılavuz olarak kullanılan ipin dolaşması ya da bir yerlere takılması gibi kıyamet senaryoları benim başıma gelmez demeyin,  önleminizi mutlaka alın. Örneğin üzerinizde en az üç adet ışık kaynağı bulundurun. Suyun altında, hiç bilmediğiniz bir mağarada karanlıkta kalma düşüncesi kulağa pek de hoş gelmiyor. Başlangıç gazının en az üçte ikisini çıkış için saklayın. Girdiğiniz yoldan kolay bir biçimde geri dönebilmek her zaman mümkün olmayabilir.  En önemlisi de tabii ki iyi bir eğitim almak. Mağara içindeki ince silt tabakası en ufak hareketinizle kalkıp suyu bulanıklaştırıp ve görüş alanınızı daraltabilir. Bu gibi durumlarda panik olmadan, özel geliştirilen yüzme tekniklerini kullanmalısınız. 10 dalış kurbanının 9'unun resmi bir dalış eğitiminden geçmemiş olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Sonuç olarak eğitim ve tedbir şart!

Sualtı mağarasındayken kapalı alanda daldığınızın farkında olup her türlü tehlikeye karşı psikolojik ve fiziksel olarak hazır olursanız mağara dalışı sizin için keşifli bir serüven haline dönüşebilir. Tabii eğlencenin (veya korkuyla karışık bir heyecanın) ritmine kendinizi  tümüyle kaptırmadan nefes alıp verişinize dikkat eder ve tüpünüzdeki havayı har vurup harman savurmazsanız...

Dalışlar sırasında mağara giriş ve çıkış sürenizi de hesaba katarak, tüpünüzü idareli kullanmaya özen gösterin.  Kendinizi aşağıdaki görsel şölene fazlaca kaptırırsanız mağaradan çıkmak beklediğinizden uzun sürebilir.  Bu nedenle kaybedebileceğiniz zamanı da düşünerek havanız bitmeden oradan çıkmayı ihmal etmeyin. Zaten diğer türlü çıkmanız ne kadar sağlıklı olur tartışılır!

Mağara şekillerinin bir doğa yapıtı olduğu bilinmeli ve korunması gereken doğal güzellikler olduğu da unutulmamalıdır.

Fakat her şeye rağmen bu spora yönelmekte gayet ciddi düşünüyor ve sualtı mağaracılığına tutkuluyum diyorsanız bir mağara dalgıçı olmak için öncelikle “ileri açık su dalgıcı eğitimi” almalısınız. Sonrasında gece ve bulanık su dalışı eğitimi, kovuk dalışı eğitimi, farklı seviyelerdeki mağara dalışı eğitimleri ve tabi ki ilk yardım bitirmek zorunda olduğunuz eğitimler arasında. 

Bu arada ilginç bir istatistik: Açık su dalgıçlarından mağara dalışı eğitimi ve becerisine sahip olanların sayısı %1‘den az. Yani seçilmiş kişi olmak o kadar da kolay değil.