Mobilemenu
Profile

Hayatın Anlamı: Dağcılık

Kimine göre "katlanma sanatı", kimine göre hayatın anlamı. Bazen düşmek, bitmek, tükenmek. Bazen yeniden doğmak, kendini keşfetmek, sınırlarını zorlamak. Hayatta hissettiğiniz pek çok duyguyu tek bir faaliyette hissedebileceğiniz bir sahne. Sizin sahneniz. Beşeri tahribata uğramamış bir doğa, siz ve ekibiniz… Koca ekibin tek bir insan gibi düşünmesi ve hareket etmesi… Bir olma duygusu…Doğaya hükmetme değil, ona ayak uydurma, ona uyum sağlama eğitimi… Kendinize ve doğaya aynı anda yapabildiğiniz yolculuk… Modern zamanların koşuşturmasına "Bir dakika, sakin" diyebilmek… Düşünmek… Derin bir nefes çekmek… Keşfetmek… Soranlara,"‘Yaşamadan bilemezsin" demek zorunda kalmak. Ve çok daha fazlası dağcılık sporunun size vadettikleri.

Dağcılık sporu, iki Fransız dağcının, Jacques Balmat ve Michel Paccard, 1786 yılında Mont Blanc’a (Beyaz Dağ) tırmanmaları ile başlar. Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'e ise 1953 yılının mayıs ayında ancak çıkılabilir. 1970’lere gelindiğinde, artık dünya üzerinde çıkılmamış zirve kalmamıştır.

Bu spor, temelde dağların zirvelerine ulaşmayı hedeflemekle beraber pek çok disipline ayrılır. Alpin stil, hiking ve treking, ekspedisyon, ferrata, sportif tırmanış, bouldering, geleneksel kaya tırmanışı, yapay duvar tırmanışı gibi disiplinler, dağcılık sporunun alt dalları olarak kabul edilmektedir. Fakat, her biri farklı teknik ve disiplin gerektirdiğinden ayrı sporlar olarak da görülebilmektedir. Bununla beraber dağcılık denince akla ilk gelen de alpin stildir aslında.

Dünyada ve Türkiye’de en yaygın dağcılık disiplini, alpin stildir. "Temiz tırmanış" olarak da bilinen alpin stil dağcılık faaliyetinde, ulaşmak istediğiniz dağ zirvesinin eteklerinde kampınızı kurar ve yolda başka kamp yapmaksızın zirveye ulaşırsınız. Dönüşte de tırmanışa başladığınız kamp alanında faaliyetinizi sonlandırırsınız. Bu stilin bir diğer özelliği; hedefe yönelik, hızlı ve doğal yöntemlerle gerçekleşmesidir. Tırmanış; yaz ya da kış, kaya ya da toprak gibi farklı şartlarda gerçekleşebilir. Zamana ve mekana göre de farklı teknik malzemelere ihtiyaç duyulacaktır. Ekip en az iki kişiden oluşmalıdır. Dağcılık, doğası gereği bir ekip işidir. Nihayetinde en profesyonel dağcılar dahi tek başlarına tırmanış yapmamaktadırlar.

Ülkemizde bu spora merak duyan ve kendisine ‘Nasıl başlayabilirim?’ sorusunu soranlar için birkaç alternatif bulunmaktadır. Eğer bir üniversite öğrencisiyseniz dağcılık camiasına katılmanız daha kolay olacaktır. Ülkemizde hemen her üniversitenin bünyesinde bir dağcılık kulübü yahut dağcılık topluluğu bulunmaktadır. Buralarda hem bu işin eğitimini alabilir hem de beraber dağcılık yapacağınız arkadaşlar edinebilirsiniz. Bir diğer alternatifiniz, Türkiye Dağcılık Federasyonu bünyesinde gerçekleştirilen ‘Dağcılık Eğitim Kampları’na katılmak olacaktır. Her biri birer hafta süren bu kamplar, toplamda sekiz eğitimden oluşmaktadır. Bunun dışında, ülkemizde, hemen her şehrimizde faaliyet gösteren dağcılık kulüpleri bulunmaktadır. Bu kulüplerle iletişime geçerek hem eğitimlerini hem de faaliyetlerini takip edebilirsiniz. Muhtemelen, doğa yürüyüşleri yaparak başlayacağınız dağcılık serüveniniz zamanla, daha teknik tırmanışlar ile devam edecektir. Dağcılığa ayırdığınız zaman arttıkça, bu işin, hayatınızın vazgeçilemez bir parçası olduğunu da fark edeceksiniz.