Mobilemenu
Profile

Hayatını Kaykayından Kazanan Bir Adam: Cenk Kulioğlu

Neden kaymayı seçtin? Daha önce başka sporları yapmayı denedin mi?

Başta futbol ve basketbol olmak üzere birkaç sporu denedim. Ancak kaykay ile tanıştıktan sonra her şey değişti. Bunun en büyük sebepleri: kaykayın yaratıcılığınızı geliştirmesi ve bir şekilde bu işin sonuna ulaşamamak. Yaptığınız şeylerin her zaman daha iyisinin olması bana en çekici gelen kısmı…

Küçükken seni en çok etkileyen kaykaycılar kimlerdi? Neden?

Burada en başta Marc Johnson'ın ismini verebilirim. Tabii ki iyi kayması da önemli ama ondan asıl etkilenme sebebim yaşam tarzının hoşuma gitmesiydi.

Bu işe girerken aklında ileride bir gün profesyonel olma gibi bir düşüncen var mıydı? O zamanlarda kaykay dünyası ile ilgili neler umuyordun ve neler buldun?

Tabii ki de aklımda profesyonel olmak yoktu. Hatta bir sponsorum olabileceğini bile düşünmüyordum. Ben sadece kaykayı çok seven, küçük bir çocuk oldum. O kadar fazla vakit ayırıp, o kadar çok çalışıyordum ki bir şekilde bunun karşılığını almaya başladım ve bana kapılar açıldı. Yurt dışını düşünürsek kaykay çok gelişmiş bir pozisyondaydı ancak tabii ki Türkiye’de durum böyle değildi. İşin ilginç kısmı, kaykay dünyaya göre Türkiye’de hala çok geride ama ben ve benim gibi birçok sporcu her türlü olumsuzluğa rağmen bu sporu yapmaya devam ediyoruz ve ileride de yapmaya devam edeceğimize eminim.

Türkiye’deki tek profesyonel kaykaycısın. Sence bunu neye borçlusun? Nasıl keşfedildin?

Bu spora küçük yaşta başlamış olmamın büyük bir artısı oldu benim için. Girdiğim yarışmalarda derece almam bir şekilde beni profesyonelliğe itti. Ama asıl konu disiplinli bir sporcu olmamdı sanırım.

İleride Türkiye’deki profesyonel kaykaycı sayısının artabileceğine inanıyor musun?

Tabii ki de inanıyorum. Zaten bu sporda öne çıkmış profesyonel olarak adlandırabileceğimiz birkaç sporcu da var. Profesyonellik dediğimiz kavram yaptığınız spordan para kazanmak aslına bakarsanız ancak Türkiye’de bu spordan para kazanmak zor.

Daha önce yarışmalarda elde ettiğin başarılı sonuçlardan kısaca bahsedebilir misin?

2006 yılında katıldığım ilk yarışmada Türkiye ikinciliği elde ettim. Ardından katıldığım birçok yarışmayı birinci olarak tamamladım. 2014 yılında da Dünya Şampiyonası’na gittim. Son birkaç yıldır Türkiye’de pek yarışmaya katıldığımı söyleyemem.

Sponsorların hangi markalar?

Sponsorum olan markalar: Vans, Noire Skateboards, MacFit, Theeve Trucks, Jessup Griptape, Matix Clothing, Dragon Sunglasses, Zulamatik ve King of Ink…

Kayarken büyük sakatlıklar yaşadın mı?

Tabii ki! Kaykayda sakatlıklar başka sporlara göre fazla yaşanıyor ancak bunlar kalıcı şeyler değil. Sanırım yaşadığım en büyük sakatlık Antalya’da çıktığım bir tur sırasında 19 basamaktan yaptığım atlayış sırasında kafamı vurarak beyin travması geçirmem ve bir gün komada kalmamdı.

Hiç sakatlıklardan sonra “Keşke daha güvenli sporlara yönelseydim” dediğin anlar oldu mu?

Asla olmadı! Her şeye rağmen yaptığım sporla gurur duyuyorum.

Ailen bu konuda sana destek oluyor mu? Daha önce aşçılık okudun, ileride geçim kaygısı ile bu mesleğe veya başka mesleklere yönlenmene dair tavsiyeleri olmuyor mu?

Tahmin edersiniz ki en büyük destekçim ailem. Evet, başlarda gerek yaşadığım sakatlıklar gerek kaykaya ayırdığım vakit, ev konseyinde bir şekilde dile geliyordu ancak annem öğretmen olduğu için çocukların okul dışında yaptıkları sporun, edindikleri hobilerin veya çeşitli uğraşlarının olmasını önemsiyordu. Yine de bu uğraşın okul hayatımın önüne geçmesi hiçbir zaman hoşuna gitmiyordu.

Ben bu durumu suiistimal etsem de bir şekilde okullarımı bitirdim ancak seçimimi kaykaydan ve spor hayatından yana kullandım. Bu işten sporcu olarak para kazanmamın yanında bir sene önce kendi kaykay markamı da kurarak bu işte hem sporcu hem de bir iş adamı olmuş oldum.

Şu sıralar neler yapıyorsun? Hazırlandığın yarışmalar ve markanla ilgili projelerinden bahsedebilir misin?

Sporcu olarak hala aktif bir şekilde kayıyorum. Bunun yanında yaptığım en önemli şey kendi markamla beraber yeni sporcular yetiştirmek, yarışmalar düzenlemek ve organizasyonlar yapmak. Şu an bunlara kafa yoruyorum…

Haftanın kaç gününde, ne sürede kayıyorsun?

Bu akış çok düzenli olarak gitmiyor ancak ortalamaya vurursak günde en az 2-3 saat kayıyorum.

Kaykay haricinde hangi sporlarla ilgileniyorsun?

Kaykay dışında profesyonel sayılabileceğim bir diğer spor da snowboard. Yaklaşık 6-7 yıldır profesyonel olarak snowpark yapımıyla da uğraşıyorum. Ayrıca hobi olarak oynadığım masa tenisi ve düzenle olarak yaptığım yüzme sporu var.

Türkiye’de ve ABD gibi yabancı ülkelerde kaykaya olan bakış açısındaki farklılık sence neden kaynaklanıyor?

Ülkemizde spor dendiği zaman sadece akla futbol ve basketbol geliyor. Üçüncü bir spor sorulduğunda voleybol sıralanırken nasıl kaykaya bir bakış açısı olmasını bekleyebilirsiniz ki! ABD zaten kaykayın doğduğu yer, hiçbir ülkeyle kıyaslamamak lazım (gülüyor).

Bu işe ilk başladığın zamanlarla şu anki durumu karşılaştırınca Türkiye’de kaykayın konumu hakkında neler söyleyebilirsin?

Bu işe ilk başladığım 2000 yılı ile şu anki durum arasında açık ara bir fark bulunuyor. Sporcu sayısı, malzeme bulma imkanı, sponsorluklar, kaykay parkları, yarışmalar, medya ilgisi ve bu gibi alanlarda gelişme kaydedilmiş olsa da bunlar hala yeterli değil. Hele dünyaya baktığımızda Türkiye birçok spor dalında olduğu gibi burada da yeterli seviyede değil. Bunun en büyük sebebi de hükümet desteğinin olmayışı!

Türkiye’de beğendiğin skatepark’lar nereler? Son zamanlarda belediyelerin yaptığı skatepark’lar sence yeterli mi?

Beğendiğim parklar birkaç şehirde var, ağırlıkla İstanbul’da olmak üzere. Ancak Ankara gibi bir yerde hala güzel bir park yok. Yapılanlar ciddi anlamda kötü. Dünyada bu tarz işleri spordan yetişen gençler yapmakta, zaten böyle de olmalı. Kaymayı bilmeyen insanın park yapması beklenemez, beklenmemeli. Hayatında 2-3 kez kaykay kaymış biri de değil bu işte yeterli seviyeye ulaşmış insanların danışmanlık yapması şart! Bu her spor dalında böyle olmalı.

Kaykay üzerinde yaşadığın unutulmaz bir anı anlatabilir misin?

Kaykay üstünde durmak zaten eğlenceli ve hiçbir anını unutamıyorum! İyi ya da kötü olarak yaşadığım olayların da ardı arkası kesilmez. Ancak iki yıl önce kaykay kaydığımız için polise şikayet edilmemizi ve o polislerin bizi karakola götürmesini unutamıyorum! Köşelerde dilenip, bali daha mı iyi?

Buradan genç kaykaycılara ne söylemek istersin? Onlara ne gibi tavsiyelerin olur?

Kaykayın ne kadar özel bir spor olduğunu ve insana hayata dair çok şey kattığını anlamalarını isterim. Gerçekten size katkısı çok oluyor; yaratıcılığınızı, dostluğunuzu geliştiriyorsunuz. Hiçin içinde bir şeyler başarmaya çalışıp, küçük şeylerden mutlu olmayı da bilmeliler.

İleride kaykaya dair ne gibi hayallerin var? Yapmak istediklerin, hedeflerin ne?

Kaykaya dair yapmak istediğim en büyük işlerden birini yaptım ve bir Türk kaykay firması çıkarttım. Tepkiler iyi olsa da daha fazlası olması gerektiğine inanıyorum. Birçok yabancı markadan daha iyi bir fabrikaya ürün yaptırıyorum, fiyatını uygun tutuyorum ancak nedense “marka” denilen şey insanları çekiyor ve aynı fabrikada üretilen ürüne, marka olduğu için gidip daha çok para verilip alınıyor. Bu da bana komik geliyor. ABD’de okudum, bir süre İngiltere’de bulundum, onun dışında gittiğim ufak tefek yerler oldu. Örneğin geçen yıl gittiğim Güney Afrika’da bile yerli markalar birçok markanın önünde. İnsanlar kendi ülkelerinin markalarını kullanıp gurur duyarken, ülkemizde bizimle uzaktan yakından alakası olmayan markalara özenilmesi beni üzüyor. Hedef olarak bu işi burada oturtmak ve bir şekilde dünyaya tanıtabileceğim bir sporcu çıkartmak çok istiyorum.

30 sene sonra kendini kaykay üzerinde hayal edebiliyor musun? Sence hala devam ediyor olur musun yoksa kafanda belirlediğin bir jübile yaşı var mı?

Hayal edebiliyorum (gülüyor). Ancak bu durum profesyonellik seviyesinde değil sevdiğim sporu yapmaya devam ederek olacak.

Son olarak eklemek istediklerin?

Benimle bu röportajı yaptığınız için sizlere teşekkür ederim. Başta annem olmak üzere, Serdar Cümbüş ve tüm sponsorlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.