Mobilemenu
Profile

Her Acemi Kayakçının Yaptığı 7 Hata

Kayarken kayaklara bakmak

Amelie filminin bir sahnesinde erkek kahraman ipucu peşinde koşarken bir heykele bakakalır. Hemen dibinde bitiveren bir oğlan çocuğu onu dürter ve “Parmağa değil, işaret ettiği yere bak!” der. İşte kayağa yeni başlayanların ya da hiçbir zaman seviye atlayamayanların yaptığı en büyük hata da kayarken kayaklara bakmaktan kendilerini alamamalarıdır. Acaba kayağın üzerindeki desenlere mi takılıyorlar? Siz 5 metre öteye bakın, kayaklarınızı dinlenirken seyredersiniz!

Geriye yatmak

Bu hatayı birçok tecrübeli kayakçıda bile görmek mümkün. İnsanın elinde değil, zihin bir şekilde “uçurumdan” uzaklaşmak, yüksek ve keskin kenarlardan kurtulmak istiyor olsa gerek. Bu yüzden kayak yaparken daha dik durmak vücut tarafından tehlikeli olarak görülüyor ve ister istemez beden kendini kasıyor. Sık sık geriye düşüyorsanız, dönüşlerde kayaklarınız kaydırmakta zorlanıyorsanız, sırtınızdan baldırınıza aşırı baskı hissediyorsanız bu sorunu yaşıyorsunuz demektir. Kayakların ve botun önüne baskı yapmayı öğrenmek, dikmeleri hızlandırmak, atlamaları kontrol etmek ve en önemlisi bir numaralı kayak sakatlığı diz yaralanmalarının önüne geçmek için kayak yaparken geriye çok yaslanmamalısınız. 

Tek kola yüklenmek

Bu sorun kayakçıların neredeyse %99’unda vardır. Bir şekilde kollarından birini unuturlar ve aslen kullandıkları kollarına yüklenirler. İyi kayak yapıyorlarsa tekniklerinde bir sıkıntı varmış gibi görünmez ama siz bir de onları üç tur sonra seyredin! Sürekli yavaşlarlar, yalpalamaya başlarlar. Kime mi başvurmalılar? İki çocuk birden büyüten anne babalara. Alacakları yanıt: “Kardeş, ikisine de eşit şekilde bakmalısın, dikkat etmelisin” olacaktır!

Kayakları zorlamak

Aslında bu esasen erkeklerin problemidir! Birçokları kayakları zapt edilmesi gereken yabani atlar olarak görür. Çözümü de kaba kuvvette bulur. Oysa kayak, kayakçının arkadaşı. Tek yapmak istediği üzerindekini mutlu etmektir. Bu yüzden ona sevgilinize davrandığınız gibi kibar ve yumuşak davranın. Emin olun o da sizi daha çok mutlu edecektir.

Her şeyi öğrendiğine inanmak

Belki konumuz futbol değil ama bir Türk futbol düşünürü “Ben ders almak, ders veririm” demişti. Futbolda işler öyle olabilir ama kayak yapıyorsanız “Kayak yapmaya dair her şeyi öğrendim” dediğiniz anda kar ve kayaklarınız size hınzır sürprizler hazırlamaya başları. Kayak yapmanın özünde eğlenmek ve öğrenmek vardır. Hatta iyisi mi kayak yaparken kendinizi sıfırlayın bir aptal olduğunuzu düşünerek hareket edin. O zaman daha az hata yaparsınız!

Denemelerden kaçınmak

Birçok kayakçı yeteneklerinin ve tecrübelerinin aksine, uzun ve dik yamaçlardan kaçıp, çok iyi bildikleri orta karar zorluktaki pistlerde kayak yapmayı tercih eder. Bunda ilk sebep elbet güvenlik. Kimse bu kısa sezonun büyük bir bölümünü sakat geçirmek istemez. Bilinen bir arazi, bazı denemeler yapmak için ideal görünse de aslında limitlerinizi zorlamanızı zorlaştırır. Bu yüzden gelişim durur. Tabii ki bu, risk alıp hiç bilmediğiniz bir yerde kayalarla öpüşün demek değil. Ufak denemeler yapmak, o yeni arazinin müdavimlerinden feyz almak ilk adımlar olmalı.

Belden yukarısından medet ummak

Bazı insanlar kayaklarına yön vermek için omuzlarına, ellerine, kollarına ve batonlarına güvenirler. Oysa batonlar, bir otomobilin direksiyonu gibi işe yaramaz! Onları döndürseniz de kayaklar yine dosdoğru gitmeye devam eder. Asıl hareket belden aşağıdadır. Dönüş hareketi kalçalarda, bacaklarda ve ayak bileklerinde olmalıdır. Kayaklarını kenarlarını da düzgün bir şekilde kullanmayı öğrenmelisiniz ki kaymanın gerçek sırrı kenarları doğru kullanmaktan geçer. Bunu da bilekleri yana çevirerek değil, bükerek başarabilirsiniz.