Mobilemenu
Profile

Hüseyin Yalçın: Uçurtmaya Endeksli Bir Hayat

Kiteboard sporuna nerede, nasıl ve ne zaman başladın?

Biz üç arkadaş Muğla Üniversitesi’nde doğa sporları yapıyorduk. Dağcılık, dağ bisikleti, kaya tırmanışı gibi sporları yaptıktan sonra yelken, windsurf gibi su sporlarına başladık. O zamanlar Extreme TV bağımlı olduğumuz bir kanaldı ve kiteboard sporunu birkaç kere televizyonda görmüştük. 2001 yılında bir arkadaşın Hawaii’de kite öğrendiğini duyduk. Onu davet ettik ve kiteboard sporunu burada bize öğretti.  

O zamanlar tekneyle açılıp, derinde yapmaya çalışıyorduk çünkü malzeme teknolojisi çok geri ve güvensiz olduğu için karaya yaklaşmak tehlikeliydi. Hikaye böyle amatörce başladı. Daha sonra 2003-2004 yıllarında spor insanlar tarafından duyulmaya başladıkça biz de ticari bölümünü başlatmaya karar verdik.

Kiteboard Gökova’yı açma süreci nasıl gerçekleşti?

Zaten Akyaka’da bir su sporları merkezi işletiyorduk. Öğrenciyken hiçbirimizin hayali bir şirkete girip çalışmak değil, hobimizi işe dönüştürmekti. Su sporları merkezimizde windsurf, sea kayak, kano, deniz bisikleti vardı. Sedir Adası ve Kadın Azmağı’nda turlar düzenliyorduk. Daha sonra kite’ın hayatımızdaki yeri hem ticari hem de kişisel olarak büyüyünce ben 2007 yılında ortaklığımdan ayrılarak kendi kiteboard okulumu açtım. O yıldan beri yaz aylarında çalışıp kiteboard öğretiyoruz. Kış aylarında da eşimle beraber seyahat edip kendi zevkimiz için kite yapmaya çalışıyoruz.

Kiteboard sporunun sendeki yerinin bu denli büyümesinde ve nihayetinde sadece bu spor üzerine bir okul açmanda etkisi olan faktörler nelerdi?

Tabii ki en önemlisi windsurf ve yelkene göre adrenalinin çok daha yüksek olması. Sonuçta kiteboard’da çok daha yükseğe çıkabiliyor ve çeşitli hareketler yapıyorsunuz. Ekipmanı çok pratik, rahatlıkla taşıyabiliyorsunuz. Mesela windsurf ekipmanlarını taşımak çok kolay değildir ancak kite’ınızı sırtınıza alıp bisikletinize bile iliştirerek gitmek istediğiniz yere rahatlıkla gidebilirsiniz. Öğrenmesi ve geliştirmesi oldukça kolay. Tabii ki şu anda da çok popüler. Yeni gelişiyor olması çok önemli. Bu ve bunun gibi sebepler bizi bu spora bağladı.

Bu iş için Akyaka’yı nasıl seçtiniz?

Olaylar başka bir arkadaşımızın “Burada bu iş olur” tavsiyesi üzerine gelişti. Akyaka’da böyle bir boşluk vardı zaten. Buradaki büyük bir otelin de desteğiyle iş burada ilerledi.

Akyaka’yı iyi bir kite spot’u özellikler neler?

Burası dünyanın en iyi 10 spot’undan biri seçildi. Özellikleri de bir hayli fazla. Birincisi sezon uzunluğu. Burada 7 ay boyunca çok rahat kite yapılabiliyor ve öğretilebiliyor. Burada yaşayanlar için bu süre daha da uzun, 8-9 ay kadar yapabiliyorlar.

İkincisi rüzgarı çok düzenli. Böyle neredeyse her gün esen düzenli rüzgarı her yerde bulamazsınız. Bir yerde 15 günlük tatiliniz varsa ve bunun 6-7 günü kite yapabiliyorsanız şanslısınızdır ancak burada 15 günün 14-15’inde rahatlıkla kite yapabilirsiniz.

Sit alanı olması burayı özel kılan özelliklerden üçüncüsü. Motor sporları yasak, herhangi bir yapılaşma yok. Çok fazla yüzücü de yok.  Ayrıca denizi çok sığ. Bu da bu işi öğrenmek ve geliştirmek için çok büyük bir avantaj sağlıyor. Derin suda kite öğrenmek de öğretmek de zor. Dünyada çok iyi kite yapılan yerler var ama çoğunun altı resif olduğu için ayağınızı kesiyor. Dolayısıyla yere basamıyorsunuz. Burada ise denizin dibi kumluk.

Karasal anlamda şartlar çok uygun. Gölgemiz, elektriğimiz, suyumuz, duşumuz her şeyimiz var. Yine dünyanın iyi spotlarının dibi kumluk veya rüzgarı düzenli olabiliyor ama ne gölge, ne su, ne de duş hiçbir şey olmuyor.

Kiteboard Gökova okulunda ne gibi hizmetler var?

Burası özel bir kiteboard alanı. Plajda sadece kiteboard yapılabiliyor, yüzmek tehlikeli olduğu için izin verilmiyor. Bizim burada sunduğumuz hizmetler de kiteboard ile alakalı. Yeni başlayandan ileri seviyeye kadar kiteboard eğitimi veriyoruz. Ekibimizde Türkiye şampiyonları,  Avrupa ve dünyada derece almış arkadaşlarımız var. Ekipman kiralama yapıyoruz. Bu sporu bilen biri geldiği zaman bizden rahatlıkla malzeme kiralayabiliyor. Önceden malzemeyi uçakla taşımak ücretsizdi ancak spor geliştikçe hava yolları firmaları belli ücretler almaya başladı. Ekipman depolama hizmeti veriyoruz. Buraya geldiğinizde malzemelerinizi her gün getirip götürmek ve otelde muhafaza etmek yerine okulumuzda depolayabiliyoruz. Tabii ki bunların yanında yurt dışından ithal ettiğimiz ekipmanların satışını yapıyoruz.

İlgiden memnun musunuz?

İlgiden memnunuz çünkü spor çok hızlı gelişiyor. Burası da kiteboard için uygun bir yer olduğu için ünü çok çabuk yayılıyor ve insanlar gelmek istiyorlar. İlgi var ama ne yazık ki destek yok. Sporumuz henüz çok tanınmadığı için ne yerel yöneticiler ne de devlet tarafından fazla bilinmiyor ve destek görmüyor. Henüz olimpik bir spor olmadığı için federasyondan da fazla destek görmüyoruz.

Bu durum sizler için ne gibi sorunlar yaratıyor?

Mesela her sene bir sürü yasal izinle uğraşıyoruz çünkü söylediğim gibi burası sit alanı. Birçok prosedürle uğraşıyoruz, kimseye derdimizi anlatamıyoruz çünkü kimse ilgilenmiyor ve bilmiyor. Aslında kiteboard’un bölgeye ekonomik anlamda da çok büyük bir katkısı var. Spor, bizden çok bölgedeki halka, otelciye, restorancıya, taksiciye, manava, bakkala katkı sağlıyor. Bunlar görülmediği için de çok destek alamıyoruz ne yazık ki.

Kiteboard’un son yıllarda Türkiye’de de gittikçe gelişmeye başlamasıyla birlikte açılan okul sayıları da artıyor. Türkiye’deki eğitim seviyesini nasıl görüyorsun?

Dünyada çoğu yeri gezmiş, çalışmış, eğitmenlik yapmış biri olarak eğitim seviyemizin oldukça yukarılarda olduğunu söyleyebilirim. Biri bizim okullarımıza geldiği zaman gerçekten kiteboard eğitimi alabiliyor ve bunu korumak için de Türkiye Yelken Federasyonu’yla bir çalışma yaptık. Eskiden uluslararası eğitmen belgeleri geçerliydi fakat artık Türkiye Yelken Federasyonu belgeleri geçerli. Bu standartı daha da yukarılara taşımaya ve kaliteyi düşürmemeye çalışıyoruz. Ancak şu anda bile eğitim kalitemiz dünyadaki diğer yerlerle kıyasladığınız zaman oldukça yukarıda.

Kite okulları arasındaki rekabet ortamı nasıl? Dostluk, arkadaşlık havası mı var yoksa vahşi bir rekabet ortamı mı?

Vahşi bir rekabet ortamı var. Türkiye’de ticaret genelde böyle yürüyor. İnsanlar birbirlerini aşağı çekmeye çalışıyorlar. Bu ticaretin her alanında böyle, bize özgü bir durum değil. Bu durum da bizi zorluyor tabii. İnsan her şey yolunda gitsin, birlikte bir paylaşımda bulunalım ve bu işi birlikte yukarı taşıyalım istiyor ancak ülkemizdeki ticaret mantığı böyle yürümüyor maalesef.

Sence kiteboard bir zengin sporu mu?

Zengin sporu değil ama öğrenmesi de, malzemesi de pahalı bir spor. Öğrenmesi biraz maliyetli çünkü o uçurtmaların hepsini yurt dışından ithal ediyoruz. Bunların bir amortisman gideri var. Öğrenciler çok fazla düşürdüğü için uçurtmalar 2-3 aylık bir süre içinde yıpranıyor ve çöpe gidiyor. Amortisman gideri çok yüksek olduğu için eğitim de maliyetli. Hatta ülkemizin şu sıralarda içinde bulunduğu durumlar nedeniyle maliyetlerin bile altına ders vermek zorunda kalıyoruz.

Genel öğrenci profili kimlerden oluşuyor?

Şu anda tabii ki Türklerden oluşuyor. Onlar da genelde “beyaz yakalı” denilen gelir grubu yüksek kesimden oluşuyor. Kendi okulumuz adına konuşursam %30-35 civarında da özellikle Avrupa’dan gelen yabancı müşterimiz var.

Kiteboard sporu kişiye ne gibi özellikler kazandırıyor?

Çok fazla özellik var. Birincisi tek başına yapıyor gibi gözükseniz de çok sosyal bir spor. Uçurtmanızı karadan kaldırmada ve indirmede birine ihtiyacınız var. Normal hayatınızda hiç tanışamayacağınız insanlarla ortak noktanız kiteboard olunca tanışabiliyorsunuz. Aynı şey bizim için de geçerli. Burada çok iyi dostluklar ediniyoruz.

İkincisi çok ciddi adrenalin salgılatan ve insanın kendine güvenini getiren bir spor.

Üçüncüsü de sosyal olarak kabul gören bir spor. Şu an kite yapıyor olmak ciddi bir trend. Bugün kite yaparken çekilen bir fotoğrafınızı sosyal medyada paylaşsanız insanlar çok büyük ilgi gösteriyor ve  size olan bakış açıları değişebiliyor.

Dördüncüsü seyahat ve yaşam tarzınızı değiştiren bir spor. Kiteboard sizde ciddi bir bağımlılık yarattığı için artık gidip bir otelde yatmak yerine daha aktif bir tatil planlıyorsunuz. Gittiğiniz farklı yerlerde bu sporu yapmak için ona göre bir seyahat planlıyorsunuz. Giyiminiz, sosyal çevreniz, arkadaşlarınız hatta diliniz bile değişime uğruyor. Hayatınıza o kadar etki eden bir spor!

Gökova’da düzenlenen organizasyonlar oldu mu?

Dünyada ilk 10’a girdiğine göre Gökova’nın Türkiye’deki en iyi spot olması gerekiyor. Burada pek çok kez Türkiye Şampiyonası, özel festivaller, uluslararası başarı kazanmış rider’ların kliniklerini düzenledik. Bu işin bir üst klasmanı Avrupa ve dünya şampiyonası düzenlemek fakat bunun için ciddi sponsorluklar gerekiyor. Böyle bir organizasyonun sadece isim hakkı için bile 50 bin dolar gibi bir para ödemek gerekiyor.

Gökova çok iyi bir spot olsa da şirketler tarafından reklam için iyi bir yer olarak görülmüyor ve Kilyos’taki plaj çok uygun olmamasına rağmen bu tür organizasyonlar hala İstanbul’a alınıyor.

Şirketlerin bu düşüncesinin ardında yatan etkenler ne olabilir?

Burası onların gözüne çok silik geliyor çünkü onlar için reklam yapmak demek, İstanbul demek. Böyle görüldüğü için de henüz  buraya üst klasman şampiyonaları alabilmiş değiliz.

Yarışlara katılıyor musun?

Bu sporu yaparken iki şeyi tercih etmeniz gerek: Ya sporcu olacaksın ya da bu işi yöneten, okul işleten kısımda olacaksın. İkisi birden yürümüyor.

Ayrıca artık ben de 40 yaşındayım. Hem bireysel korkuları olmadığı hem de zamanları olduğu için 17-18 yaşındaki gençlerle artık baş etmek zor. O yüzden ben yarışma kısmıyla hemen hemen hiç ilgilenmedim. Daha çok bu işin eğitim ve okul bölümüyle ilgilendim.

Sence buradaki okul sayısı biraz fazla mı yoksa daha fazlasına mı ihtiyaç var?

O doğal bir süreç aslında. Geçen sene burada 9 okul vardı ve bu biraz fazlaydı ancak sayı bu sene 4’e düştü. Aslında bu okul sayısıyla değil verilen eğitimin kalitesiyle alakalı bir durum.  Bir plajı okul sayısının az ya da fazla olmasıyla kıyaslayamayız. Önemli olan orada verilen eğitim sayısıdır o da normal sezonda limitlerde zaten.  Bu sayının çok üstüne çıkmamak gerekiyor çünkü iplerimiz 25 metre ve eğitim alanımızda belli bir genişlik var. Onu düzgün planlayamazsak iş tamamen bir karmaşaya döner.

Dünyada kite için favori bölgelerin nereler?

Dünyada bu sporun yapıldığı en iyi yerlerden biri Brezilya. Çok uzun bir kıyı kesimine sahip ve hem kuzeyinde hem de güneyinde çok güzel spot’lar var. Rüzgarı kuvvetli, kumsal alanları çok geniş. Güney Afrika da bu iş için en iyi yerlerden biri. Çok rüzgar alıyor ancak oranın suyu biraz soğuk. Bunlar haricinde Avrupa’da: Tarifa, Kanarya Adaları gibi bölgeler var. Kiteboard artık hemen hemen her yerde yapılıyor ama bana sorarsanız bunların içindeki favorim Brezilya.

Türkiye’de?

İnanın Türkiye’de çok fazla değişik bölgeye gitme şansım olmadı çünkü nisan ayının başından ekim ayı sonuna kadar burada işimin başında olmak zorundayım. Yine de eskiden gittiğim yerler arasında Gökçeada’nın bu sporu yapmak için güzel bir yer olduğunu düşünüyorum. Adana, Yumurtalık da bu iş için iyi yerlerden bir diğeri.

İleride okulunla ilgili nasıl planların var?

Planlar bizimle değil burayı işletenlerle doğru orantılı olarak gidiyor. Biz sadece okul işletiyoruz, dediğim gibi yerel yönetimler tarafından sadece bir ticarethane olarak görüldüğümüz için plajla ilgili bir söz hakkımız yok. Aslında burası için güzel hayallerimiz var ama o hayallerin gerçekleşebileceği ortamlar yok.

Nedir bu hayaller? Bahsedebilir misin?

Çok anlatacak durumlar değil. Burası üzerinde farklı ticari kaygılar var. Herkesin burası için çeşitli planları var ve onlar da bizim dışımızda gelişiyor. Biz o planlara dışarıdan uyabildiğimiz kadar uyuyoruz, uyamadığımız yerde de başka alternatifler bulmak zorunda kalacağız.

Röportaj için çok teşekkürler! Eklemek istediğin başka bir şey var mı?

Ülkemizde bireysel sporlar çok yaygın değil, biz genelde takım sporlarına destek veririz. Bireysel sporlara destek olunabilmesi için de herkesin gelip bu sporu yapması ve öğrenmesi gerekiyor. Spor ülkemizde ne kadar yayılırsa o kadar destek alır. Herkese bu sporu öğrenmelerini tavsiye ederim.