Mobilemenu
Profile

İlk Profesyonel Freestyle Kayakçımız Murat Atasoy

Freestyle kayakla nasıl tanıştınız?

Daha önce 4-5 yıl kadar snowboard yaptım ancak çok başarılı değildim. Beşinci yılın sonunda kuzenim, grubumuz Riders Army’nin çekimleri için Uludağ’a çağırıldı. Çekimler için buranın bilinmeyen yerlerine tahtadan rampalar kurulacaktı. Değişiklik olsun diye ben de onlarla gittim ve “set-up”ı kurduk. Kış olunca kurduğumuz rampaları bulmak zor oldu tabii! Bir süre sonra rampaları karların altından çıkarttık, ben de snowboard’la atlamaya başladım. Oradaki arkadaşlarımdan birine “Senin kayaklarını deneyebilir miyim?” dedim. Daha önce paten deneyimim vardı ama hiç kayak yapmayı denememiştim. Menajerliğimizi yapan arkadaşım Babür Vatansever bana ayakkabı bulacağını söyledi, gerçekten de kar aracıyla gidip, ayakkabıyı buldu. Kaymaya başladım, daha rampaya kadar düz bir şekilde gidemememe rağmen “Ters takla atacağım” dedim. Bir yandan da mangal yapıyoruz, herkesin elinde köfte ekmek var (gülüyor). Herkesin “Bir yerini kırarsın” demesine ve ilk iki denememde düşmeme rağmen üçüncü atlayışta ayaklarımın üzerine indim. Herkes bir anda coşkuyla koşuşturmaya başladı, aralarından “Kesinlikle kayak yapmalısın” diyenler oldu ve o şekilde bu spora başladım.

Snowboard’a nasıl başlamıştınız?

Amcam snowboard yapıyordu, onun yönlendirmesi ile başladım. Snowboard’u ilk başlarda sadece kışın düzenlenen winterfest’lere gittiğimizde yapıyorduk, zamanla bu sayı artmaya başladı. Bir noktadan sonra bulduğumuz her fırsatta bu sporu yapmaya başladık.

Uzun yıllar yaptığınız snowboard’da iyi olmadığınızı söylemenize rağmen ilk kayak denemelerinizde takla atmayı başarabilmeniz etkileyici. İki spor arasındaki fark çok mu büyük?

Biri yatay, diğeri dikey denge ile alakalı. Bu kaykay ve paten yapmak arasındaki fark gibi; sonuçta paten yapan herkes iyi kaykay yapamaz. Ben de patende daha iyiydim. Ayrıca snowboard bana şu anda kayaktan aldığım kadar keyif vermiyordu.

Kayağa direkt olarak freestyle’la giriş yaptığınızı söyleyebilir miyiz?

Aynen öyle. Normal kayağı ayağıma bir kere, Torium alışveriş merkezindeki snowpark’ta takmıştım. Parkta freestyle kayak malzemesi yoktu dolayısıyla düz kaymayı denemek için gittim ama 180 hareketini orada çözdüm!

Sosyal medya hesaplarınıza baktığımızda da gerek kayak, gerek çıplak ayak, gerek de patenle takla atma halindesiniz. Bu takla atma sevdası nereden geliyor?

Çocukken “capoeira” isminde bir Brezilya dansı yapıyordum. Orada bu taklaların temel eğitimini aldım. Kayağa başlamadan önce de iki yıl kadar kendi imkanlarımızla “cliff diving” yaptık.

Yeni bir freestyle kayak hareketini öğrenme ve gerçekleştirme süreciniz nasıl işliyor?

Çok fazla video izliyorum; günün yaklaşık iki saatini buna ayırıyorum. Kayıtları yavaşlatarak izliyorum böylece; sporcu çıkışını nasıl yapıyor, kafası nereye dönük, vücut pozisyonu nasıl, ayakları hangi açıda duruyor, rampadan çıktıktan ne kadar süre sonra hareketine başlıyor gibi birçok detayı inceliyorum. Ondan sonra kendimize bol kar rampası yapıyoruz. Bu tıpkı hava yastığına atlamak gibi çok keyifli bir olay. Atlayış yapıyorsunuz ama aşağısı yumuşak kar olduğu için düştüğünüz zaman hiçbir şey olmuyor. On denememden sekizinde başarılı oluyorsam, hareketi normal rampada denemeye başlıyorum.

Sürekli olarak takip ettiğiniz freestyle kayak sporcuları kimler?

Bu işin en iyisi olan Tom Wallisch’i takip ediyorum. Onun haricinde biraz daha “old school” kayan Tanner Hall var. Yine de idolüm Wallisch!

Freestyle kayak Türkiye’de biliniyor mu?

Türkiye’de freestyle kayak yapanların sayısı hala çok az. Neredeyse 4-5 kişi diyebilirim ki onların da yarışacak kıvama gelmesi için önlerinde çok uzun süre var. Bu iş için hem “kafayı kırmak” hem de yetenekle cesareti birleştirmek lazım. Bazen sosyal medyadan iletişime geçip “Bu işi bize de öğretir misin?” diye soranlar oluyor. Onlara tarih ve yer söyleyip “O tarihlerde gelirseniz size ‘workshop’ veririm” diyorum. Tamamen gönüllü olarak yapıyorum bunu, keyif alıyorum bu işten. Keşke freestyle kayak yapan insanların sayısı daha çok olsa da yarışma ortamı oluşsa.

Kayak yaparken ciddi bir sakatlık geçirdiniz mi?

Bir kere sol omzumu, iki kere de sağ omzumu çatlattım. Şu anda sol ayak bileğimdeki liflerde bir sorun var. İki ay atel takmam ve spor yapmamam gerekiyormuş ama ben kar yağdığı zaman buralarda durmayacağım tabii ki. Yine yapacağımı yapacağım (gülüyor).

Düşüş sırasında sakatlıklardan kaçınmak için uyguladığınız teknikler var mı?

Daha önce çok iyi bir karate hocasından düşüş eğitimi aldım. Neredeyse inşaattan atlayıp hiçbir yerini kırmama konusunda uzmanlaşmış birisiydi! Bizim spor birkaç saniyelik hataya bakıyor. Düşerken el ve kollarınızı kesinlikle kapalı tutmanız gerek. Düz bir zeminde düşeceksem avuç içi tekniği adı verilen bir yöntem uyguluyorum. Yuvarlanmalı bir düşüşse uzuvları kapatarak, yuvarlanmanız gerek. Kollarınızı yere koymamalısınız. Ben sağ omzumu çift ters takla sırasında boynumun üzerine ters düşerek, sol omzumu ise elimi yere koyarak çatlattım.

Hiç “Keşke freestyle kayak yerine masa tenisi gibi daha güvenli bir spora yönelseydim” dediğiniz oluyor mu?

Demiyorum çünkü iş açısından rahatım. Çalıştığım işin yoğun dönemleri yaz aylarına denk geldiği için o dönemde kendimi sakatlayacak bir şey yapmıyorum. Yaz aylarında da wakeboard, kiteboard ve paten gibi sporları yapıyorum ama riskli hareketler denemekten kaçınıyorum çünkü yazın çalışmam lazım. Kışın ise öyle bir sınırlandırmam yok. Yaptığım hareketleri o kadar da riskli bulmuyorum. Öyle olsa bile risk dediğin nedir ki!

Daha önce profesyonel yarışlara katıldınız mı? İleride böyle bir planınız var mı?

Türkiye’de freestyle kayak yapan çok kişi olmadığı için profesyonel olarak düzenlenen yarışma da yok. Daha önce profesyonel yarışlara katılmadım ancak bu sene TTR World Tour’un Bulgaristan ayağına katılmayı planlıyorum. Çok büyük beklentilerim yok çünkü o yarışmaya katılan sporcular benim beş senede kaydığımı bir senede kayıyorlar. Ben daha çok kendimi denemek ve heyecan için katılacağım. Yoksa şu an 26 yaşındayım, böyle yarışmalara katılmak bizden geçti artık (gülüyor).

Yine de kafanızda belirlediğiniz bir hedef vardır?

Tabii ki var. Kim ilk üç içine girmek istemez ki! Duruma bakacağım, sonlara doğru çıkacağım ve onlar hangi hareketi deniyorlarsa ben de o hareketi çevireceğim. Çünkü kaybedecek bir şey yok!

TTR’de başarılı bir sonuç elde ederseniz serinin tüm ayaklarını takip etme gibi bir durum söz konusu olabilir mi?

Kesinlikle. Türkiye Kayak Federasyonu, geçtiğimiz aylarda kendimi bu seride bir sene denemem için ödenek vermeyi teklif etti. Bulgaristan’daki yarışta kendimde o ışığı görebilirsem, yurt dışında eğitim alıp, yaşım geçmeden 1-2 sene boyunca yarışlara katılmayı düşünüyorum.

Freestyle kayakta ekol olan ülkeler hangileri?

Bu spor dalında Avusturyalı ve Fransız sporcular ön planda. ABD’ye hiç gitmiyorum tabii…

Freestyle kayakta kendinizi en başarılı bulduğunuz özelliğiniz nedir?

En büyük avantajım bu işi severek yapıyor olmam. Ayrıca hareketlerin temellerini bildiğim için denemeye korkmuyorum. Denemeye korkmadığım için de bir hareketi, ikincide olmasa da dokuz veya onuncu denemede çıkartabiliyorum. Bir hareketi yapmaya karar verdikten sonra “Olacak mı olmayacak mı?” diye düşünmüyorum. Korkanlar bu işi yapamaz.

Spor hayatınızda felsefe edindiğiniz bir söz var mı?

“Go big or go home.” Bir şeyi yapacaksan gözünü korkutmayacaksın, yapamıyorsan evine git!

Favori freestyle hareketiniz hangisi?

En sevdiğim hareket geçen sene yaptığım: cork. Şu anda “720” hareketini çıkartmaya çalışıyorum. Geçen sene yapmama çok az kalmıştı ama ufak bir sakatlık yaşayınca kendimi biraz geri çektim. Umarım bunu sene sonunda çıkartırım.

Türkiye’de kaymaktan en çok zevk aldığınız bölgeler hangileri?

Kesinlikle Uludağ. Oradaki 17 lift’ten her biri ayrı zevk veriyor. Ayrıca ben kalabalıkta kaymayı seven biriyim. İnsanların yanından hızla geçmek ayrı bir zevk. Uludağ haricinde Türkiye’deki en güzel uzun pistlerden biri Kayseri’de. Snowpark nerede ise orada olmayı seviyorum. Bu zamana kadar snowpark sadece Kartalkaya’da vardı. Şu anda Uludağ’a da inanılmaz güzel bir park yapılıyor. Kayseride’de de öyle. Sanırım bütün pistleri seveceğim artık.

Dünyada en beğendiğiniz kayak merkezleri nerede bulunuyor?

Fransa’da Des Alpes’de çok iyi pistler var. ABD’de bulunan Mammoth Ski Area, snowpark anlamında dünyada sayılı bir yer. Avusturya’daki Stubai Glacier Zoo Snowpark da yine aynı şekilde.

Kayak dışında hangi sporlarla ilgileniyorsunuz?

Wakeboard, kiteboard, paten, cliff diving. Ayrıca haftada üç kez, 5-10 kilometre arası koşu yapıyorum. Geçen sene kilo fazlam vardı ve bu durum spor hayatımı da etkiliyordu. Haftanın 5 günü koşarak, 4 ay gibi bir süre içinde 17 kilo verdim. Artık koşmadan duramıyorum.

Kayak dışında “Profesyonel olarak yapmak isterdim” dediğiniz bir spor dalı var mı?

Wingsuit yapmak çok iyi bir duygu olurdu. Tabii ilk önce bir bungee-jumping yapmam lazım. Daha önce iki kere yukarı çıkıp, atlamadan geri indim (gülüyor).

Kış sporlarına ilgi duyanlara freestyle kayağı nasıl anlatırsınız?

Freestyle kayak inanılmaz zevkli bir spor. Bir kere yapmaya başladığınız zaman hayatınız o oluyor. Hız sevenler için; freestyle kayak, snowboard’a göre daha hızlı. Ayrıca aşağı doğru, arkan dönük olarak kayarken, insanların yüzüne bakmanın hazzı hiçbir şeyde yok. Onun haricinde herkese tavsiye etmiyorum ancak kayakla rampaya çıkmanın tadı çok farklı. Ben board’la da rampaya çıktım ancak kayaktan aldığım hazzı almadım.

Arkanız dönük kayarken gideceğiniz yeri nasıl görüyorsunuz?

Omzunun üzerinden bakıyorsun sadece. O kadar! Geri geri kaymak inanılmaz geliştiriyor insanı.

Kayak yaparken başınıza gelen en komik olay nedir?

Böyle çok anım var. Bir keresinde “winterfest” haftasında arkadaşlarla kayarken yukarı telesiyejle çıkmış fakat aşağı inemeyen iki kız gördük. Yardımcı olmak için dağın zirvesinde yarım saat uğraştım ama kız o gün kapatmış kendini, kesinlikle o bilgiyi almayacak. En son ben de pes ettim ve “Ben gidiyorum. Sen de yukarı yürü, telesiyejle geri in” dedim. Yukarıya da neredeyse 100 metre mesafe var bu arada! “Yukarı kadar çıkamam” deyince kızın board’unu kuzenime verdim. Ben de kızı kucağıma aldım, hızla aşağı doğru kaymaya başladık. Sorunsuz bir şekilde aşağı indikten sonra bizi gören bir arkadaşım geldi ve kıza “Bu şekilde hiçbir şey öğrenemezsin!” dedi. Kız da “Olsun, çok zevkliydi” şeklinde karşılık verdi.

Türkiye’de freestyle kayağın geleceğini görüyor musunuz?

Türkiye Kayak Federasyonu’nda  sporlar, farklı dallara ayrılıyor fakat henüz freestyle için ayrı bir dal bile yok. Daha dalı bile açılmayan bir sporu herkes nasıl bilip, malzemesini temin edebilir ki? Yakında freestyle kayak dalı açılacak, bunun için uğraşıyorum. Videolarımı sosyal medya hesaplarımdan yayınladığım zaman ilgilenen kişi ve gelen soru sayısı çok oluyor. Bunlar güzel şeyler, keşke daha fazla soru gelse de daha fazla kayakçı çıksa.

Freestyle kayakta sizi en çok zorlayan şey nedir?

Sadece freestyle kayak özelinde değil, kış sporlarıyla uğraşanları Türkiye’de en çok zorlayan şey sezonun kısa olması. Onun haricinde bakımsız pistler ve parkların yapılmaması bizi zorluyor. Bu nedenle kendi rampalarımızı küreklerle kar ata ata yapmışlığımız çok. Şu ana kadar toplasanız 3-4 katlı bir bina boyutunda rampa yapmışımdır!

Sponsorluk anlaşmalarınız var mı? Sponsor bulabilmek zor mu?

SPX’ten soft, Kar Spor’dan hard malzemelerimi alıyorum. Völkl markası da sponsorlarım arasında bulunuyor. Aynı zamanda Quiksilver’ın da yüzüyüm. Sponsor bulmak diye bir şey yok aslında. İyi kayıyorsanız zaten sponsor sizi buluyor. O yüzden kolay!

Kayak haricinde uğraştığınız meslek nedir?

Lojistik sektöründe çalışıyorum. İskele amirliği yapıyorum. İşimi seviyorum, benim için avantajı çok. İşimde sezon, nisan ayında başlıyor ve ekim ayının sonunda bitiyor. Daha sonra bütün kış bana kalıyor, bu spor için ideal.

Daha önce herhangi bir sosyal sorumluluk projesi içinde yer aldınız mı? Gelecek için böyle bir planınız olabilir mi?

Daha önce bir sosyal sorumluluk projesinde yer almadım ama böyle bir planım var. Bir sponsor desteği ile doğuda imkanı olmadığı için daha önce bu sporu denememiş insanlara eğitim vermek istiyorum.

Freestyle kayağa dair en büyük hayaliniz nedir?

Türkiye’de zaten belirli bir yerdeyim. Yurt dışında da olmak isterdim ama zor. O yüzden çocukça hayallere kapılmıyorum. En büyük hayalim 720’nin üzerinde bir rotasyona çıkabilmek.

Murat Atasoy'u Facebook ve Instagram'da takip edebilirsiniz.