Mobilemenu
Profile

İmkansızlığın Zirvesinde: Tenzing Norgay

Unutulmaz olmak için, hayatı bir hayale adamak gerek bazen. Everest’in zirvesinde gülücükler saçan Tenzing Norgay’ın yaptığı tam da buydu.

Everest’e en yakın kasabada yaşayan, hayatlarını buz kırılganlığına adamış, çoğu belgeselin en arka planındaki en değerli figüranları Şerpalar. Nepal’in dağlık kesiminde yaşayan bu halk, sadece profesyonel dağcıların hamalları olarak bilinirdi. Onların çantalarını, ekipmanlarını ve de en önemlisi hayallerini taşırlardı. Çünkü Şerpaların kocaman cesareti ve her şeyi yapmalarına rağmen ‘her şeyin arkasında kalmalarındaki’ hayat şartları olmasaydı; profesyonel dağcıların Himalayalar’daki hayalleri birer uhde olarak kalacaktı. Ancak Şerpaların tarihte kabuklarını kırdıkları bir an var. Ve bunu sağlayan bir adam: Tenzing Norgay. Onun Yeni Zelendalı kaşif Edmund Hillary’le birlikte 29 Mayıs 1953’de unutulmaz Everest yolculuğuna çıkışından sonra Şerpaların adını artık daha çok duyacak ve okuyacaktık.

Tenzing, henüz çocuk yaşlarındayken ‘Bir hayalin varsa onu başarma gücüne de sahipsindir’ felsefesiyle evinden kaçarak, usta şerpaların olduğu kasabaya yerleşti. Everest’e düzenlenen birçok sefere eşlik etti. Ama onun asıl amacı, Everest’in bulutlardan görünemeyen zirvesiydi. Bunu başaran hiç olmamıştı. Eğer o hayalini gerçekleştirirse sadece kendisini değil, tüm insanlığı imkânsıza yaklaştıracaktı.

Kâşif Hillary’nin Everest yolculuğunda eşlik eden Tenzing, 8504 metrede çadır kurduğunda bu kez hayal kurmasına gerek yoktu, çünkü artık oradaydı…  O basit bir Şerpa değildi. Aşağıdan bakınca bile insana korku salacak yükseklikteydi. İmkânsızlığın zirvesinde…

29 Mayıs 1953’ün öğlesi, saat 11:30 suları… Hillary ve Tenzing, bir ilki başararak Everest’in zirvesindeler. Güneş her zamankinden daha yakın ama bir o kadar soğuk… Zaferi naneli kek yiyerek kutlayan Tenzing, hafızalardan silinmeyecek kareye imza atmak için pozunu veriyor ve Everest’in zirvesinde fotoğraf çeken ilk insan olmayı başarıyor. Her ne kadar zirveye ilk adımı atan Hillary olsa da…

Kaşif Hillary ise, iddiaya göre Tenzing Norgay’ın fotoğraf çekmeyi bilmemesi sebebiyle o anı ölümsüzleştiremeyerek sadece anılarında yaşamakla kalıyor. Belki de ‘bilmemek’, Everest’in zirvesinde ilk kez görüntülenen adam olmak isteyen Tenzing için bir ‘tercih’ olmuştur, kim bilir…

Budizm’e inanan Tenzing Norgay, naneli kekinden bir parça zirveye bırakıyor. İnancına göre ona bugünü yaşatan Everest’e teşekkürünü böyle yapıyor. Aşağıya indikten sonra Everest’in zirvesine ilk adımı Hillary’nin attığını kabul eden Norgay, kendisine sürekli bu soruyu yöneltenlere çok zekice bir cevap veriyor: ‘Evet, Everest’in zirvesine adım atan ikinci insanım. Eğer bu bir utançsa, böyle yaşamaya alışmalıyım!’

Tenzing Norgay, o unutulmaz seferden sonra pek çok Nepallinin ve Hint'in gözünde efsanevi bir kahramana dönüştü. Hakkında birçok öykü, şiir yazıldı. Aralarında İngiliz George Madalyası'nın da bulunduğu çok sayıda nişan verildi. James Ramsey Ullman'la birlikte hazırladığı Man of Everest (Everest Adamı) (1955) adlı otobiyografisi ABD'de Tiger of the Snows (Kar Kaplanı) adıyla yayımlanmıştır. Malcolm Barnes'ın Tenzing'in verdiği bilgilere dayanarak yazdığı After Everest (Everest'ten Sonra) (1978), onun Everest tırmanışından sonraki yolculuklarını ve Hindistan hükümetinin 1954'te Darciling'de kurduğu Himalaya Uygulamalı Dağcılık Enstitüsü'nde yönetici olarak görev yaptığı dönemi konu alır.

Tenzing Norgay’ın özel hayatı mesleğindeki zirvelerin uzağında, acının hep kıyısında. İlk eşini çok genç yaşta kaybeden Norgay, sonradan iki evlilik daha yaptı. Henüz 4 yaşındaki oğlunu kaybetti. Son zamanlarını çok sevdiği Batı Nepal’deki Darjeeling’de geçiren Norgay, 1986 yılında 71 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.