Mobilemenu
Profile

İstanbul’a Yakın 5 Hiking Parkuru

İstanbul’da yaşayıp doğayla baş başa kalmak için zamanım yok diyerek çeşitli bahaneler üretmek kolay. Sizce de doğa ile kavuşmanıza engel olarak sıraladığınız şu bahaneleri bir kenara bırakmanın vakti gelmedi mi? “Ben şimdi nereden bileyim nereye gideceğimi?” diyerek yeni bahaneler üretmeye çalışanları buradan kınıyor ve onlar için İstanbul’a yakın, seratonin kaynağı 5 hiking parkurunu iftiharla sunuyoruz.

 1- Binkılıç Köyü ve Istranca Ormanları

İstanbul’dan araba ile yaklaşık 2 saat süren Binkılıç Köyü’ne vardığınızda, yürüyüşe başlamadan önce köy kahvesinde kısa bir çay molası verebilirsiniz. Köyün içerisinden geçen yolu takip ederken eski taş yapıları görebilirsiniz. Köyün içindeki yolu takip ederek çıkılan tepede, Roma Dönemi’ne ait olduğu düşünülen kalenin kalıntılarını görebilir, Binkılıç Köyü’nün kurulduğu uçsuz bucaksız ovayı seyre dalabilirsiniz. Hiking parkuru olan Istranca Ormanları’nda meşe, gürgen ve kayın ağaçlarının arasından geçen orman yolunda yürürken, İstanbul il sınırlarında olduğunuza inanamayacaksınız. Yürüyüş parkurunun bir kısmı zaman zaman Binkılıç Deresi ile kesiştiği için, botlarınızın su geçirmez olduğundan emin olmadan yola koyulmayın.

 2-Balaban Köyü ve Durusu Gölü

İstanbul il sınırlarında bulunan başka bir hiking parkuru ise Avrupa yakasındaki sayılı doğal göllerden en temizi olan Durusu Gölü, yani eski adıyla Terkos Gölü. Evet, eskiden musluktan akan suya Terkos suyu denmesinin sebebi de tam olarak bu. Gölün etrafındaki köylerin içinden başlayan birçok alternatif yürüyüş parkuru var fakat Balaban Köyü’nde sahilden başlayan parkurlar en çok tercih edilenler arasında. İnsan boyunu aşan uzunluklarıyla göldeki sazlıklar bir yana meşe, gürgen, dişbudak gibi ağaç çeşitleri ve kaşıkçı pelikan, kartal, karabatak gibi kuş çeşitleri Durusu’nun sunduğu güzelliklerden yalnızca birkaçı.

 3- Pürenli Yaylası ve Güzeldere Şelalesi

Pürenli Yaylası’nda tepeye doğru tırmanırken tanık olduğunuz doğa ve yeşilin tonları kendinizi İskoçya’da Highlands’te geziyor sanmanıza sebep olabilir. İyi haber; Pürenli Yaylası, İstanbul’dan yalnızca 200 km uzaklıkta ve Düzce il sınırları içerisinde.

Yürüyüşe başlamışken Pürenli Yaylası’yla birlikte anılan Büyük Balıklı, Hira ve Kardüz yaylalarından rotanıza uygun olanları ziyaret edebilir, ciğerlerinizi şehrin egzoz dumanı yerine mis gibi dağ havası ile doldurabilirsiniz. Hazır Düzce’ye kadar gelmişken, yayladan indiğinizde Türkiye’nin en büyük şelalelerinden Güzeldere Şelalesi’ni görmeden dönmeyin.

4- Beşkayalar Tabiat Alanı ve Menekşe Yaylası

Soğukdere, Menekşe Yaylası’nda hangi yürüyüş parkurunu seçerseniz seçin başlayacağınız yer belli: Veysel Amca’nın yeri olarak da bilinen Karaaslan Kamping. Veysel Amca’da bir çay molasından sonra Soğukdere üzerindeki köprüden karşıya geçip patikayı takip ederek, orman içinden kısa bir tırmanışla Şahin Tepesi adı verilen vadiye ulaşabilirsiniz. Şahin Tepesi’ne tırmanırken acele etmemelisiniz zira zorlanacağınız yer parkurun henüz çok başında olduğu için enerjinizi idareli kullanmanız önemli. Tepede soluklanırken büyüleyici manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Yürüyüşün devamında Menekşe Yaylası tabelasını gördükten sonra karşınıza çıkacak Karpuz Deresi’nde ıslanmamak için su geçirmez botları tercih edin. Beşkayalar Tabiat Alanı içerisinde bulunan Menekşe Yaylası’na mevsimde gittiyseniz yaylaya adını veren rengarenk menekşelerin fotoğrafları ile Instagram’da like’larınıza “like” katıp, takipçilerinize takipçi ekleyebilirsiniz.

5- Ballıkayalar Tabiat Parkı

Yemyeşil bir vadi içinde yer alan Ballıkayalar Milli Parkı, Kocaeli’nin Tavşanlı Köyü sınırları içinde kanyonu, göletleri, deresi ve şelalesiyle birçok doğal güzelliği bünyesinde bulunduran birinci derece doğal sit alanı. Milli Park içerisinde, çeşitli zorluk seviyelerinde birçok yürüyüş parkuru alternatifi var. Kanyonun üstünde bulunan parkuru seçtiyseniz kaya tırmanışı yapan maceraseverleri görebilir, hatta yanınızda gerekli ekipman varsa siz de gelmişken kaya tırmanışı yapabilirsiniz. Kanyonun içinden, Ballıkaya Deresi’ni takip ederek yapacağınız yürüyüşlerde küçük göletlerden geçiş yapmanız gerekebilir, dolayısıyla botlarınız mutlaka su geçirmez olsun. Gölete uğrayan göçmen kuşları fotoğraflamak için de fotoğraf makinenizi çantanıza atmayı unutmayın.