Mobilemenu
Profile

İstanbul Anadolu Yakasının En Zorlu Yokuşları

Beylerbeyi’nden Çamlıca Tepesi’ne

Beylerbeyi sahilinde keyif çatmak varken kim çıkar Çamlıca’ya diyorsanız yanılıyorsunuz! İstanbul’un kendine en çok güvenen, yokuşlardan hiç ama hiç korkmayan bir grup bisikletçisi bunu gündelik bir aktivite haline getirmiş halde. Bu iki nokta arasında birçok rota bulunuyor ama karşınızdaki en zorlusu. Sahilden girilen Beybostanı Sokağı’nda Beylerbeyi Stadı’nı geçiyorsunuz, ardından bir göbeğe denk geliyorsunuz. İşte orada beyaz ve kırmızıya çalan taşlardan oluşan ve değil bisikletin, otomobiller için bile çıkılmazmış gibi görünen yokuş başlıyor. Tırmanışın daha başı akıllara zarar! Eğimin biraz azaldığı noktalarda sanki düzlükte gidiyormuş gibi sevinecek, uzakta görünen televizyon kulelerine bakarak umutsuzca pedal çevirmeye çalışacak, sık sık yüzde 20 ile 25’e varan ortalama yüzde 10 eğime saydıracak, tepenin hemen yakınındaki Alp d’Huez benzeri üç virajda soluksuz kalacak ve nihayetinde zirveye çıkacaksınız. Toplam 2,2 kilometre uzunluğunda yokuş bittiğinde 228 metrelik bir rakımı aşmış olacaksınız.

Beykoz’dan Kirazlıyayla’ya

Beylerbeyi fazla ayakaltı, Çamlıca aşırı görünür değil mi? Bu iki arkadaş arasında tırmanmanın daha zorlusunu arıyorsanız sizi Beykoz’a alalım. İlçe merkezini geçer geçmez sağa dönecek, önce normal bir eğimde tırmanmaya başlayacak, ardından doğduğunuza pişman olacaksınız. Zaten daha sahildeyken kafanızı kaldırıp nereye çıkacağınızı gösteren arkadaşınıza inanamadığınızda başınıza gelecekleri anlamışsınızdır! Bu rota tam 2 kilometre sürüyor, ortalama eğim yüzde 11 ve başlangıç ile bitiş noktası arasındaki irtifa farkı 225 metre. Ardı ardına gelen yokuş içinde yokuşları çıkarken (çıkmaya çalışırken) civarda yaşayanların şaşkın bakışlarına maruz kalacaksınız. O yokuş içinde yokuşlarda eğim genel olarak yüzde 12 ile yüzde 32,3 arasında değişiyor! İyi haber son 500 metrede yüzde 10’dan fazla eğim yok. Siz yine de yola çıkmadan önce bir kez daha düşünün…

Maltepe’den Gülensu Telsiz Tepesi’ne

Gülensu, Maltepe ilçesinin denizden içeride ve iki otoyolun arasında bulunan kısmında bir semttir. Oldukça tepelik olan alanın en yüksek noktası da Telsiz Tepesi diye bilinen, üzerinde dev bir verici anten bulunan, 323 metre rakımlı tepedir. Arzu ederseniz buraya Maltepe sahilinden, yani deniz seviyesinden itibaren tırmanmaya başlayabilirsiniz. İlk 1 kilometrede bir numara yok, korkmayın. Sonraki 2 kilometre eğim yüzde 5 ile 10 arasında değişiyor. Buna da şükür diyebilirsiniz! Kalan 1,5 kilometre 226 metrelik yükseklik farkını aşmak zorunda kalacağınızdan bol bol duaya ihtiyacınız olacak! Eğim sık sık yüzde 15’lerde geziniyor, ara ara yüzde 20’ye tırmanıyor. İyi haber, bazı noktalarda düzlükler, hatta inişler var. Kötü haber mi? Son 300 metre eğim yüzde 15’ten ısrarla yüzde 23’e kadar bir çıkış trendi izliyor. Ödül mü? Adalar ayaklarınızın altında…

Anadolu Hisarı’ndan Otağtepe’ye

İstanbul’un belki de en kısa mesafede en çok yükseklik farkını alacağınız yokuşuna hoş geldiniz! Belki de buraya gelmek istemezdiniz! Ama gerçekten tırmanışçıysanız yolunuzu sık sık Otağtepe’ye denk getireceğinize emin olabilirsiniz. Anadolu Hisarı’nı geçtikten sonra, Otağtepe tabelasını görünce daldığınız yokuşun daha ilk metreleri vurucu. Hatta “Yok arkadaş, ben burayı çıkamam, yol yakınken döneyim” diye düşünen ne ilk, ne son bisikletçi olacaksınız. 900 metrelik yokuş ortalama yüzde 13 eğime sahip. Başlangıç ve bitiş arasındaki irtifa farkıysa 116 metre. Virajı olmasa da Otağtepe rotasının zorluğu rotada irili ufaklı başka yokuşlar olması. Bu nedenle yüzde 15’lerde seyreden eğim dört beş kez yüzde 25’lere dayanıyor, bu da bacaklardaki gücü, ciğerlerdeki havayı bir anda yok ediyor. Güzel bir şey söylememizi istiyorsanız yol boyunca yemyeşil ağaçların arasında pedal çevireceğinizi söyleyebiliriz.

Büyükada Aya Yorgi Tepesi

Eh, Adalar ilçesi de İstanbul’un Anadolu yakasından sayılıyor; öyleyse Büyükada’daki Aya Yorgi çıkışı da bu listeye girmeliydi. Çıkış 1 kilometre sürüyor, ortalama eğim yüzde 13, alınan irtifa 131 metre. Yetmedi mi? O zaman bir de şunları dinleyin! Eğim defalarca yüzde 30’ların üstüne çıkıyor, yol arnavutkaldırımlı, güneşten korunma imkanı yok. Her an bisikleti Marmara Denizi’ne fırlatarak aşağıya da yuvarlanmak suretiyle (yürüyecek gücünüz olmayacak çünkü) tırmanışı sonlandırmak isteyeceksiniz. İşin kötüsü, bu kadar zorlu bir tırmanışın ardından aynı yolu bir de ineceksiniz. İniş diyip geçmeyin; yüzde 30 eğimde iniş yapmak çıkmak kadar zordur. Belki bir faytoncu bulur, sizi ve bisikletinizi taşıması için ikna edici olabilirsiniz!