Mobilemenu
Profile

Kahraman ya da Sahtekar: Robert Young

İngiliz koşucu Robert Young koşmaya doyamayanlardan. Koşmak onun için nefes almak, su içmek gibi bir şey. Uyumak mı? O iş o kadar gerekli değil. Neticede Robert Young hiç uyumadan tam 601,5 kilometre duraksız koşmuş bir insan. Geçen yılın temmuz ayında bunu 88 saat 17 dakikada yaparak Amerikalı bir başka koşu çılgını Dean Karnazes’in 560 kilometrelik rekorunu da kırmış oldu.

Etkileyici değil mi? Bir de şunu dinleyin: Robert Young 365 günlük bir takvim yılında 370 maraton ve ultra maraton koşmayı da başardı. Fatura 18 bin kilometreden fazla. İsterseniz 18 bin, isterseniz on sekiz bin yazalım;  çılgınlığın boyutu değişmiyor. Her güne bir maraton; üstelik beş tane de hediyesi var! Acaba her gün bırakın maratonu, ultrayı bir yerden bir yere koşanımız, yürüyenimiz var mı?

Robert Young’ın bu direnci çocukluğundan geliyor. Young’ın babası gerçekten tanımak istemediğiniz bir karakter. Otobiyografisi Marathon Man’de anlattıkları böyle düşünmemiz için yeterli nedenleri barındırıyor. “Hala hapiste olan babam yüzünden Yorkshire’da korkunç bir çocukluk geçirdim. Ondan sürekli acımasız dayaklar yerdim. Kız kardeşim ve annem de onun şiddetinden payını aldı. Hatta köpeğimizi bile öldürdü!” Peki, bu durum onu nasıl koşucu yaptı? “O işkenceler ve dayaklar sırasında kendimi acıya kapatmayı öğrendim. O vurdukça ben artık başka şeyler düşünüyordum. Acıyı ve ağrıyı eğitip kendimden uzaklaştırdım. Aslında bunu herkes yapabilir!”  Bir dakika! Ultra maratonların unutulmaz ismi Yunan Yiannis Kouros da koşuya yönelttiği direnç, dayanıklılık ve sabrını şefkatsiz babasından almamış mıydı? İyi bir koşucu yetiştirmek istiyorsanız, çocuğunuza iyi davranmayın! Tamam, sonuç garanti değil ve bu öneri kulağa berbat geliyor.

Young önce yetimhanede yaşadı, ardından 5.5 yıl boyunca orduda görev aldı. British Army, Royal Corps of Signals’de geçirdiği yıllarda koştu, yüzdü, biatlon ve triatlon yarışlarına katıldı. Aslında çok etkileyici dereceleri yoktu; her şey 2014 Londra Maratonu’nu izlerken değişti. "Orada benim hayatımı etkileyen bütün engellerin gitmiş olduğu bir an yaşadım. Tüm engellemeler, hatta kendi varlığım kaybolmuştu. " Ve o hissin peşinden gitmeye başlayarak profesyonel olarak koşmaya başladı.

Koşarken çocukluğundaki gibi acıyı hissetmemeyi bir kez daha başardı. Yine de Dean Karnazes’e ve onun 560 kilometrelik koşuşuna meydan okuyuşu sırasında yaşadığı fiziksel ve zihinsel zorlukları net bir şekilde hatırlıyor. “İlk önce bacaklarım gitti” diyor. “Ardından yol ortasında lekeler, işaretler, desenler görmeye başladım. Beyaz lekeler vardı, sonra siyah lekelere dönüştüler. Bedenimin üst kısmı küçücük bir alana sıkıştırılmış gibi hissediyordum.” Ama o zorlukları yendi. Bunu yaparken de 15 kesme şeker ve altı duble espresso’nun katkısı olmadı değil!

Hayatının ilk gerçek koşusunda Spartathlon koşusunu kazanarak camiayı şoke eden Yiannis Kouros’un başına gelen sahtekarlık suçlamaları bugünlerde Robert Young’ın da başını ağrıtıyor. Yeni epik koşusu Fastets Crossing of America koşusunda hile yapmakla suçlanıyor. Kuzey Amerika’yı batıdan doğuya koşarak geçebilmesi için 26 gün içinde 3000 kilometreden fazlasını aşması gerekiyordu. Bunu da günde ortalama 110 kilometre koşarak yapmaya koyuldu.  Ama aralarında Barkley Maratonu yarış direktörü Gary Cantrell olmak üzere koşu camiasından birçok isim onun sık sık kendisini yardım amaçlı takip eden minibüsüne binmekle, koşmaktan ziyade yolu bu araçla kat etmekle suçluyor. Hatta ona inanmayanlar tarafından “Robert Young’s Fake Run Across America” adlı bir internet forumu sayfası bile açıldı.

“Bu suçlamalar karşısında çok sinirliyim” diyor Robert Young. “Burnumu görüyor musun? Evet, büyük ama ben Pinokyo değilim!” Cantrell, Young’ın atletik performansının ve istatistiklerinin bu koşuyu çıkartmasına izin vermeyeceğini söylese de Young daha önceki eforlarını ve rakamlarını kanıt olarak ortaya koyuyor. GPS verileri, canlı yayınlar, video kayıtları iki taraftan da havalara saçılsa da kimse kimseye inanmıyor.  17 Haziran’da yaşadığı sakatlıkla bu deneme şimdilik durmuş halde. Tartışmalarsa aynen devam ediyor!