Mobilemenu
Profile

“Kaptan, Bizi Zirveye Atar Mısın?”

Bazıları için macera, bazıları için şımarıklığın daniskası. Düşünün kayak veya snowboard yapmak bile birçokları için lüks, çok zor ve biraz kibirli sportif uğraşlarken bir helikopter kiralayıp dağın tepesinden 2000 metre aşağıya kaymayı istemek biraz aşırı kaçabilir. Tabii ki “Ayranı yok içmeye, helikopterle gidiyor zirveye” minvalinde açıklanacak gibi bir durum söz konusu değil. Evet, heliskiing yapmak istiyorsanız cebinizde para olacak ve yine evet, kaymayı gerçekten bilecekseniz. Uludağ’ın oteller bölgesindeki performansınıza hiç ama hiç güvenmeyin, bu tamamen başka bir şey!

1950’lerde Avrupa ve Alaska’da karlı, buzlu uzak bölgelere ulaşmak için helikopter kullanılıyordu. Helikopterlerin kayakçılarla ilişkisi daha çok yardım götürmek, zorda kalanları kurtarmaktan ibaretti. Tabii ki standart pistlerden ve jet-set’in yarım yamalak kaydığı otel parkurlarından sıkılan bazı haşarı çocukların gözü bu helikopterlerdeydi. Zirvelerden özgürce kaymak isteyen gençlerin dürtmesi ve talepleriyle yeni bir spor dalı doğdu. Bayrağı kimlerin taşıdığını mı merak ettiniz? Profesyonel serbest stil kayakçılar Mark Abma ve Glen Plake, dağcı, rehber ve kayakçı Johann Wolfgang Hans Gmoser ve çektiği kendisinin yer aldığı kayak belgeselleriyle tanınan kayakçı Seth Morrison, heliskiing’e can veren ustalar olarak tanınıyor.

Heliskiing aslında freestyle snowboard ve kayaktan farklı değil. Aşırılığı doruğa helikopterle çıkılması ve ortalıkta bir pistin olmaması. Ortalama 3500-4000 metre yüksekliğe çıkarılan board ve kayak eşrafı buradan yaklaşık 2000 metreyi aşağıya doğru hünerlerini sergileyerek, son sürat iniyor. Kış aylarında sık sık değişen hava durumu, yeni yağan ya da eriyen kar, helikopterin yaratacağı çığ tehlikesi, gözden kaçan bir ağaç parçası, kafasına göre esen rüzgar zaten var olan riski alabildiğine yükseltiyor. Öyle ki Almanya ve Fransa, kendi topraklarında heliskiing yapılmasını 1984’te yasakladı, Avusturya da bu tehlikeli spor dalına sadece iki bölgede izin veriyor.

Alaska, Kanada, Hindistan ve Rusya’yla birlikte heliskiing için uygun dağ ve hava koşullarına sahip bir yer daha var: Kaçkar Dağları! Heliskiing organizatörü İsviçreli Nicolas Clerc “Kaçkar dağları heliski için çok elverişli. Çok kısa bir süre içerisinde vadiden vadiye atlayabiliyorsunuz” diyor. Bu önemli, zira heliski yapanlar helikopterle bir zirveye çıkıp indikten sonra aynı noktaya değil, farklı bir zirveye bırakılmak istiyor. Kaçkarlar’ın zirvesi 3 bin 937 metre. Sporcular 1350 metredeki Ayder yaylasından alınıyor, 3600 metreye bırakılıyor ve yaklaşık 2000 metreye kadar iniyor. “Kaçkarların geniş bir alanı var” diyor Türk sporcu İzzet Nombas. “Başta Kanada olmak üzere birçok bölgede kaydım ama burası daha güzel. Kaçkarlar’da günde ortalama 6000 metre kayabiliyoruz.”

Tüm incelikleri öğrenip “Evet arkadaş, ben heliskiing yapacağım” diyorsanız bu yönde hizmet veren firmaların telefonunu çaldırmalısınız. Herkese ve her keseye göre demeyelim ama meraklısını mutlu edecek tur seçeneklerinin sunulduğunu bilmelisiniz. Küçük gruplara, kendini özel hissedenlere, kendi parkurunu oluşturmak isteyenlere, hatta ailelere göre tasarlanmış turlar heliskiing dünyasına girmek isteyenleri bekliyor (Bir haftalık her şey dahil, 20 bin metre inişin garanti edildiği turlar 7-8 bin euro civarında). Heliskiing organizatörlerinden Jeremy Jones’un “Süslü bir arabayla alınıp buz üzerinde sıcak çikolatanızı yudumlamayacaksınız fakat görüp görebileceğiniz en iyi sürüşü yapacaksınız” sözünü duyunca harekete geçmemek mümkün değil tabii! Ama unutmayın; o helikoptere gerçekten kayabiliyorsanız binmelisiniz!