Mobilemenu
Profile

Kaynağın Dışındaki Tehlike: Volkan Sörfü

İnsan bir volkana uzaktan baktığında aklına gelebilecek ilk tehlike, içinden püskürebilecek lavlar olacaktır. Ama bir snowboard’cuyu aktif bir yanardağın çevresinde kendi haline bırakırsanız, özgün bir spor dalı icat etmesi çok da zor değil. Avustralyalı Darryn Webb, söylediklerimizin yaşayan kanıtı!

728 metre yüksekliğindeki Cerro Negro yanardağının eteklerinde bir hostel işleten Webb, 2005 yılında yüksek, kayalık ve külle kaplı coğrafyanın “kaymak” isteyen bir sporcu için potansiyelli bir bölge olduğuna kanaat getirerek, şansını denemeye karar vermiş. Döşekler ve sörf tahtalarıyla şansını denedikten sonra tahtadan yaptığı bir çeşit kızakla, saatte 70 kilometre hızla Cerro Negro’dan aşağı inmeyi de başarmış. O günden beri binlerce maceracı ve turist yanardağdan kendini aşağı bırakmak için, Nikaragua’daki bu dağa geliyor. Bu çiçeği burnunda spor son zamanlarda bölge için hayli popüler bir sektör halini almış durumda. Artık sadece kızak üzerinde oturarak değil, bir board tepesinde ayakta inen “deliler” de giderek artıyor.

“Hava soğuk değil. Kar buz yok, herhalde bu iş snowboard’dan daha kolaydır” diye şansını denemeye gelenler ise sert şartlar karşısında şaşkına dönebiliyorlar. Volkan sörfü soğukta titreyen yaz kuşlarını eğlendirmek için uydurulmuş, kolay bir spor sayılmaz: Daha kayma işine yaklaşırken bile zorlu şartlar kendisini gösteriyor. Tropikal iklimin ortasında karşınızdaki dağı kaplayan külleri ciğerlerinize çekerek, kayabileceğiniz bir yüksekliğe çıkmak için uğraşırken kışın soğuk ama ferah günlerini özlemeniz bile olası. Ayrıca volkan çevresindeki çorak arazinin yalnıza kül değil rüzgâr getirdiğini unutmamalı. Güçlü rüzgârlarla boğuşarak düşüş bölgesine ulaşmaya çalışan bir maceracı şöyle diyor: “Rüzgâr bir noktada öyle güçlendi ki sırtımızdaki tahtalar bir noktada bizi bir yelken gibi yönetip sağa sola savurmaya başladı. Bütün grup savrula savrula, düşe kalka hedefe vardığımızda nihayet rüzgâr hafiflemişti.”

Hedefe varmayı başardığınızda ise asıl eğlence başlıyor. Bundan sonrası tahtanızın üstünde dengenizi sağlamak ve kendinizi son hız aşağı bırakmak... Tabii, bir de tahtanın üstünde dengenizi kaybetmediğinizden emin olmak. Yoksa bir noktada kaplumbağa gibi ters dönüp volkanik kayalarla öpüşebilirsiniz. Oralara gitmedik ama garanti ediyoruz: Sonuç pek iç açıcı veya duygusal olmayacaktır. Yine de etrafa dumanlar saçarak kapkara zeminde sürat yapmak, snowboard’dan çok daha havalı duruyor. Bir de küçük bir hatırlatma: Yemeğinizi pişirmeden getirip küllerin arasına gömerseniz, indikten sonra çıtır çıtır ve leziz bir halde geri çıkartabilirsiniz. Malum, bu volkan denen şey biraz sıcak...