Mobilemenu
Profile

Artık Kendi Bisikletini Kendin Yapabilirsin

Bir Cumartesi sabahı saat 8.00 ve ben Hackney Wick, Londra’da dondurucu soğuklukta bir depoda elimde bir demir testereyle duruyorum. Önümde açılar ve denklemlerle dolu bir kâğıt var. Bambu yığınları odanın etrafında. Hafta sonu bittiğinde bunların bazılarını bisiklet gövdesine dönüştürmüş olmam gerekiyor. En son ağaç işi yaptığım zamanı düşünüyorum ve parmaklarım uyuşuyor. Bamboo Bicycle Club’dayım, ülkenin tek bambudan bisiklet yapma kursu. Burası bir yıl önce James Marr ve Ian McMillan adında iki arkadaş tarafından kurulmuş. James ve Ian hafta sonlarını insanların bambu bisiklet hayallerini gerçekleştirmelerine yardım etmek için feda ediyorlar.

Bambu sanabileceğiniz kadar kırılgan bir malzeme değil. Çelikten daha fazla gerilme direnci, çevreye karşı doğal direnci ve karbonun altı katı kadar sarsıntıları emme özelliği olan lifli tüpleri, güçlü olduğu kadar rahat bir sürüş de sağlıyor. James’in değişiyle “Eğer Tanrı bisiklet yapmak için bir bitki tasarlamış olsaydı, bu bambu olurdu.”

Her ne kadar James ve Ian’ın atölye çalışması yeni bir format olsa da (karşılaştırılabilecek tek işletme New York’ta), ilk bambu bisikletler Bamboo Cycle Co adlı bir İngiliz firma tarafından 1894 yılında görücüye çıkarıldı. Son zamanlarda bisiklet sporu yeniden doğduğu, adeta bir rönesans yaşadığı, için sayıları giderek artan birçok firma bambu iskeletli bisikletler sunuyor piyasaya. Panda Bikes, Zam Bikes ve Grass Bikes bunlardan birkaçı. Bununla birlikte, üst segmentteki tüketiciler için bisiklet üreten Calfee Design bile etkileyici bir şekilde düzgün, kişiye özel modeller üretmeye başladı.

Bambu bisikletleri bu kadar çekici kılan asıl şey, kişiye özel yapısı. Kişiye özel bisikletler daha önceleri lehimleme becerisi olanlara ya da büyük bütçe sahiplerine has bir lüks iken birden bire testere kullanabilen herhangi birinin ulaşabildiği bir şey haline geldi. Bu insanlardan biri olduğumu gururla söyleyebilirim.

Atölye çalışması için hazırlıklar, bir hafta önceden nasıl bir bisiklet yapmak istediğine yönelik tartışmalarla başlıyor. Şahsen, organik bir malzemeyle yapılacak herhangi bir bisikletin daha iddiasız bir araç olması gerektiğini, yarışlara katılmaktan ziyade onunla etrafta sakin sakin tur atılması gerektiğini düşünüyorum. Ben hâlihazırda sahip olduğum bisikletin sert hatlarıyla zıt bir iskelette karar kılarak dik ve yumuşak bir sürüş için “Klasik İngiliz” modelini tercih ettim. Atölye’ye vardığımda benden istenen vücut ölçüleri çoktan bisiklet iskeletimin kişiselleştirilmiş şemasına aktarılmıştı. Uygulayacağım plan buydu. Rüzgâr türbinleri inşa eden James ve bir inşaat mühendisi olan Ian, bayağı teknik bir iş olan iskelet yapım sürecini basitleştirmek için epey çaba harcamışlardı. Dört yıllık deneyimleri aynı zamanda inşa için en iyi metotları tasarlamış oldukları anlamına geliyordu. Şimdiki bambu bisikletini bir yıldan fazladır sürmekte olan James, “İlk bisikletler malzeme olarak metal borular kullanılacağı varsayımıyla hazırlanan spesifikasyonlar dahilinde yapılmıştı ve çok aşırı inceydiler” diyor, “Neredeyse tamamen büküldüler. Bazı kötü sürüşlerimiz ve dağılan bisikletlerim oldu.”

İlk aşama iskeleti yerinde tutmaya yarayan yapıyı kurmak ve ardından bambunu seçiyorsun. Dikkat edilmesi gerekenler çatlak parçalar, yumrulu bağlantı noktaları ve çok ince parçalar. Tabii istediğin renkte parçaları bulmak da en az bunun kadar önemli; bazı insanlar iskeletin tek bir renk olmasını isterken diğerleri açık, koyu ve alacalı bir karışımı tercih ediyor. James ve Ian kişinin yaptığı bisikletin tam olarak istediği gibi olması gerektiğine son derece inanıyorlar.

Biz testerelerimizi kaldırırken James, "Ama parçalarınıza çok bağlanmayın," diye uyarıyor. Bambunun dış katmanındaki lifler soyulup, bambuyu zayıflatmaya ve kullanışsız hale getirmeye yatkın. Öğleden sonranın geri kalanı tamamen bir birbirine bağlanana kadar bir arada durması için iskeletin her parçasını bir kalıba yerleştirmekle, alt tüpü, sele tüpünü ve gidon tüpünü yuvasına oturtup tutkalla yapıştırmakla geçiyor. Yapısal özellikleriyle bir inşa malzemesi olarak bambu demek beklenmedik ayarlamaların aniden gerekli olabileceği demek. Bir noktada, bir kıvrım ile bir boğumun zincir maşam (arka tekerleğin yanı sıra uzanan ince borular) üzerinde tesadüfî bir şekilde hizalanması, iskeletimi bozmakla tehdit ediyor. Ama neyse ki birkaç dikkatli kontrolden sonra Ian, bir tekerleği sığdıracak kadar yer olduğunu doğruluyor.

Ayrıca, çoğu şey maket bıçağının ufak bir yontuşuyla düzeltilebiliyor. Eğer tüm kurtarma çabaları başarısızlıkla sonuçlanırsa, tek yapmanız gereken elinizdekini çöpe atıp yeni bir parça bambu kesmeniz. Ayrılan parçalar kalemliklere, bisiklet park yerlerine ve ipod standına dönüştürülüyor. Görünüşe göre bambudan sadece bisiklet yapılmıyor. Gitgide testere tozuyla dolmakta olan atölyede bana kesilmiş bambu parçaları ve boş çay kupalarıyla birlikte üç kişi eşlik ediyor. 26 yaşındaki Ed Herbert, mühendislik altyapısı olan Cambridge’li bir yazılım programcısı. Atölyeden altı gün önce haberi olmuş ve anında kaydolmuş. 1600 km pedallayarak üzerinde Fransa’yı boydan boya geçeceği bir tur bisikleti yapmayı seçmiş. Yarış bisikleti iskeleti üzerinde yoğun bir şekilde çalışan bir diğer isim de 54 yaşında Chelsea Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde okutman olan Londralı Neil Cummings. "İskeletin kendisini daha iyi anlayabilmek, örneğin tüplerin açılarının ne kadar fark yaratabileceğini, gerçekten çok ilginç," diyor.

Pazar günü son işlem olan sarmayı tamamlamak için atölyeye sabah erkenden dönüyoruz. Zayıf bir başlangıcın ardından, iskelet üzerindeki her birleşme yerini tutkala batırılmış bir kenevirle sıkıca sarmaya başlıyoruz. Bu sargı malzemesi oldukça keskin ve epey yapışkan bir şey. İki kattan sonra çerçeveyi sabit tutmak ve düzgün bir sonuç elde etmek için yalıtım bandıyla sıkıca sarılıyor. Şimdi geriye kalan tek şey sargıların kuruması. Birkaç saat içinde resmen bambu bisiklet kulübünün üyesi olmuş olacağım. Beklemek için bara giderken gerçekte nasıl bir sürüş hissi olduğunu öğrenmek için Ian’ın bisikletini alma fırsatı elde ediyorum. Bambudan yapıldığı gerçeğinin hazzından ve iskelete bakmaktan kurtulduğumda dikkatimi yola veriyorum ve bunu neden bu kadar çok sevdikleri su yüzüne çıkıyor. Herhangi bir bisiklet kadar kabiliyetli ama daha yumuşak ve daha dingin. İyi anlamda şaşırmış görünen bir grup insanın yanından geçiyorum. Bu ‘hipster’dan ziyade ‘hippy’ hissettiriyor. James, "Ne zaman bisikletime binsem kendimi gülümsemekten alıkoyamıyorum,” diyor. "Bana onu yaptığım zamanı hatırlatıyor." Bamboo Bicycle Club’da haftasonu kursları, bisiklet iskeleti yapmanız için gerekli tüm malzemeler ve ekipman dahil £420.00 tutuyor. Daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edin: bamboobicycleclub.org

Kaynak:Will Coldwell, The Independent

Bambu bisikletlerle ilgili bu görüntülerin keyfini çıkarın.