Mobilemenu
Profile

Kiteboard ile Okyanusları Aşmak

Kristof Kolomb’un Atlantik’i, sadece rüzgar gücü kullanan gemisiyle geçmesi 5 haftadan fazla sürmüştü. 4 Hollandalı, 1 Amerikalı, 1 Fransız; 6 cesur kiteboard’cu ise bu geçişi yaklaşık 2 hafta gibi bir sürede tamamlamayı planlamışlardı. Tabii yöntemleri Kolomb’unkinden biraz daha farklıydı. Onlar bu yolculuk için yine yalnızca rüzgarın gücünü kullanacaklardı ancak gemilerinde değil; kite’larında!

Yemek tepsisinden biraz daha büyük tahtanın üzerinde Atlantik’i geçecek olan 6 sporcu Kanarya Adaları’ndan yola çıkarak, Turks ve Caicos Adaları’na, yani yaklaşık 6 bin kilometre uzağa, 14 günde ulaşmayı planlıyorlardı. Üstelik bu sporculardan biri sigorta işi ile uğraşmakta olan ve yalnızca 5 senelik kiteboard geçmişine sahip olan Eric Pequeno’ydu. Eric, ekibe Facebook’ta düzenlenen yarışmayı kazanarak dahil olmuştu ve daha önce yaptığı emeklilik planlama işinin, onun atıldığı bu korkutucu maceraya hiç yardımı olmamıştı (Tabii Atlantik’i geçme denemesine bir dizi eğitimden geçtikten sonra başladı)!

Yolculuk sırasında, sporculara Hollandalı yelkenci Erik van Vuuren’in kullandığı katamaran eşlik edecekti. 6 kiteboard’cu 24 saat içinde, biri akşam biri sabah olmak üzere, ikişer saatlik iki vardiyayla “uçurtmanın” kontrolünü ele alacaklardı. 16 metrelik katamaran bu yolculuk sırasında kite’cılara eşlik edecek, okyanus sularında tecrübeli denizciler ve bir de doktor acil durumlar için tetikte olacaktı. 

Tüm önlemler alınmış gibi gözükse de kimse işlerin her zaman plana tam anlamıyla uygun olarak gitmesini bekleyemezdi. Sporcular yolculuğun ilk haftasında, kite’ın kontrol çubuğunun kırılması gibi, birkaç olumsuzluk yaşadılar. Neyse ki yanlarında 17 tane yedek çubuk daha vardı!  Asıl sorun ise zaman zaman çevrelerinde beliren köpekbalıklarıydı. Ekibin Amsterdamlı kadın doktoru aynı zamanda başarılı bir denizci olan Sophie Cohen’in söylediklerine bakılırsa sporcular bu durumdan çok da fazla çekinmemiş: “Köpekbalığı ısırığı veya şiddetli bir travma… Bunlar işimizi oldukça zorlaştırırdı, sonuçta okyanusun ortasındaydık. Ancak onlar suda geçirmeleri gereken zamanları tamamladıklarında bile bota geri çıkmak istemediler!”

Kötü senaryo ise Hollandalı kiteboard’cu Dennis Gijbers’in başına geldi. Yeni bir vardiyaya başlarken “bir şeyleri” yanlış yaptığını itiraf eden Gijbers, yaklaşık beş saniye boyunca beş knot ile ilerleyen filikanın altında kaldı: “5 değil 15 saniye gibi deldi. Sudan çıktıktan sonra Sophie ciğerlerimi kontrol etti ve bol bol deniz suyu kustum. Neyse ki birkaç kesik ve morluk dışında ciddi bir yaralanma yaşamadım.”

Karşılaştıkları zorlukları aşmayı başaran bu altı cesur kiteboard’cu, planlanan zamandan 8 gün sonra, 27’nci günde; Turks ve Caicos Adaları’nda kendileri için düzenlenecek büyük partinin organize edildiği lüks otelin plajında, yaklaşık 4 hafta aradan sonra karaya ayak bastılar. Ekibin en yaşlısı olan 40 yaşındaki Hollandalı kiteboard’cu Ike Frans’ın karaya ayak bastıktan sonraki ilk sözleri oldukça mütevazıydı: “Botta çalışan 11 kişi vardı. Bu gerçek bir takım çalışmasıydı. Oldukça zorlu bir yolculuk oldu. Özellikle gece yol almak… Bazen tek görebildiğimiz şey havadaki kite’ın ipiydi!” Her ne kadar sözleri alçak gönüllü de olsa o, tek seferde kiteboard ile en uzun mesafeyi kat ederek bu alanda bir dünya rekorunun sahibi olan ekibin bir parçasıydı. 

Aynı sıralarda Eric Pequeno ise ABD’de kendisini bekleyen masasına döneceği günün yaklaştığını düşünüyordu. Ekibin kendisini bir sonraki maceraya çağırıp çağırmayacağını soranlara ise şu şekilde cevap veriyordu:

 “Bilmiyorum. Göreceğiz, göreceğiz…”

Kaynak: http://edition.cnn.com/2014/01/02/sport/kite-surfing-atlantic-first/