Mobilemenu
Profile

Kiteboard'un Kısa Tarihi

Kitesurf'ün tarihine gidecek olursak, 1800'lerde George Pocock'ın yaptığı büyük uçurtmalardan başlayabiliriz. Bugünkü gibi dört hatlı bir kontrol sistemi olan bu uçurtmalarla karada arabalar, suda ise tekneler kontrol edilebiliyordu. Buradaki amaç, beygir gücü yerine alternatif bir kullanım yaratmaktı.

1903'te Samuel Cody adındaki bir havacılık uzmanı, “insanları havaya kaldıran” uçurtmalar geliştirdi ve uçurtma gücü kullanan portatif yelkenlisiyle Manş Denizi'ni geçmeyi başardı.

 

Kitesurfing için ilk patenti 1977 yılında Hollandalı Gijsbertus Adrianus Panhuise aldı. Suda yüzen bir board üzerinde dik durarak paraşüt benzeri bir araçla rüzgarda ilerlemeye dayalı su sporu şeklinde alınan bu patent fazla ilgi görmese de, Panhuise'i kitesurf'ün mucidi olarak anabiliriz.

Günümüzün kiteboard'unu oluşturan gelişmeler ABD'de Roeseler'ler ve Fransa'da Legaignoux'lar tarafından 1990’lı yıllara doğru gerçekleştirildi ve “kite buggy” isimli aracın icadı ile paralel olarak ilerledi. Boeing aerodinamikleri konusunda uzman olan Bill Roeseler ile oğlu Cory Roeseler “KiteSki” adlı, iki hatlı delta tarzı bir uçurtmayla ilerleyen su kayaklarının patentini aldılar. Legaignoux kardeşlerin geliştirdiği 'Wipika' uçurtması ise önceden şekillendirilmiş şişme tüpler ve kanatların ucuna yerleştirilmiş basit bir kontrol sisteminden oluşuyordu.

1997’de Raphaël Salles ve Laurent Ness tarafından günümüz haline çok yakın kiteboard’lar üretildi. 1998’in sonuna geldiğimizde kitesurfing, ekstrem sporlar sahnesindeki yerini almıştı. Aynı yıl Maui Adası’nda Flash Austin’in galibi olduğu ilk yarış düzenlendi.