Mobilemenu
Profile

Köpekbalıklarıyla Birlikte Yüzen Kadınla Tanışın

Köpekbalıklarının arasına bikininizle ya da sadece tişörtünüzle dalmaya cesaret edebilir miydiniz? Cevabınız muhtemelen "Hayır" ama bunu yapan biri var: Liz Parkinson!

Profesyonel bir serbest dalgıç olan Liz, köpekbalıkları ile dünyada en iyi anlaşan insan olabilir. Evet, köpekbalıkları ile iyi anlaşan birçok dalgıç daha var. Bu sayfalara daha önce konuk etiğimiz Cristina Zenato gibi. Ama Liz’in farkı sıfır önlemle, günlük kıyafetleri ya da bikinisiyle köpekbalıklarının arasına dalması ve aslına bakarsanız bundan hiç korkmaması.

Denemelerini  Bahamalar’daki Stuart Cove’da yapan Parkinson 32 yaşında. Hayatının son 16 yılını köpekbalıkları ile dalarak geçirmiş ve bir yerden sonra bu duruma o kadar alışmış ki, dalış yaparken koruma giysilerini çıkarıp günlük kıyafetleri ile dalış yapmaya başlamış.

8 yaşından beri dalış yaptıktan sonra ilk olarak 16 yaşında köpekbalıkları arasında dalan Parkinson, doğal olarak başlarda korkmuş. “İlk dalışımda epey tedirgindim ama bir yerden sonra benimle çok da ilgilenmediklerini ve öyle saldırma gibi bir amaçları da olmadığını anladım. Ve sonra hayatımın büyük kısmını bu hayvanlara yakın geçirmeye karar verdim. Köpekbalıkları kimi zaman tehlikeli olabilir elbette. Ama emin olun, çoğu zaman orada olup olmadığımıza bile dikkat etmiyorlar. Kendi işlerine bakıyorlar.”

Liz Parkinson’ın en büyük problemlerinden biri ise köpekbalığı korkunç bir hayvanmış gibi imaj yaratan Hollywood filmleri. “Onlar bu işi fazla abarttı” diyor Parkinson, Steven Spielberg ve Jaws filmini kast ederek “Orada yaratılan canavar miti olmasa köpekbalıklarına bakış açımız çok daha farklı olurdu, dolayısıyla benim işim de daha kolay olurdu. Ama biliyorsunuz, bu belki de dünyanın en ünlü filmi ve köpekbalıklarıyla ilgili öyle bir imaj yarattı ki geçen onlarca yıla rağmen bu 'korkunç ve saldırgan hayvan' prototipi değişmedi."

Liz Parkinson’ın amaçlarından biri de bu: Köpekbalıklarının zannettiğimiz kadar korkunç canlılar olmadığını kanıtlamak. Ve bu amaçla biraz deneysel işlere dalabiliyor. Bikinisiyle uzanıp, güneş kremini sürüyor, bir süre güneşleniyor ve sonra da gayet normal bir şekilde köpekbalıklarının arasına dalıyor. Bu arada lakabı da manidar: Köpekbalığı Meleği.

İngiltere’de doğan ama bir şekilde Güney Afrika’da büyüyen Liz, artık Cristina Zenato ile birlikte köpekbalıklarının en yakın ikinci arkadaşı olarak biliniyor. Küçük yaşlardan itibaren nefes tutmayı çok seven ve kendi kendine evinde denemeler yapan Liz, ileride epey işine yarayacak bir yeteneğe sahip olduğunu fark etmiş ve serbest dalışa yönelmiş.

Diğer birçok serbest dalışçı rekorlar ya da daha derine inmekle meşgulken Liz, köpekbalıkları ile dalmayı ve onların bulunduğu yerlerde vakit geçirmeye karar vermiş. Favori köpekbalığı ise resif köpekbalıklarıymış.

“Çocukken deneyimlediğim o dalışlardan sonra bir serbest dalışçı olmaya zaten karar vermiştim. Üniversiteyi bitirir bitirmez de Bahamalar’a gelip onların yanına dalmaya başladım. İlk tutkum dalıştı ikinci tutkum ise köpekbalıkları. Ben bu ikisini birleştirmeye çalıştım. Daha sonra bu öyle bir rutine döndü ki, bikinimle ya da günlük kıyafetlerimle onların yanına dalmaya başladım. Tüm hikaye işte bu.”

Şu sıra Bahamalar’da serbest dalış dersleri de veren Liz ilk olarak korkmamayı öğretmeye çalıştığını söylüyor. “Elbette burada insanlara 'Haydi köpekbalıklarıyla dalalım' demiyorum ama dalış sırasında birçok şey görmek mümkün o yüzden ilk ilke korkmamak olmalı” diyor Liz.

Evet, onun korkmadığı kesin ama bizim gibi sıradan ve Jaws mağduru insanların bu korkularını aşmaları biraz daha zaman alacak gibi görünüyor!