Mobilemenu
Profile

Köpeklerini Hafta Sonu Kanoyla Gezdiren Adam

David Bahnson, 68 yaşında ve doğa sporlarına hayli düşkün. Onun için doğa sporları kadar önemli başka bir şey daha varsa o da köpekleri.

David, her hafta sonu kanosuyla yaptığı gezilerde ardında bıraktığı köpeklerini hiç aklından çıkaramıyormuş. “Ben suda açılırken, onların sahilde epey üzgün durduklarını fark ettim.” diyor Bahnson. Bu işe çözüm bulmak için günlerce düşünmüş ve aklına bir fikir gelmiş. Kanosunun bagaj bölmelerini kapatıp orayı köpeklerinin sığacağı ufacık kulübeler haline getirmek!

Susie ve Ginger adını verdiği köpeklerini bu şekilde her hafta sonu gezdirmeye başlayan David, daha sonra eşini de bu işe dahil etmiş ve hep birlikte ufak çaplı maceralara dalmışlar.

Hayatının büyük bir kısmını kanosuyla denizlerde ve göllerde geçiren David, bunun dışında trekking, dağ bisikleti, dağ koşusu gibi diğer doğa sporlarıyla da uğraşmış. “Doğa sporları ile ilgilenmeye başladığımdan itibaren kendimi hayatın içinde hissetmeye başladım. Suyla, yolla tanışmak her şeyimi değiştirdi.” diyor David.

Peki, köpeklerini de yanında gezdirmek için yaptığı kanoyu nasıl tasarladı? “Susie biraz daha hareketli bir köpek. Onun kano içinde rahat hareket edebilmesi için onun bölmesini biraz daha geniş yaptım. Ginger ise daha sakin ama onun da sağı solu belli olmuyor, bazen Ginger’a ayak uydurup ortalığı ayağa kaldırabiliyor. Fakat her ikisi de denizde oldukça uysaldı. Çünkü bu yolculuktan benim kadar etkilenmiş görünüyorlardı.”

David’in bu tutkusu 44 yıllık eşini başlarda biraz telaşlandırmış: “Her yere onlarla gidiyorduk” diyor David’in eşi. “Uçakta, gemide, yolda, her yerde birlikteydik. Bu bazen beni çok yoruyor ama iki köpeğimizi de çok sevdiğimiz için katlanıyoruz.”

Bu birlikte gezme işinin kano gezintisinde de tekrarlanması ise pek sürpriz olmamış. Çünkü David bir önceki yakın dostu olan golden retrievers köpeğini de sıklıkla rüzgar sörfüne götürürmüş!

“İnanılmaz yetenekliydi,” diyor bir önceki köpeğinden bahsederken David. “Dengesini koruyup bana denizde eşlik ederdi. O da tıpkı Susie ve Ginger gibi fazla hareketli, çılgındı. Ama denizde sakinleşirdi. Sanırım tutkumu anlıyor ve buna saygı duyuyordu.”

Susie ve Ginger’ı da başlarda rüzgar sörfüne götürse de, ikili bu kadar aksiyondan pek hoşlanmamış ve David de yöntem olarak onu ünlü yapan özel kanosunu inşa etmiş.

Susie ve Ginger kısa süre önce art arda ölünce, David ve eşi doğal olarak yıkılmışlar. Ama şimdi aynı maceraya yeni köpekleri Piper ile devam ediyorlar.

“Susie ve Ginger en sevdiklerimizdi. Ama Piper da bize ilk günden uyum sağladı. Dağda bisiklet sürerken bana eşlik ediyor. Aynı şekilde Susie için kanoda tasarladığımız bölmeye de çabucak alıştı ve denizden kesinlikle korkmuyor. İyi anlaşacağız gibi görünüyor.”

Evet, David hala her hafta sonu bu kez yeni köpeği Piper ile maceralara dalıp kanosuyla onu gezdiriyor. Kayaking gibi aksiyonlu bir sporda bazen hız seviyesi de yükseliyor doğal olarak. David’in dediğine göre, hızlandıkça Piper daha da hızlı olmak için havlıyormuş. David, “O da benim kadar aksiyona düşkün, belki birkaç yarışmaya bile katılabiliriz'” diyerek başka sporlara göz kırpmayı da ihmal etmiyor. Kim bilir, belki onları ileride motorsporlarında bile görebiliriz!