Mobilemenu
Profile

Korkularının Üstünden Uçan Adam: Robbie Maddison

Robbie Maddison, şu an dünyanın yaşayan en büyük aksiyon ustası. Bunu sadece biz değil, ekstrem sporların baba isimleri de söylüyor. Son olarak su üstünde motosiklet sürmesiyle akıllara kazınan Avustralyalı motokrosçu dünyanın dört bir yanında görülmemiş maceralara dalıyor.

Görülmemiş lafını özellikle kullandık çünkü Maddison’ın amacı gerçekten de her zaman ilk olmak ve daha önce hiç denenmemiş şeyleri gerçekleştirmek. Nike ve Red Bull reklamlarında bile bu orijinalliği koruyan Maddison, 2007 ve 2008 yıllarında FMX yarışlarında 107 metre yüksekliğe kadar çıkıp dünya rekoru kırdı. 2009 Noel’ini ise, Las Vegas’taki Zafer Anıtı’nın üstünden uçarak kutladı.  Gördüğünüz gibi, yerinde pek duramayan bir adam kendisi.

Robbie Maddison, daha sonra en bilinen aksiyonlarından birini gerçekleştirmek ve “dur bir de nehir üstünden uçayım” demek için Londra’ya gidip Thames Nehri’nin üzerindeki Tower Bridge’in üzerinden uçtu. Evet, bunların hepsini yaptı ve ufak bir araştırmayla tüm kanıtlarını internette bulabilirsiniz. Bizim anlatacağımız hikâye ise Maddison’ın ilk döneminden. Ve aynı zamanda su üstünde motosiklet sürmesini bir kenara bırakırsak kariyerinin zirve noktası.

1893 yılında Yunanistan’da inşa edilen Korinth Kanalı, Maddison oraya uğrayana kadar turistik bir bölge olmanın ötesine geçemiyordu. Bir gün bölgeye yolu düşen Maddison kanala şöyle bir göz ucuyla baktı ve kendi kendine “ben buradan karşıya motosikletimle uçarım ya!” diyerek ilk kıvılcımı ateşledi.

İşin aslı, bu fikir ilk olarak Maddison’ın aklına gelmemişti. Daha önce de birçok motokrosçu bölgede benzer bir araştırma yapıp “acaba atlayabilir miyim?” diye düşünmüş ama sonra riski göze almayıp vazgeçmişlerdi.

Ama yiğidin harman olduğu Avustralya’dan gelen Robbie Maddison kolay kolay vazgeçmedi ve sponsoru Red Bull’u da ikna ederek çalışmalara başladı. Yaklaşık yedi aylık ölçme, biçme ve genel hazırlıkların ardından ise efsane atlayış için her şey hazırdı.

Atlayıştan bir gün önce Maddison, Honda’sını bir havuzun yanından hareket ettirdi ve geniş bir alanda hızlandıktan sonra 125 kilometrelik bir hıza ulaştı. O kadar kısa sürede bu hıza ulaşmak iyiye işaretti ve bu sonuçla atlayışın gerçekleşmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştı.

Ertesi sabah, yani 8 Nisan 2010 Perşembe sabahı, Maddison 85 metrelik mesafeden uçup karşı taraftaki toprak yığınına vardığında bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Atlayış sırasında destek aldığı rampanın da etkisiyle tam 95 metrelik bir yüksekliğe ulaşan Maddison,  yere indiğinde artık herkesin tanıdığı bir aksiyon ustasına dönüşmüştü.

Şartların oluşturulması ya da fiziksel olarak bütünüyle odaklanmak önemli elbette ama işin bir de mental kısmı var. En temel dürtü korku mesela. Maddison da bu konunun en büyük mesele olduğunu tek cümlede özetliyor “Korkuyla başa çıkmak, o her zaman işin en zor kısmı.”

Tüm bu başarıları korkularını refüze etmeye borçlu olan cesur yürek Maddison bu işler dışında profesyonel organizasyonlarda da başarılarını sürdürüyor. X-Fighters’da şampiyon olduktan sonra yeniden MotoX’e dönmeye karar veren Maddison şovlarını ise sürdürmeye kararlı.

Bir sonraki hedef sır gibi saklansa da işin içinde epey soğuk bir yerde bir atlayış olduğu söyleniyor. Antarktika ve Alaska ise olağan şüpheliler. Bakalım Maddison çıtayı daha ne kadar yükseğe koyabilecek?